19 Mayıs 2013 Pazar Anasayfa | Arşiv | Site Aboneliği | Gazete Aboneliği | Künye | İletişim | Հայերէն
 

‘Bu çeşmelerden su içmişlerin ruhu şad olsun’

Habap çeşmeleri iki gün iki gece süren şenlik gibi açılışla yeniden hayat buldu. Açılışa Avukat Fethiye Çetin’in sözleri damga vurdu: Yıktıklarımızı yeniden yapalım. Habap çeşmelerini birer barış çeşmesi haline getirelim. Bu çeşmelerden suları birlikte akıtalım. Bu çeşmeden su içen bütün atalarımızın ruhu şad olsun.

06 Aralık 2011 Salı 12:17

ZEYNEP EKİM ELBAŞI
zeynepekim@agos.com.tr

Elazığ’ın Kovancılar ilçesine bağlı Ekinözü (Habap) köyünde bulunan, 400 yıllık iki tarihi çeşme, yaklaşık 2,5 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından, 25 Kasım Cumartesi günü açıldı.

Yeni adıyla Ekinözü, halk arasında bilinen adıyla Habap, eski bir Ermeni köyü. Önceleri Palu’ya bağlı ve Ermenice ismi ‘Havav’ olan köy, Avukat Fethiye Çetin’in ‘Anneannem’ adlı kitabında anlattığı anneannesi Heranuş’un doğduğu yer. Geçmişte sadece Ermenilerin yaşadığı Habap, bölge patrikliğine de ev sahipliği yapıyordu. 

1915’ten önce büyük bir köy olan Habap’ta iki kilise, bir manastır ve iki çeşme bulunuyordu. Bölgede, eğitim düzeyi en yüksek köy olan Habap’ın iki de okulu vardı. 1915’te köy tamamen boşaltıldı, yakıldı, yağmalandı. Ayakta kalan evlere, çevreden getirilen Kürtler ve Zazalar yerleştirildi. Köyün şu anki nüfusu da Kürtlerden ve Zazalardan oluşuyor. 1915’ten sonra kiliselerden biri yıkıldı ve yerine bir ev yapıldı. Diğeri ise bir dönem cami olarak kullanıldığı için yıkılmadı ama harabe durumunda. Köyün yukarısındaki manastır da öyle... Köyün çeşmeleri, Anadolu ve Ermeni mimarisine özgün birer örnek teşkil ediyor. Her ikisi de çok gözlü, çok kemerli çeşmeler. 

‘Yukarı Çeşme’nin üzerindeki kitabede görülen Ermenice ibare, 1634 yılına işaret ediyor. Neredeyse 400 yıllık geçmişi olan çeşmeler, proje ekibi el atmadan önce, yıkılmaya yüz tutmuş durumdaydı.

Anneannesinin Ermeni olduğunu, asıl adının Seher değil Heranuş olduğunu, Habap’ta doğduğunu yirmili yaşlarındayken öğrenen Fethiye Çetin’e, kitabı yayımlandıktan sonra bir telefon gelir; “Köyünüzü gezmek isterseniz rehberiniz ben olmak isterim” demektedir karşıdaki ses. Çetin, bu telefon üzerine, 2009’un Mayıs ayında Habap’ın yolunu tutar. Bu ilk ziyaretinde, köylüler, ona, restore edilmesi gereken iki çeşmeden söz ederler. Çetin, İstanbul’a döndüğünde mimar Arat Dink’ten, kendisini restorasyon alanında uzmanlaşmış mimarlarla tanıştırmasını ister. Böylece, Fethiye Çetin ile mimar ve restorasyon uzmanı Nihan Güzererler Sağman’ın yolları kesişir.

Nihan Güzererler Sağman ve arkadaşları Mehmet Erkök, Savaş Ekinci, Özge Altınkaya Erkök de köye giderek, gönüllü olarak işe koyuldular. İlk olarak çeşmelerin çizimlerin yapıldı ve restorasyon projesi hazırlandı ve Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na sunuldu. Projenin Nisan 2010’da onaylanmasının ve Kültür Bakanlığı’nın da restorasyona katkıda bulunmayı kabul etmesinin ardından, Fethiye Çetin’in öncülüğünde çalışmalar başladı. Hrant Dink Vakfı, Chrest Vakfı, Açık Toplum Vakfı ve özel sponsorların katkıları ile sürdürülen projede, Çetin’in yanı sıra Hrant Dink Vakfı’ndan Zeynep Taşkın ve mimar Nihan Güzererler Sağman da aktif olarak yer aldılar.

Proje ekibi köyde çalışmaya başlayınca bazı köylüler “Ermeniler geri gelip mallarımızı alacak”, bazıları da “Bunlar defineci, dedelerinin sakladığı altınları almaya geldiler” diye düşünerek, proje ekibini köyde istemediler. Fakat köylüler ekibi tanıdıkça şüpheler kayboldu, buzlar

Kategori : Gezi, Mimari, Orta Sayfa

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Yorumlar (2)

hamza demirtaş - 07 Mayıs 2012 Pazartesi 15:58:40

Ancak çeşmeler üzerinde Ermenice herhangi bir kitabı mevcut değildir.Kçylüler tarafından yukarı çeşmede arapça (osmanlıca) bir taşın üzerinde 1903 rakamının silik olarak okunduğu söylenmektedir.Restorasyon aşamasında da böyle bir yazıya rastlanmamıştır.Söz konusu çeşmeler 1901-1923 arasında 1712 tarihili Halil Bey Vakfı Mütevellisi Teyfur Bey tarafından Ermeni ustalara yaptırıldığı ve halk tarafından (Kani-i Mir) Bey çeşmesi olarak bilinmektedir..1924-1971 tarihleri arasında Şevki Demirtaş Vakıf Mütevellisi olarak görev yapmıştır.Vakıf Mütevellisi Hamza Demirtaş..

Sarkis Otyan - 08 Aralık 2011 Perşembe 18:48:59

Sayin AGOS OKUYUCULARI anadolu topraklarinin neresine basarsaniz basin bir ses cikar ANAM .Simdilerde ISE ninem ,yaziyi gözlerimden akan yaslarla izledim ne mutlu onlaraki Asilarinin yasadigi köyleri bulanlara . Benim aslimin yasadig kasabadan hic bir iz birakmamislar . BU yeni gelismeler cok güzel .sdanozlu sarkis otyan



Günün Yazarları

En Çok Okunanlar

 

Çizerler