17 Mayıs 2012 Perşembe Anasayfa | Arşiv | Site Aboneliği | Gazete Aboneliği | Künye | İletişim | Հայերէն
 

'Hükümetle cemaatin çatışması demokrasi için olumlu gelişme'

Ali Bilge, Ankara’da yayımlanan ‘İktisat, İşletme ve Finans’ dergisinin yayın yönetmeni. Ankara’da siyaset ve ekonomi yönetimi kulislerine yakınlığı ile tanınan Bilge ile, ‘MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağırılması’ sonrası yaşanan krizi ve bunun muhtemel sonuçlarını konuştuk.

17 Şubat 2012 Cuma 13:14

Açık Radyo’da her pazartesi sabah 9.30’da yayımlanan ‘Ali Bilge ile ekonomi politik’ adlı programda gündemi yorumlayan Bilge, son MİT krizinden önceki programlarında da bir süredir AK Parti Hükümeti ile Fethullah Gülen Cemaati arasındaki gerilime dikkat çekiyor. Bilge’ye göre yaşanan kriz, Türkiye’de şeffaflaşma ve demokratikleşme sürecinde son dönemde yaşanan tıkanmanın aşılmasını sağlayacak bir olanak sunuyor.

FERDA BALANCAR 
ferda@agos.com.tr

•          Son günlerde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla ortaya çıkan çatışma ve krizi nasıl tanımlıyorsunuz? Bazı yorumculara göre kriz Emniyet ve Yargı ile MİT ve hükümet arasında; kimilerine göre ise çatışmanın tarafları AK Parti ve Gülen Cemaati. Size göre taraflar kimler?

Bu çatışma, AK Parti hükümeti ile Fethullah Gülen cemaati arasında uzun zamandır yaşanan gerilimin dışavurumudur. Çatışma aslında sadece MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağrılmasıyla sınırlı değil. İki kesim arasında farklı alanlarda yaşanan farklı anlaşmazlıklar ve çıkar çatışmaları var. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması, deyim yerindeyse bardağı taşıran son damla oldu.

•          Nedir o farklı çatışma alanları?

Mesela iki yıl önceki Mavi Marmara olayı bu çatışmanın su yüzüne çıktığı olaylardan biri oldu. Mavi Marmara’nın Gazze’ye doğru yola çıkması, Türkiye ve İsrail arasında ciddi bir gerilime neden oldu. Hâlâ da Türkiye-İsrail ilişkileri normale dönmedi. Mavi Marmara olayında Fethullah Gülen, Hükümet’e karşı bir pozisyon aldı. Mavi Marmara’nın İsrail’den izin almadan Gazze’ye gitmeye kalkışmasını eleştirdi. Bu olay, perde arkasında yaşanan rahatsızlıkların ilk dışavurumuydu. AK Parti içinde Mavi Marmara olayı cemaatle ilgili ciddi rahatsızlığa neden oldu. Ama bu iki yıl önceydi ve o günlerde iki grubun da çıkarı bu çelişkiyi çatışmaya dönüştürmemeyi gerektiriyordu. Fakat zaman geçtikçe çelişkiler artmaya başladı ve sonunda kriz patladı. 

•          Neydi o çelişkiler?

Mesela kamuoyunu yakından meşgul eden Balyoz, KCK gibi davalardaki tutukluluk süreleri, soruşturmanın kapsamı gibi konular hükümet için rahatsızlık verici hale geldi. Bu tür davalarda Emniyet ve Yargı’nın tavrına yönelik eleştiriler elbette Hükümet’e de yöneliyor ve AK Parti Hükümeti de bundan rahatsız. 

•          Hükümet rahatsızsa neden bugüne kadar müdahale etmedi?

 

AGOS'ta yayınlananan bu röportajın devamını
okuyabilmek için sitemize abone olmanız gerekmektedir.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

Günün Yazarları

En Çok Okunanlar

 

Çizerler