Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Hrant Dink cinayetine yönelik raporu, ana davadan ayrı şekilde yürütülen soruşturmanın dosyasına girdi. Zaman gazetesinde çeşitli hukukçulardan görüş alınarak hazırlanan haberde ortak görüş olarak, DDK raporunun bir fırsat olduğu davanın yeniden açılması gerektiği belirtiliyor.
Ergun Babahan Star Gazetesinde bugün (22 Şubat Çarşamba) yayınlanan "Bir Ermeni'ye sahip çıkmak" başlıklı yazısında, DDK'nın Hrant Dink raporunu irdeliyor.
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayında bulunan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hakkında sehven hüküm kurulmayan bir sanık dışındaki 18 sanıkla ilgili gerekçeli karar yazımını tamamladı.
Devlet Denetleme Kurulu'nun hazırladığı Hrant Dink raporu yayımlandı. Raporun sonuç bölümünde beşinci maddeden 11'inci maddeye kadar olan kısımlar karartılmış durumda. Raporun sonuç bölümünün kamuoyuyla paylaşılan kısmında ise şu ifadeler kullanıldı.
DDK Dink davasıyla ilgili raporunu tamamladı. İlk ayrıntıları basına yansıyan raporda 'Kamu görevlilerinin yargıya götürülmesinde isteksizlik var' ifadesi kullanıldı.
Füle: Dink davasında sorumlu herkesin yasa önünde hesap vermesi çok önemli. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Hrant Dink davasında sorumlu olan herkesin yasa önünde hesap verebilmesinin Türkiye için çok önemli bir konu olduğunu bildirdi.
Dink ailesi avukatları, ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ ve ‘terör örgütüne yardım yataklık’ suçlamalarıyla, AK Parti Milletvekili Muammer Güler, Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah ve Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı Ramazan Akyürek’in de aralarında bulunduğu 24 kamu görevlisi hakkında dava açılmasını talep etti.
Hrant Dink cinayetinde rolü olan kamu görevlilerinin yargılanması talebiyle ek dilekçe veren avukatlar, etkili bir soruşturma yapılmadığı yönündeki mutabakata dikkat çektiler. Muammer Güler, Celalettin Cerrah, Ramazan Akyürek, Muhittin Zenit gibi isimlerin de olduğu Jandarma, Emniyet ve İstihbarat görevlileri hakkında soruşturma talep ediliyor.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 sanığın yargılandığı Hrant Dink cinayeti davasında hakkında hüküm kurulması unutulan ve bu nedenle dosyası ayrılan tutuksuz sanık Coşkun İğci'nin beraatına karar verdi.
HSYK, eski YARSAV Başkanı ve İstanbul Hâkimi Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında verdiği, “yer değiştirme cezasının” gerekçesini tamamladı. Gerekçeli kararda, HSYK ceza soruşturmalarında delil olarak kabul edilemeyen “tesadüfî delillerin” hâkim ve savcılar hakkındaki disiplin soruşturmalarında delil sayılabileceğine vurgu yaptı.
BTK yaptığı açıklamada, standart bir uygulama olarak ilk aşamada talebe itiraz edildiğini, mahkemenin itirazı reddetmesiyle de kayıtları gönderdiklerini söyledi. Bu durumda dahi dosyaların karardan 1.5 ay önce gönderildiğini ve istenilse gerekli bilgilerin yollanan dosyalardan 1 günde çıkarılabileceğini iddia ederek suçu mahkeme heyetine attı.
'Statüko' isimli derginin Genel Koordinatörü Okan Baş yazısında, Hrant Dink cinayeti için Samast'a övgüler yer alıyor. Samsun'da 2 ayda bir yayınlanan dergide, Hrant Dink'in "katlinin vacip"(!) olduğu gibi ifadelerin yanı sıra, "Hepimiz Ermeniyiz" diyenlere yönelik tehditler de yer alıyor.
Öldürülüşünün 6. yılında Santa Maria Katolik Kilisesi'nde düzenlenen anmada, Rahip Santoro'nun tek amacının "sevgiye dayalı bir yaşam tarzı" olduğu dile getirildi. Orhan Kemal Cengiz, "Hem polisin hem de JİTEM'in parmağı" olduğunu söylediği Hrant Dink cinayetinde, Santoro davasının tekrar açılmasının anahtar işlevi görebileceğini anlatıyor.
HSYK, Hrant Dink cinayeti davasını karara bağlayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Rüstem Eryılmaz ve davanın savcısı Hikmet Usta hakkında inceleme başlatılması talebini kabul etti. Savcılarla ilgili basında çıkan haberler ihbar kabul edilmişti. Dava dosyasıyla ilgili kapsamlı bir incelemenin yapılıp yapılmayacağı henüz bilinmiyor.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Hrant Dink cinayeti davasında Yargıtay kararının beklenmesi gerektiğini söyledi. Kuzu, "Hakim 'delil sorunu var' diyor. Ancak toplumdaki genel kanat bu durumun arkasında bir örgüt var. Durup dururken 3 tane çocuğun yapacağı bir iş değil." dedi. Kuzu'ya göre sorun, örgütsel suç olup olmadığında.