Prof. Turgut Tarhanlı 17 Ocak'ta karara bağlanan Hrant Dink cinayeti davası ile ilgili görüşlerini Agos'la paylaştı. Ağır ceza mahkemesinin verdiği kararın ve cinayetin öncesinde Hrant Dink'in mahkemelerde yaşadığı tüm sürecin bir inceleme konusu olması gerktiğine dikkat çeken Tahanlı, kararın en çok da yarattığı 'hukuk ve yargı algısı' bakımından sistemi tartışmalı hale getirdiğini belirtiyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, Dink kararının ardından ilginç bir ayrıntıyı gündeme getirdi. Tetikçi Ogün Samast'ın duruşmalarda '5' işareti yaptığını anımsatan Tanrıkulu, 'Birileri ona güvence verdi demek ki. Tahliyesi sürpriz olmaz' dedi. Samast'ın avukatı 'adli suçlarda ceza süresi azami 5 yıldır' diyen CMK'nın 102'inci maddesine dayanarak Yargıtay'a başvurmuştu
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ''tasarlayarak adam öldürmek'' ve ''ruhsatsız silah taşımak'' suçlarından 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Ogün Samast'ın tahliye talebini reddetti.
Bu sözler, Dink cinayetinden bir hafta sonra görevden alınan dönemin Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir'e ait. 'Suikast istihbaratı tarafıma iletilseydi gereğini yapardım' diyen emekli vali ekledi: Hrant bugün yaşıyor olabilirdi.
Milliyet'teki habere göre Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından merkeze alınan dönemin Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir: “Trabzon’daki olayların tesadüfi olmadığını ve devlet teşkilatı içinde yuvalanmış kontrgerilla tarafından tezgâhlandığını düşünüyorum”
Dink cinayetiyle ilgili inceleme yapan DDK cinayetle ilgili bazı belgelerin yok edildiğini, bazı belgelerin üzerinde de oynamalar yapıldığını belirledi.
Hrant Dink cinayetiyle ilgili soruşturma ve dava sürecinde, sürekli Emniyet ayağında yaşandığı ileri sürülen ihmaller gündeme getirildi. Ancak Jandarma kanalının da yeterince araştırılmadığı açık. Zira Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci, cinayetten önce Jandarma'yı ayrıntılı olarak bilgilendirmişti. Cinayetin arkasındaki 'örgüt'ün deşifresi için derinlemesine soruşturma yapılması şart.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Hrant Dink davasının yargı kararıyla ilgili hükümeti suçlamanın hiçbir mantığını görmüyorum'' dedi.
Yazar Karin Karakaşlı'nın Hrant Dink'i anma yürüyüşünde yaptığı konuşma, Hrant Dink dosyasının özeti oldu. Kalabalık gözyaşlarına boğuldu. Karin Karakaşlı’nın konuşmasının tam metni.
"Örgüt de Var, Delil de Var..."Kararı temize götüren savcısı Hikmet Usta, "Örgüt de var, delil de var, hem de fazlasıyla var. Deliller mahkemece gözardı edildi" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hrant Dink davasının bütün vatandaşların yasalar karşısında eşit olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu söyledi. Davaya ilişkin 'şeffaflık' vurgusu yapan Gül, "Davanın bundan sonraki sürecinin, en şeffaf, en adil şekilde, kanunlarımıza, yasalarımıza en uygun şekilde neticelenmesi bizim için önemli bir sınavdır." dedi.
Hrant Dink’in kardeşi Orhan Dink, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Rüstem Eryılmaz’a ve temyiz sürecinin beklenmesi gerektiğini söyleyen hükümet üyelerine tepki gösterdi. Orhan Dink, isyanını “Bu adalet ne zaman gelecek bize?” sözleriyle dile getirdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin mahkemece verilen kararı değerlendirirken, "Türkiye'de adalet yok.'Hukukun üstünlüğü' diye bir kavram sadece kitaplarda yazılı." dedi.
Başbakan Erdoğan, beş yıl süren yargılama süreci sonrasında iki gün önce karara bağlanan ve büyük infiale neden olan Hrant Dink davası için "Dink davası geçmişte olduğu gibi Ankara'nın derin dehlizlerinde kaybolmaz." dedi
Önce 14. Özel Yetkili Mahkeme 17 Ocak’ta kararını verdi: “Cinayetin arkasında örgüt yok.” Bu karar yurtiçi ve yurtdışında vicdan sahibi herkeste infial yaratınca, tepkilere önce devletin tepelerinden peş peşe yanıtlar gelmeye başladı: “Vicdanlar tatmin olmadı, mahkemeye de yakışmadı ama bunun daha temyizi var. Gürültü patırtı etmeyin.”