Hrant Dink Vakfı, İstanbul’daki Ermeni vakıflarının mülkiyet sorunlarının tespiti ve çözümü için çok önemli bir adım attı. Proje kapsamında Osmanlı döneminden bu yana İstanbul’daki Ermeni vakıflarının mülkiyetle ilgili yaşadığı problemler tek tek inceleniyor.
Ronald T. Marchese ve Merlene R. Breu’nun kaleme aldığı ‘İhtişam ve Törensellik: İstanbul Ermeni Ortodoks Kiliselerinin Tekstil Hazineleri’, Ermeni halkının yüzlerce yılda ürettiği kültürel zenginliği eşsiz örnekleriyle gözler önüne seriyor.
Emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, “Yargıtay’dan Hrant Dink davasının şekil yönünden bozulması gibi bir sonuç çıkmamalı. Davanın esastan bozulması ve yargı sürecinin yeniden başlaması gerekir” dedi.
Fransa’da kabul edilen Ermeni Soykırımı’nın inkârına cezayi müeyyide öngören yasayla birlikte resmi tarih tezinin 1915 masalları medya ve kamuoyunda yeniden gündeme geldi. 1915 ile ilgili ‘resmi iddiaları’ 10 başlıkta topladık. Her iddiayı, tarihsel veriler eşliğinde değerlendirdik. Ortaya çıkan sonuç resmi tarih savunucuları açısından vahim: Bu çürük tezlere dayalı resmi anlayışla Türkiye uluslararası alanda kimseye hiçbir şey anlatamaz. Kaldı ki Türkiye’de de artık “Bu masallara karnımız tok” diyenlerin sayısı giderek artıyor.
Uludere halkı 35 evladını yitirmenin acısıyla soruyor: “Benim bir oğlum gittiyse şimdi onun bir küçüğü yapacak bu işi. Sonra onu da öldürürlerse, onun küçüğü yapacak. Biz ya bu vatandan kalkıp göç edeceğiz ya da bu işe mecburuz. Çünkü ne fabrikası ne hayvanı var… Ne yapacağız?”
Yeni yılın ilk haftasında yeni yılla ilgili düşünce ve öngörülerini uzmanlara sorduk.
Hrant Dink cinayeti davasının 5 Aralık 2011 tarihinde görülen 22. duruşmasında, Dink ailesinin ve Agos’un avukatları, Savcı Hikmet Usta tarafından verilen mütalaaya ilişkin görüşlerini ekleriyle birlikte 106 sayfaya ulaşan mütalaa ile mahkemeye sundu.
Habap çeşmeleri iki gün iki gece süren şenlik gibi açılışla yeniden hayat buldu. Açılışa Avukat Fethiye Çetin’in sözleri damga vurdu: Yıktıklarımızı yeniden yapalım. Habap çeşmelerini birer barış çeşmesi haline getirelim. Bu çeşmelerden suları birlikte akıtalım. Bu çeşmeden su içen bütün atalarımızın ruhu şad olsun.
Türkiye Ermenileri tarihinde oldukça önemli bir yere sahip olan Getronagan Lisesi çeşitli etkinliklerle kuruluşunun 125. yılını kutluyor. Okulun mezunlarından ünlü piyanist Şahan Arzruni’nin geçtiğimiz ay Boğaziçi Üniversitesi’nde verdiği konserle başlayan kutlamalar çerçevesinde, Getronagan’ın tarihi, bugünü ve geleceğine ilişkin konuların ele alınacağı sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor.