Başepiskopos Aram Ateşyan’ın yukarıda özetlediğimiz açıklamaları, her şeyden önce, Ermeni toplumunu küçümseyen bir bakış açısının ürünü. Patrik II. Mesrob’un hastalanmasından bu yana, üç yıldır fiilen Patrikhane’nin yönetimini elinde tutan ve bu süreçte, başta bir patrik veya eş-patrik seçilememesi olmak üzere, pek çok konuda aldığı kararlarla Ermeni toplumunun büyük bölümünün tepkisiyle karşılaşan Başepiskopos Ateşyan, bildiğini okumaya, halkının taleplerine kulak tıkamaya devam ediyor.
Rusyalı bir Ermeni olan Mıgırdiç Sanasaryan’ın vasiyeti üzerine, geliri yoksul Ermeni çocukların eğitimi için sarf edilmek üzere satın alınan ve 1930’lu yıllarda devletin haksız uygulaması sonucunda el konan Sanasaryan Han’ın iadesi için verilen mücadele, elbette meşru bir mücadele. Mülkiyeti üzerinde Patrikhane’nin söz sahibi olması gereken bu hanla ilgili dava sürecini sonuna kadar destekliyoruz. Ancak
Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz üye girişi yapmak için tıklayınız.