Tiyatro Baykuş’un bu sezon sahnelediği ‘Gece o kadar kirliydi ki ikisi de kayboldu’ adlı oyunun merkezinde yoksulluk ve şiddet var.
ZEYNEP EKİM ELBAŞI
“Gece o kadar kirliydi ki ikisi de kayboldu.” Bu cümle, 2010’da kurulan Tiyatro Baykuş’un bu sezon sahneye koyduğu oyunun adı. Brezilyalı yazar Plinio Marcos’un kaleme aldığı, yoksulluğu, sınıf atlama telaşı içinde birbirlerinin üstüne basarak ‘yırtmaya’ çalışan insanları konu alan oyun, “iki karakterin birbirini ötekileştirip, hiçbir şeyi paylaşmayıp, çoğaltmayıp, metropolün pisliğinde ve karanlığında yok oluşa sürüklenmelerinin samimi bir anlatımı” olarak nitelendiriliyor tanıtım metninde.
Oyunun dekoru, iki kanepe ve bir pazar sandığından ibaret. Sahnede, sistemin yoksullaştırarak yok etmeye çalıştığı iki insanın var olma çabasını izliyoruz. Büyük bir şehirde, pazarda çalışan ve aynı bodrum katını paylaşan iki hamalın hikâyesi… Biri, liseyi bitirmiş, içinde bulunduğu durumu memuriyet gibi bir iş bularak değiştirebileceğini düşünen bir taşralı. Diğeri ise okumamış, bir şeyler kazanmak için her türlü yolu mubah gören, bundan gocunmayan, yoksulluğu diğerinden biraz daha fazla kabullenmiş bir “şehir çakalı.”
Agos'ta yayınlanan haberin devamını okuyabilmek
için sitemize abone olmanız gerekmektedir.
Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz üye girişi yapmak için tıklayınız.