AYM Başkanı’ndan Selahattin Demirtaş ve Can Atalay açıklaması
“AİHM'in ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etme yetkimiz yok”
Kasım 2016’dan beri tutuklu olan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a, Kobani davasında 42 yıl hapis cezası verilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Temmuz’da Demirtaş’ın tutukluluğu için ihlal kararı vermişti. Türkiye, karara 7 Ekim’de itiraz etmiş, AİHM’in bu itirazı reddetmesinin ardından karar kesinleşmişti.
Anayasa Başkanı Kadir Özkaya, medya temsilcileriyle bir araya geldiği iftarda, AİHM’in ihlal kararına dair bir soruyu yanıtladı. ANKA’nın aktardığına göre Özkaya, ihlal kararı sorusuna şu sözlerle yanıt verdi:
“AYM olarak, AİHM’in vermiş olduğu ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını inceliyoruz ve ihlal kararının niteliğine de bakarak eğer gerçekten ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz. Bizim, AİHM’in ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmelerimiz de farklı yorumlanabiliyor. O nedenle bu tür konularda kararlarımızla değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Anayasayı nihai yorumlama yetkisi yani Anayasa’nın ilgili maddesinin ne anlama geldiğini söyleme yetkisi nihai olarak Anayasa Mahkemesi’ne aittir. Dolayısıyla bireysel başvuruya konu kararda önceki yargı yerlerince yapılmış olan anayasal yorumların Anayasa Mahkemesi’nin yorumu ile çelişmesi hâlinde Anayasa Mahkemesi’nin yorumu geçerli olacaktır.”
"İki Can Atalay kararında imzam var"
Özkaya, milletvekilliği düşürülen tutuklu Can Atalay ile ilgili soru üzerine, "Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu üç kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi üyesi olarak bahse konu kararlarda yargısal görüşümüzü ifade ettik. Can Atalay’ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa’nın 14 ve 83'üncü maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığına şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa’nın 84 ve 85'inci maddelerindeki hükümleri gözeterek Anayasa Mahkemesi'nin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ama mahkememiz çoğunluğu önceki verilen iki ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti" dedi.
Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik AYM'nin yetkisi olmadığını söyledi.

