8 Ekim 2026 Perşembe akşamı Beyoğlu Üç Horan Kilisesi Vakfı Naregyan Salonu'nda Yesayan Derneği’nden Narod Avcı ve Vartan Estukyan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Bize mutfağınızı anlatır mısınız?” başlıklı oturuma, Nor Marmara Gazetesi Editörü Naira Mkrtchyan Süzme, Luys TV ana haber sunucusu Barkev Samuelyan, Türk Ermeni Azınlık Okulları Öğretmenleri Yardımlaşma Vakfı yayınları bünyesinde yayımlanan Jbid çocuk dergisi sorumlusu Maryam Drameryan, Paros dergisi yazarı Karolin Mamigonyan ve Agos gazetesini temsilen GYY yardımcısı ve görsel direktör Leda Özber katıldı.
Oturum, katılımcıların çalıştığı kurum ve kuruluşun televizyon, günlük gazete, haftalık gazete, aylık dergilerinin çalışma düzenleri ve koşullarını anlatarak başladı.
Agos
Gazetemiz Agos'tan Leda Özber Agos’un iki dilli yayınından bahsederken ağırlıklı olarak Ermenice sayfaların çalışma düzeninden konuya başladı. Gazetenin ilk zamanlarında Sarkis Seropyan’ın editörlüğündeki Ermenice bölümün bünyesinde Yervant Gobelyan, Agop Ayvaz, Rupen Maşoyan gibi önemli isimlerin yer aldığını, Ermenice sayfaları gençler tarafından ilgi çekici hale getirmek için o dönemin popüler isimleriyle röportajlar yapılıp Ermenice sayfalarda yayınlandığını, basit Ermenice öğrenme köşesinin olduğunu, gençleri Ermenice yazmaya teşvik etmek için onlara imkân tanındığını, okul öncesi eğitimcilerinin çocuklara yönelik hazırladığı ‘Agosig’ (Agoscuk) sayfasını anlattı. Günümüzde ise GYY Yardımcısı ve Ermenice Sayfaları Sorumlusu Pakrat Estukyan’ın bu görevi Lusyen Kopar’la devraldığını söyledi. Estukyan’ın hazırladığı ‘Ermeni Harfleriyle Türkçe 1 Haber’ başlıklı köşeden bahsetti. Özber, iki dilli gazetenin manşetlerinin ortak olduğunu fakat içeriklerin farklı olduğunu ifade etti. Koronavirüs pandemisinden sonra çalışma düzenlerinin daha değiştiğini, toplantıların uzaktan da yapıldığını söyledi. Özber, çalışma düzenlerinden bahsederken, Agos’un haftalık yayınlanmasına rağmen Türkiye’deki gündemin hızlı değişiminin haber seçiminde yayını etkilediğini, haberi seçerken etik değerlere, insan haklarına ve Agos’un yayın çizgisine uyduklarını dile getirdi.
Luys
Luys TV’den Barkev Samuelyan televizyon için hazırlanan Ermenice haberlerin kısa, doğru, anlaşılır, etik ve toplumsal değerlere özen gösterilerek hazırlandığını ve televizyon yayını yaptıkları için RTÜK’ün hassasiyet gösterdiği konuları anlattı. İzleyici kitlesi 35 farklı ülkeden olduğunu, bazı günler Ermenice yayın yapamadıklarında izleyicilerin onlara ulaştıklarını ve yayının sürmesini istediklerini belirtti.
Nor Marmara
1940 yılında kurulan Nor Marmara gazetesi bu yayınların içindeki en eski ve köklü günlük gazeteydi. Naira Süzme eski yıllarda günde 4000 tirajı olduğunu ama ne yazık ki günümüzde bunun çok azaldığını, bulunduğumuz Naregyan Salonu’nda geçmişte çekilen bir fotoğrafta yayın kurulu ve destekçilerinin sayısının 200’leri aştığını bugün ise çalışanlarının iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar olduğunu ve günlük gazeteyi hazırlayanların dört kişi olduğunu üzülerek belirtti. Toplumun Ermenice okumayı ve konuşmayı neredeyse bıraktığını fakat dışardan yazmak isteyen gençlere sayfalarının her zaman açık olduğunu hatta Türkçe yazmak ve Nor Marmara’da yayınlanmasını isteyenlere çeviri desteği sağlayacaklarını belirtti. Süzme, Ermeni Vakıfları’nın gazeteleri toplumsal değer olarak görüp desteklemeleri gerektiğini söyledi.
Jbid
Jbid dergisini temsilen Maryam Drameryan ise Jbid’in varolma sebebinin çocuklar ve Ermeni okulları olduğunu, her zaman okullarla işbirliği içinde olduklarını, ama okulların yayın içeriği desteğine eskisi kadar hassasiyetle yaklaşmadığından, vakfın, işbirliğine her zaman açık olduğundan bahsetti. Drameryan, Jbid dergisinin daha fazla yaz aylarında Diaspora’dan gelen ailelerin talepleriyle edinildiğini ve bu talebi her zaman görmek istediklerini söyledi.
Paros
Paros dergisinden Karolin Mamigonyan, Paros’un çok kültürlü yayıncılığını anlattı. Ermeni, Rum, Bulgar, Yahudi, Levanten toplumlarından günlük yaşam, kültürel ve sanatsal haberlerin ağırlıkta olduğunu, tarihi içerikli köşe yazılarından bahsederek tüm toplumların okuması için Türkçe yayınlandığını söyledi. Ayrıca derginin Anadolu’daki kültürel miras üzerine düzenlediği gezileri ve bu gezilerin haber olarak yer aldığını belirtti.
İlanlar
Bazı internet yayınlarının ücretsiz ilan yayınlamasının gazetelerin ilan alımını olumsuz etkilediği konuşuldu. Özellikle Nor Marmara ve Agos bu konudan bahsetti. Vefat ilanlarının sadece bir ilan olmadığı, bu ilanların bir toplumun, özellikle Ermeni toplumunun ‘sosyolojik bir izi’ olduğu ve basılı olarak arşiv niteliği olduğu ortak kanıydı.
Maryam Drameryan ise aynı zamanda bir kurumu da temsil ettiği için Türk Ermeni Azınlık Okulları Öğretmenleri Yardımlaşma Vakfı’nın basılı yayın organlarına verdikleri ilanlarla desteklediklerini anlattı. Bunu tüm vakıfların yapması gerektiğini söyledi.
Drameryan, Ermenice konuşmanın ve yazmanın okuyarak güçlendiğinden bahsetti. Mamigonyan, gençlerin Ermenice konuşma ve yazma eksikliğinin geçmişteki bazı öğretmenlerin yerici eleştirilerinden kaynaklandığını, Naira Süzme ise Yesayan Derneği’nin genç çalışanlarının akıcı Ermenice konuştuğunu görerek umutlandığını, gençlerin her zaman Ermenice konuşmaya teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Son olarak, moderatörler Vartan Estukyan ve Narod Avcı’nın “Sizi Ermeni kurum ve kuruluşlarında çalışmaya iten itici güç nedir?” sorusuna genel olarak Ermeni toplumunun varlığının sürdürülmesini sağlamaya yardımcı olmak ortak cevabı verildi. Agos’tan Leda Özber ise gazetenin varlığıyla, Hrant Dink’in fikirsel mirasını yaşatmak olduğunu söyledi.
Oturum, Leda Özber’in Yesayan Derneği’ne, Agos’un 6. yılında okurlarına hediye ettiği dekoratif Ermeni alfabesini takdim etmesiyle son buldu.



