İstanbul Modern Sinema, 27 Ekim Dünya Görsel-İşitsel Miras Günü’nü Türkiye sinemasının belleğinde iz bırakan filmleri yeniden perdeye taşıyarak kutluyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi işbirliğiyle hazırlanan “Yeniden Perdede” programı, son 15 yılda restore edilen filmler üzerinden Türkiye sinemasının korunmasına yapılan katkıyı görünür kılarken, bu filmlere bugünden yeniden bakmaya davet ediyor.
22-27 Ekim tarihleri arasında izleyiciyle buluşan seçki, farklı dönemlerden yapımları bir araya getirerek Türkiye sinemasının değişen anlatım biçimlerine, toplumsal hafızasına ve tanıklık ettiği dönüşümlere ışık tutuyor. Program kapsamında filmlerin yönetmen ve oyuncuları da izleyiciyle bir araya geliyor.
“Restorasyon belleği bugüne taşıma çabasıdır”
Programın amacına ve sinema tarihi açısından taşıdığı değere dikkat çeken İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, bir filmin geleceğe taşınmasının korunmasının yanı sıra yeniden izlenmesi ve üzerine konuşulmasıyla mümkün olduğunu belirtti. Son 15 yılda titizlikle yürütülen restorasyon çalışmalarının Türkiye sinemasının belleğini yaşatmak açısından değerli olduğunu vurgulayan Turan, “Yeniden Perdede” ile bu emeği izleyiciyle buluşturmayı ve filmlerin bugün ne söylediğine birlikte bakmayı amaçladıklarını ifade etti.
Türkiye sinemasının kırılma noktaları aynı seçkide
“Yeniden Perdede”, Muhsin Ertuğrul’un 1935 tarihli “Aysel, Bataklı Damın Kızı” filminden Metin Erksan’ın “Karanlık Dünya”sına, Halit Refiğ’in “Gurbet Kuşları”ndan Erden Kıral’ın “Hakkâri’de Bir Mevsim”ine uzanan seçkisiyle farklı dönemlerin toplumsal, politik ve sinemasal dokusunu bir araya getiriyor.
Programda yer alan filmler arasında, Selma Lagerlöf’ün öyküsünden Nâzım Hikmet’in senaryolaştırdığı “Aysel, Bataklı Damın Kızı” da bulunuyor. Muhsin Ertuğrul’un yönettiği 1935 yapımı film, köy yaşamını merkezine alan ilk Türkiye filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Cahide Sonku’nun yıldızlaşmasında önemli rol oynayan yapım, kırsal yaşamı ve kadın meselesini erken Cumhuriyet sinemasının merkezine taşıyor.
Metin Erksan’ın 1952 tarihli “Karanlık Dünya” filmi, çocuk yaşta görme yetisini kaybeden halk ozanı Âşık Veysel’in çocukluğundan sanatçı kimliğinin oluşumuna uzanan yaşamını anlatıyor. Sansür nedeniyle kesilip yeniden şekillendirilen ve günümüze parçalı bir kopya hâlinde ulaşan filmde, yakın zamanda ortaya çıkan yeni görüntüler de yapımın kayıp ve değişime uğramış yapısına dair ipuçları sunuyor.
Seçkide yer alan bir diğer Metin Erksan filmi “Yılanların Öcü” (1962), Fakir Baykurt’un aynı adlı eserinden uyarlandı. Köy yaşamındaki mülkiyet, yoksulluk ve iktidar ilişkilerine odaklanan film, dönemin siyasi ortamında da yankı uyandırdı ve yönetmenin sansürle üçüncü, en sert çatışmasına yol açtı. Yapım, 1966’da Kartaca Film Şenliği’nde birincilik kazandı.
Halit Refiğ’in 1964 yapımı “Gurbet Kuşları” ise köyden kente göçü ve büyükşehrin aile üzerindeki dönüştürücü etkisini ele alıyor. Orhan Kemal’in aynı adlı romanından serbestçe uyarlanan film, 1. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” ödüllerini kazandı.
Programda animasyon sinemasından örnekler de yer alıyor. Cemal Erez’in 1973 tarihli “KV 65” filmi, bireyin sistem içindeki koşullanmasını ve başkaldırının bedelini ele alırken Tonguç Yaşar’ın “Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü” (1969) filmi, geleneksel hat sanatını animasyonla buluşturuyor.
Ödüllü yapımlar
Korhan Yurtsever’in 1979 yapımı “Kara Kafa” filmi, Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünü sınıf, emek ve toplumsal cinsiyet ekseninde ele alıyor. Tamamlandıktan sonra “dost ülke Almanya’nın onurunu zedelediği” gerekçesiyle yasaklanan film, 32 yıl boyunca seyirciyle buluşamadı ve ilk kez 2012 Antalya Film Festivali’nde gösterildi. Restore edilen kopyası ise 2023 Berlinale’de yeniden izleyiciyle buluştu.
Erden Kıral’ın Ferit Edgü’nün “O” romanından uyarlanan “Hakkâri’de Bir Mevsim” (1983) filmi, sürgün edilmiş isimsiz bir öğretmenin Hakkâri’nin karla kaplı Pirkanis köyünde geçirdiği zamanı anlatıyor. Yapım, 1983 Berlin Film Festivali’nde “Gümüş Ayı” ve “FIPRESCI Ödülü” dahil dört ödül kazandı.
Seçkide ayrıca Ömer Kavur’un Yusuf Atılgan’ın romanından uyarladığı “Anayurt Oteli” (1985) ve “Amansız Yol” (1985), Atıf Yılmaz’ın Vasıf Öngören’in aynı adlı oyunundan uyarlanan “Asiye Nasıl Kurtulur?” (1986) ve Bilge Olgaç’ın kadın bakışıyla taşra yaşamını ele aldığı “İpekçe” (1987) filmleri de bulunuyor.
“Yeniden Perdede” programına ilişkin ayrıntılı bilgiye İstanbul Modern’in internet sitesinden ulaşılabilir.



