Pandemi döneminde polen, bal, propolis, bitkisel çaylar ve benzeri ürünlerin kontrolsüz tüketimine ilişkin halk sağlığı uyarıları nedeniyle BEE’O markasının sahibi SBS Bilimsel Bio Çözümler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından dava edilen gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’ın “Polen Davası”nda karar duruşması bugün İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, 50 bin TL maddi tazminat ile 1 TL manevi tazminat ödenmesine, tazminata Mayıs 2022’den itibaren ticari faiz işletilmesine ve dava konusu haber, makale ve paylaşımların kaldırılmasına karar verdi.
Bianet'ten Hikmet Adal'ın haberine göre, duruşmaya şirketin sahipleri Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, Taylan Samancı ve Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu katılmazken, şirket avukatı Büşra Özdemir duruşmaya çevrimiçi bağlandı. Bülent Şık ve avukatı Abbas Yalçın ise salonda hazır bulundu. Davalılar arasında yer alan Gerçek Gündem’i ise avukat Bilge Batur temsil etti.
Davacı şirketin avukatı Büşra Özdemir, Şık’ın karalama amacıyla hareket ettiğini savunarak davanın kabulünü istedi. Şık’ın avukatı Abbas Yalçın ise davada usul hataları bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Yalçın, “Müvekkilim bu yazıları halk sağlığı ve çocuk sağlığını koruma amacıyla kaleme almıştır” dedi.
Gerçek Gündem avukatı Bilge Batur da marka hakkı ihlalinin söz konusu olmadığını söyledi. Batur, “Haberler hukuka uygundur. Halk sağlığını ilgilendiren haberlerin kamu ile paylaşılması kamuyu ilgilendirmektedir. Herhangi bir ihlal yoktur” diyerek davanın reddini istedi.
Kısmen kabul kısmen red
Mahkeme, ara vermeksizin hüküm kurdu. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren mahkeme davalıların davacı şirketin marka hakkına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespitine hükmetti. Mahkeme ayrıca 50 bin TL maddi tazminat ile 1 TL manevi tazminat ödenmesine, tazminata Mayıs 2022’den itibaren ticari faiz işletilmesine ve dava konusu haber, makale ve paylaşımların kaldırılmasına karar verdi.
Mahkeme gerekçeli kararını ilerleyen günlerde açıklayacak. Avukatlar dosyayı istinafa taşıyacak.
"Karar halk sağlığının cezalandırılması demek"
Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan Bülent Şık, dava konusu yazıların pandemi döneminde bitkisel ürünler ve arı ürünleriyle ilgili yapılan sağlık iddialarına karşı halk sağlığı uyarıları içerdiğini söyledi.
Şık, 2020-2021 döneminde Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) pandemi kurulunda yer aldığını hatırlatarak, o dönemde kekik suyu, polen, bitkisel çaylar ve benzeri ürünlerin “virüsle savaştığı” ya da “bağışıklığı güçlendirdiği” iddiasıyla pazarlanmasının halk sağlığı açısından ciddi sakıncalar taşıdığını dile getirdiklerini belirtti.
Şık, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar, kronik hastalar ve karaciğer hastaları açısından riskin daha yüksek olduğunu vurguladı. "Burada şirketler ürün üretmesin demiyoruz” diyen Şık, şu ifadeleri kullandı: “Eğer bir ürün sağlık açısından, özellikle çocuklar, karaciğer hastaları ve yaşlılar gibi hassas gruplar için zarar doğurma ihtimali taşıyorsa, bunu bilmek tüketicilerin en doğal hakkıdır. Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor.”
"Türkiye’de ciddi denetim boşluğu var”
Şık, davacı şirket dahil olmak üzere bazı firmaların internet satış siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden hamilelere, bebeklere ve çocuklara polen ve benzeri ürünleri önerdiğini, bu önerilere ilişkin görüntü kayıtlarını da mahkemeye sunduklarını ifade etti. “Sağlık zararı oluşturabilecek öneriler yapılabiliyor. Siz bilim insanı olarak ‘Bir dakika, bu sağlık zararı doğurabilir’ dediğinizde ise bunu diyemez hale geliyorsunuz. Burada çok ağır bir sorun var” diyen Şık, ilk yazısında şirketin isminin geçmediğini de hatırlattı.
Şık, kararın halk sağlığı ile şirketlerin ticari çıkarları arasında kurulan denge açısından sorunlu olduğunu belirterek, “Burada sağlıkla firmanın ‘zarar ettim’ söylemi karşı karşıya. İnsan sağlığı söz konusuysa firmaların kârı değil, halk sağlığı esas alınmalıdır” dedi.
Bülent Şık, Türkiye’de polen ve benzeri arı ürünlerinin çocuklara önerilmesine ilişkin denetim eksikliğine de dikkat çekti.
Şık, “Bir tarafta reklam kurulu tarafından cezalar verilmiş bir firma ve onunla çalışan influencer var. Onlar her türlü satış önerisini yapabilecek, ürünleri herkese tavsiye edebilecek. Biz ‘Burada bir sorun var’ dediğimizde cezalandırılacağız. İş aslında bu kadar basit” diye konuştu.
Şık'a destek
Duruşma öncesinde akademisyen, gazeteci ve meslek örgütü temsilcileri Bülent Şık’a destek için adliye önünde bir araya geldi. Grup adına bir konuşma yapan akademisyen Aslı Odman, Şık’ın yazılarının ticari rekabet amacı taşımadığını, bilimsel araştırmalar ve ihtiyat ilkesi doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığını söyledi.
Odman, "Bu yüzden bugün, bu mahkemede zedelendiği ifade edilen 'marka hakkına' karşı, halkın risklere dair bilgilenme hakkı ve bu hatta yapılan bilimsel faaliyetlerin özgürlüğünü savunacağız. Bülent Şık’ın yazıları, ticari rekabet veya marka kötüleme amacı taşımayan; bilimsel literatüre, ihtiyat ilkesine, çocuk sağlığını koruma yükümlülüğüne ve tüketicinin eksiksiz bilgi edinme hakkına dayanan kamusal uyarılardır. Bu yazıların cezalandırılması veya yüksek tazminat tehdidiyle bastırılması, yalnızca Bülent Şık’ın ifade özgürlüğünü değil, toplumun gıda güvenliği konusunda bilgi edinme hakkını da zedeler. Bugün dava edilen yalnızca bir bilim insanı değil; halkın sağlık riski taşıyan ürünler hakkında bilgi edinme hakkıdır."



