Agos'un, Hrant Dink'in ve ailesinin avukatı olan Fethiye Çetin, Dink cinayetinin en yakın görgü tanıklarından biri. Cinayetten önce açılan mesnetsiz davalarla bir linç atmosferi oluşturulurken Dink'le birlikteydi. Utanç Duyuyorum!, herşeyden önce bu tanıklığın hikâyesi. Dink cinayetine dair bildiklerini, sezdiklerini adli makamlara sunan, ancak çoğu bilginin soruşturma konusu edilmediğini gören Çetin'in unutmaya direnmek, hakikate ulaşmak, adalete erişmek için kamuoyuna ve adli makamlara yaptığı bir çağrı.
"Hrant Dink cinayeti, pek çok benzeri gibi Ergenekon’u aşan, daha derinde bir yapı tarafından işlendi," diyor Çetin. "Bu yapının izleri dava dosyalarında. Yapılacak iş, dosyalardaki izleri takip etmek. Dink cinayeti dosyaları, Ergenekon dava dosyaları, Savcı Doğan Öz, Abdi İpekçi ve daha pek çok dosya, görmezden gelinen, üstü örtülen izleri, işaretleri takip edecek savcılarını bekliyor. Yapılması gereken bu izleri, bu işaretleri kararlılıkla izlemek olmalı, gücün hukukunu uygulamak, izlerin üstünden atlamak değil.
"Evet tarihimiz hesabı sorulmamış suçlar, failleri ortaya çıkarılıp yargılanmamış cinayetlerle dolu. Biz bu utancı geçmişten devraldık ama gelecek kuşaklara devretmemekle sorumluyuz. İşte bu kitap, bir bakıma benim kuşağıma da bir çağrı; utancın hesabını sorma, gelecek kuşaklara utançtan arınmış bir gelecek sunma çağrısı..."
Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.
KÜNYE
Kitap Adı: Utanç Duyuyorum! (Hrant Dink Cinayetinin Yargısı)
Yazar: Fethiye Çetin
Yayınevi: Metis Yayınları
Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Tasarımı: Emine Bora
İlk Basım: Eylül 2013
Boyutlar: 13 x 19,5 cm
Sayfa Sayısı: 376
HRANT DİNK
Yaşadığı hayatı yarattığı dünyalara eviren Hrant Dink 1954’te Malatya’da doğdu. Kendisine ve kardeşlerine sahip çıkan Gedikpaşa’daki Ermeni Protestan Kilisesi’ne bağlı İncirdibi İlkokulu’nun Tuzla’daki kampını, burada tanıdığı eşi Rakel ile birlikte yıllarca yöneterek yüzlerce kimsesiz çocuğa sahip çıktı. “Ermeni militan yetiştirildiği” suçlaması ile devlet tarafından kampa el konması ile, Dink’in ilk ‘Atlantis Uygarlığı’ son buldu.
İstanbul Fen Fakültesi’nde Zooloji ve ardından da Felsefe eğitimi alan ve ‘biyoloji felsefesi’ kürsüsü hayallerini, sol siyaset içerisindeki aktif mücadelesine terk eden Hrant Dink, 5 Nisan 1996’da ilk sayısı çıkarılan, Türkiye’nin Türkçe-Ermenice yayımlanan ilk haftalık gazetesi Agos’un kurucusu ve genel yayın yönetmeni olarak yeni bir dünyanın daha temelini attı. Agos, Dink’in önderliğinde, Ermeni toplumunun kurumsal sorunlarının kamuoyuyla paylaşılmasının yanı sıra Türkiye-Ermenistan arasında komşuluk ilişkilerinin tesisi, 1915 olaylarının karşılıklı iki halkın onurunu gözeten empatik bir üslupla konuşulur kılınması ve Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin desteklenmesi gibi pek çok önemli konuda gündem belirledi. 2004’te bir Genelkurmay bildirisine de konu olan, ardından gelen “Türklüğü tahkir ve tezyif” davaları ve basındaki kampanyalarla hedef haline getirilen Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de gazete binasının önünde kurşunlanarak öldürüldü.
Cinayet davası halen Türkiye’nin adalet arayışı olarak sürmektedir.



