FERDA BALANCAR

1967 İstanbul doğumlu. Agos yazı işleri müdürü ve kitap eki Kirk'in editörü; güncel politika, dini akımlar, tarihle ilgili güncel tartışmalar ve yeni çıkan kitaplar hakkında haberler yapıyor.

Sürdürülebilir balıkçılık aktivisti ve eski balıkçı Kenan Kedikli ile yeni balık sezonunu, kendi kişisel bloğunda (dokuluk.blogspot.com) dile getirdiği idddiaları konuştuk. Kedikli, “Her türden sürdürülebilir balıkçılık girişimine karşı mücadele eden bazı odaklar”a dikkat çekiyor.

Ukrayna’da, Moskova Patrikhanesi’ne bağlı olmayan bir Ortodoks Kilisesi kurulması çabasıyla başlayan tartışmalar sürüyor. Moskova, Ukrayna’da kurulacak kiliseye İstanbul’daki Ekümenik Patrikhane’nin temsilci göndermemesini istiyor. Ekümenik Patrikhane tartışmalarla ilgili olarak Agos’un sorularını yanıtladı. Ekümenik Patrikhane, "Moskova bir kez daha Ortodoksluğun birliğine bir darbe vurdu. Moskova Patrikhanesi, gücün uygulanması konusunda dünyevi kriterlere uygun olarak hareket ediyor ve Kilise'nin gücünün ruhsal olduğunu, başının ise Rabbimiz İsa Mesih olduğunu unutur gibi gözüküyor" dedi.

Ekümenik Patrikhane 31 Ağustos’ta çok önemli bir ziyaretçiyi ağırladı. Moskova Patriği Kirill, Ukrayna Kilisesi sorununu görüşmek üzere Ekümenik Patrik Bartholomeos tarafından kabul edildi. Görüşme üç saate yakın sürdü. İki taraf Ukrayna Kilisesi’nin nihai statüsünü kendi açılarından değerlendirdi. Ekümenik Patrikhane, bu görüşmede Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin tarihi ve hukuki açıdan otonom bir statüye sahip olduğu tezini öne çıkarırken, Moskova’nın Ukrayna’nın ‘dini bağımsızlık’ taleplerine karşı çıkmaması gerektiği görüşünü savundu. Moskova Patriği ise meselenin bu ülkenin Rusya ile bütünleştiği 17. yüzyılda çözümlenmiş olduğu ve Ekümenik Patrikhane’nin bu meselede ya Rusya’nın yanında yer alması ya da tarafsız bir tavır sergilemesi gerektiği görüşünü savundu. Ortak bir sonuca ulaşılamayan görüşme sonrasında, Moskova Patriği, Ekümenik Patrik Bartholomeos ile ortak yemeğe katılmadan Rusya’ya döndü.

Anna Maria Beylunioğlu, siyaset bilimci bir akademisyen. Halen akademik çalışmalarının yanı sıra İstos Yayınevi’nin Beyoğlu’ndaki kafesi için yemekler hazırlıyor. Ayrıca İstanbul’da Suriyeli mültecilerin gıda girişimciliği üzerinden topluma kazandırılmasını amaçlayan bir projeye katkı sunuyor. Beylunioğlu, bir yandan da ‘mutfaktakiakademisyen.com’ adlı web sitesinde yemeğin kültürel ve siyasi boyutunu ön plana çıkaran yazılar kaleme alıyor.

Yeni yayınlanan ‘Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi (1853-1903)’ başlıklı bir kitapta Talas’taki bir çanın 1876’dan 2000’li yıllara uzanan hikâyesi de yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 9 Temmuz’daki yemin töreniyle birlikte yürürlüğe girdi. Yeni sistem beraberinde pek çok soruyu da gündeme getirdi. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başladığı ilk günden itibaren cumhurbaşkanlığı tarafından birbiri ardına yayınlanmaya başlayan Kanun Hükmündeki Kararname’ler (KHK) kafaları daha da karıştırdı. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini ve bu sistem çerçevesinden önümüzdeki dönemde yaşanacak olası gelişmeleri Anayasa hukuku uzmanı Prof. Dr. Sevtap Yokuş’la konuştuk.

‘Üç Milliyetçiliğin Gölgesinde Kadim Bir Cemaat: Arapdilli Doğu Ortodoksları’ başlıklı kitap İstos Yayınları’ndan çıktı. Editörlüğünü Haris Rigas’ın yaptığı kitapta, Antakya’da Arapça konuşan, dini olarak Ekümenik Patrikhane’ye bağlı olan Ortodoks Cemaati’ne dair dört makale yer alıyor. ‘Örnek Vatandaşlar mı? Beşinci Kol mu?: Sekülerlik İle Çokkültürlülük Arasında Suriye ve Türkiye’deki Rum Ortodoks Toplulukları’ başlıklı ilk makale Haris Rigas’a ait. ‘Antakya’da Rum (Arap) Hıristiyan Kimliğinin Görünürlük Biçimleri: Etnisite, Ayrımcılık ve Mülksüzleştirme’ başlıklı ikinci makale ise Şule Can ve Zerrin Arslan tarafından kaleme alınmış. ‘İstanbul’da Yaşayan Antakyalı Ortodoksların Kendilerini Kimliklendirme Süreci ve İstanbul Rum Cemaatiyle İlişkisellikleri’ başlıklı üçüncü makale ise Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu tarafından yazılmış. ‘Nar Ağaçlarının Köyü Tokaçlı’ başlıklı dördüncü ve son makale ise Polina Gioltzoglou tarafından kaleme alınmış.

Şehircilik ve nüfus çalışmaları deyince Türkiye’de akla ilk gelen isimlerden olan Sema Erder’in ‘Zorla Yerleştirmeden Yerinden Etmeye: Türkiye’de Değişen İskân Politikaları’ adlı yeni çalışması İletişim Yayınları’ndan çıktı. ‘Toplum mühendisliği’ kavramının sosyal bilimlerden gündelik siyasete taşındığı günümüzde, bu ‘mühendisliğin’ en etkili araçlarından birisi olan iskân politikalarını Sema Erder’le konuştuk.

Roni Margulies’in ‘Ailem ve Diğer Yahudiler’ adlı yeni kitabı Everest Yayınları’ndan çıktı. Margulies’in kendi yaşam öyküsünden motiflerle oluşturduğu edebi metinlerden oluşan kitap, Türkiye’nin yakın tarihinden de çarpıcı sahneler içeriyor. Margulies’le kitabından yola çıkarak Türkiye Yahudilerine ve Antisemitizme uzanan bir söyleşi yaptık.