E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
Maral Dink
yazar hakkında >
1985 İstanbul doğumlu. Toplum haberleri, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, güncel politika, azınlık hakları, insan hakları ve müzik haberleri yapıyor.
Vatan hainliğinin pek de kısa olmayan tarihi
Türkiye’de “vatan haini”nden geçilmiyor malum. Benim aklıma üç isim geldi: Nâzım Hikmet, Ahmet Kaya ve Hrant Dink. Evet, içlerinden Ermeni olan öldürüldü.
5 Eylül 2026
Kahkahanın bedeli
Deniz Göktaş’ın tutukluluğu yalnızca Deniz Göktaş’la ilgili değil. Bir komedyenin cezaevine girmesinin etkisini yalnızca cezaevindeki komedyenin hayatında ararsak meselenin yarısını kaçırırız. Diğer mikrofonlara da bakmak gerekir; nelerin söylendiğine değil yalnızca, nelerin artık söylenmediğine.
29 Ağustos 2026
Kapıyı hangi dilde açıyoruz?
Bir anda ikimiz de rahatladık. “Konuşabiliyorum” dedim. “Ben de” dedi. Meğer bütün o karmaşanın, o dakikalardır süren dilsel labirentin içinde ortak dilimiz başından beri Türkçeymiş. Yıllardır Yerevan’da Rusça bilmediğim için kendimi bir şekilde hep eksik, o dilsel coğrafyanın dışına itilmiş hissediyordum. O gece ilk kez bu eksikliğime yüksek sesle güldüm. Ben Ermenice, o Rusça biliyordu; küresel dünyanın ortak paydası ilan edilen İngilizce ise iletişimimizde hiçbir işe yaramamış, bizi hiç beklemediğimiz üçüncü bir dilin eşiği buluşturmuştu.
20 Ağustos 2026
Bir şarkının kimi sevdiğini neden bilmek istiyoruz?
Mabel Matiz hakkında böyle bir yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi. Çünkü Mabel Matiz benim için üzerine uzun uzun düşündüğüm bir sanatçı olmadı hiç; şarkıları hayatıma kendiliğinden karıştı. Evde, arabada, yürürken, bazen bir masada otururken… Yeni bir şarkısı çıktığında merak ettiğim, klibi yayımlandığında izlediğim; şarkıları farkında olmadan hayatımın belli dönemlerine yerleşmiş biri.
16 Ağustos 2026
Hatırlamanın iradesi
Dedem masaya oturduğunda yanında bir sayfa açtı. Özenle hazırlanmış bir dosya değildi bu. Evde bulduğu eski bir kâğıdı almış, boş kalan her yerine titrek el yazısıyla notlar düşmüştü. Sayfanın tam ortasında daha önceden yapılmış renkli bir kamyon resmi vardı. O, resmin etrafında kalan küçücük boşlukları bile harflerle doldurmuştu. İlk anda neden böyle yaptığını anlayamadım. Gülümsedi. “Unutmayayım diye yazdım,” dedi.
13 Ağustos 2026
Unutmanın siyaseti
Çiğdem Mater’i düşünüyorum. Osman Kavala’yı, Selahattin Demirtaş’ı, Mine Özerden’i… Bugün bu isimleri konuşuyoruz. Her gün yenileri ekleniyor. Dün başkaları da vardı, yarın başkaları olacak. Mesele isimlerin değişmesi değil; alışma biçimimizin değişmemesi, zamana yayılan adaletsizliklerin o sinsi doğası… Bir deprem olur, hayat birkaç saniye içinde altüst olur. Oysa uzun tutukluluklar böyle değildir; gündelik hayatın kılcal damarlarına sessizce karışırlar.
6 Ağustos 2026
Unuttuğunu unutmak
O günlerde hiç tanımadığım insanların isimlerini ezberledim. Savaş sadece cephede değil; telefon ekranlarında, sessiz mutfaklarda, umutla umutsuzluk arasında sıkışıp kalmış ailelerin nefesinde yaşanıyordu. İçlerinden birinin adını özellikle aklımda tuttum, unutmamak için her gün kendime tekrar ettim. Fakat geçenlerde fark ettim ki... O isim artık hatırıma eskisi kadar gelmiyor.
30 Temmuz 2026
Gece, kadın ve şehir
Yerevan’da o ilk geceden aklımda kalan hissi hiç unutmadım: Hiçbir şey hissetmemiş olmamı. Bir kadın için bazen en büyük özgürlük tam da budur. Restorandan çıktım. Gece sakindi, hafif bir rüzgâr vardı. Eve yürüdüm. Arkamı kontrol etmeden. Adımlarımı hızlandırmadan. Cebimdeki anahtarı parmaklarımın arasına sıkıştırıp bir savunma aracına dönüştürmeden. Telefonumu, bir tehlike anında birine hemen ulaşabilmek için avucumda sıkı sıkı tutmadan... Sadece yürüdüm. Halbuki kadınlar için gece tek başına yürüyebilmek olağanüstü bir cesaret hikâyesi değil, sıradan bir insan hakkı olmalı.
23 Temmuz 2026
Barışın psikolojisi
Ermenistan’da yaşadığım yıllar boyunca öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu oldu: Bu ülkede insanlar barışa karşı değiller. Tam tersine. Belki de barışı en çok isteyenler, savaşın ne demek olduğunu en iyi bilenler. Karabağ savaşının hemen ardından tanıştım onunla. Erebuni’de küçük bir evde yaşıyordu. Hasta bakıcıydı. Gerçek adını paylaşmayacağım; bu yazıda ona Anahit diyeceğim.
16 Temmuz 2026
İnsan nereye döner?
Ermenistan, her Ermeni için aynı anlamı taşımaz. Kimi için çocukluğundan beri anlatılan hikâyelerin ete kemiğe bürünmüş hâlidir; kimi için güvenli bir liman. Bazıları için evdir, bazıları için özlem, bazıları içinse henüz cevabı bulunmamış bir soru. Belki de Ermenistan’ın en büyüleyici tarafı budur: Aynı anda farklı aidiyet hikâyelerine ev sahipliği yapabilmesi.
8 Temmuz 2026
Haritaların çizemediği sınırlar
Mesele yalnızca ekonomi değildi. Karabağlılar konuştuklarında aksanlarından hemen tanınıyordu. Aynı dili konuşuyor gibi görünseler de yılların ve farklı tarihlerin bıraktığı izler ilk cümlede ortaya çıkıyordu. Dil bazen insanları birbirine yaklaştırmaz; kimin içeriden, kimin dışarıdan olduğunu hatırlatır. Belki birçok Karabağlı için yabancılaşma sınırı geçtiklerinde başlamamıştı. Sınırı geçtikten sonra da devam ediyordu.
3 Temmuz 2026
Hafıza: Bir varmış bir yokmuş
Tam da Ermenistan-Türkiye normalleşme süreci ve sınırların açılması konuşulurken; halkların karşılıklı ziyaretleri sıklaşmış, Ermenistan Başbakanı Paşinyan 24 Nisan konuşmalarında dilini yumuşatıp pasaport damgalarından Ararat silüetini kaldırmak gibi toplumun sinir uçlarına dokunan riskli adımları göze almışken; “Sen ne diye şimdi 1915 konusunu açtın?” diyenleriniz olabilir. İlişkilerin başlaması için soykırımın resmi olarak tanınması şartının masadan kalkmış olması müthiş bir fırsat çünkü. Şimdi soykırımı siyasi bir pazarlık konusu olarak değil, insani bir mesele olarak konuşabiliriz.
24 Haziran 2026
Köprünün üstünde iki kadın
Gümrü’de doğmuş genç bir kadın tanıdım. Kendisiyle yolum Yerevan’da kesişti. Türkiyeli olduğumu söyleyince, anne ve baba tarafından Karslı ve Muşlu olduğunu öğrendim. Oraları daha önce ziyaret etmemiştim. Anlatacak bir hatıram yoktu. Fakat Ani’yi merak ediyordum.
3 Aralık 2024
Dertleşme
Hiç unutmam; 2006’nın sonları, üniversiteden mezun olmama bir yıl kalmış. Bölümden en yakın arkadaşım sınavda kopya çekmiş, yakalanmış. Hoca, odasında onu bekliyor. Odaya girebileceğimden emin değilim ama arkadaşımı yalnız bırakmak istemediğim için ben de kapının önünde bekliyorum. Bir süre sonra içeri alınıyoruz. Hoca kopya çekmenin ne kadar yanlış bir şey olduğunu ve cezasını anlatırken, birden bana dönüyor, gözlerimin içine bakarak “İşte, Hrant Dink gibi, kurallara uymazsan böyle cezalandırılırsın” deyiveriyor.
19 Aralık 2023
Dadyan binası için proje çağrısı
15 Haziran'a kadar kiraya verilmeyecek olan Dadyan Binası için proje bekleniyor. CHP İstanbul milletvekili Selina Doğan, süreçte aktif olarak yer alacak; vakfın amacına uygun, sürdürülebilir, somut projeler toplanıp görüşülecek.
19 Mayıs 2016
Sarkis’in vitrayı ‘doğuş’u simgeliyor
Geçen yıl Venedik Bienali’nde ‘Respiro’ adlı işiyle Türkiye Pavyonu’nu temsil eden Sarkis, işin bir parçası olan ‘Altın İkona’ yerleştirmesini Anarat Hığutyun Binası’na hediye etmişti. Sarkis’in, Rakel Dink’in el izinin yer aldığı ikonanın ardından, Hrant Dink’in İran’da çekilmiş bir fotoğrafının vitrayı da binada yerini aldı.
18 Mayıs 2016
Vahram Papazyan ve Muhsin Ertuğrul 100 yıl sonra sahnede
BGST'nin 'Kim Var Orada?' oyunu, Muhsin Ertuğrul’un geçmişe yolculuğunu anlatırken, önemli bir durak olarak Ertuğrul'un 'ilk hocam' dediği Vahram Papazyan'a da uğruyor. Cüneyt Yalaz ve Banu Açıkdeniz'le, Vahram Papazyan ile Muhsin Ertuğrul arasındaki ilişkiyi ve cumhuriyetin ilk döneminde Ermeni tiyatrocuların sahneden uzaklaştırılması sürecini konuştuk.
13 Mayıs 2016
‘Ülkemi geçen yıl 24 Nisan’da terk etmek zorunda kalmıştım’
Ermeni Soykırımı’nın 101. yıldönümü, yılın en yenilikçi etkinliklerinden biri olan ve ismini, Ermeni Soykırımı’nda akrabalarının öldürülüşüne tanık olan ve kendisi mucize eseri sağ olarak kurtulan Aurora Mardiganian’dan alan Aurora Ödülü ile anıldı. Bu yıl ilki verilen ödülün sahibi, Burundi’de iç savaş sırasında yüzlerce yetimin hayatını kurtaran Marguerite Barankitse (Maggy) oldu.
28 Nisan 2016
‘Ermeni Diasporası uzlaşmanın bir parçası olmalı’
Türkiye ve Diaspora’dan bir grup Ermeni’nin katıldığı, geçen yıl 18-24 Nisan arasında yapılan bu yolculuk, gazeteci John Lubbock’un ‘100 Years Later’ (100 Yıl Sonra) adlı belgeseline konu oldu.
22 Nisan 2016
Yaşamdan doğaya, doğadan yaşama müzik
Bir ‘doğa, yaşam ve sanat projesi’ olarak yola çıkan Fungistanbul, ‘Phenology’ adlı ilk albüm çalışmasıyla dijital platformlarda yerini aldı. Adını, bitki ve hayvanların doğal yaşam döngülerini inceleyen bilim dalı fenolojiden alan enstrümantal albümde, yedi özgün bestenin yanı sıra, üç geleneksel ezgi de bulunuyor. Amatör ve profesyonel ressam, fotoğraf sanatçısı ve görüntü yönetmenlerinin katkılarıyla zenginleşen projeyi, müzisyenler Roni Aran, Herman Artuç, Yıldırım Elden ve Ciwan Ayaz anlattı.
8 Nisan 2016
“Erdoğan beklentisinin karşılığını aldı”
Yerevan’da bulunan gazeteci Aykan Sever, Karabağ çatışmalarında Türkiye’nin pozisyonunu değerlendirdi.
7 Nisan 2016
Bir dil kâşifinin Japonya’dan Ermenistan’a yolculuğu
Ermenice eğitimi almış bir Japon akademisyen Takayuki Yoşimura, Aram Haçaduryan ve Gomidas dinliyor. Öğrencilerine Hovhannes Tumanyan’ı anlatıyor. Hayalinin, bir gün Baruyr Sevag’ın şiirlerini “tüm derinliğiyle” kavrayabilmek olduğunu söylüyor.
25 Mart 2016
‘Antep, Urfa ve Maraş iğne işleri, Ermeni kültürünün bir bütün olduğunu gösteriyor”
Ressam ve araştırmacı Hrazdan Tokmajian'ın izinde, Soykırım’dan sağ kurtularak Halep’e ulaşmış Maraşlı, Urfalı ve Antepli kadınların beraberlerinde getirebildikleri iğne işlerine, üç şehrin nakışları arasındaki farka, 100 yıl içinde gösterdikleri değişimlere, anneden kıza öğretilen ve günümüze ulaşan sanata bakıyoruz.
18 Mart 2016
‘Neden Adana’da doğdun?’
Kanadalı aktör ve yönetmen David Hovan, ‘Born in Adana’ (Doğum yeri Adana) adlı belgeselinde Beyrut’ta yaşayan dayısı papaz Antranig Teğararyan’a, hikâyenin Beyrut durağına varmadan, şöyle soruyor: Bütün ailenin kökleri Diyarbakır’a uzanırken, sen neden Adana’da doğdun?
26 Şubat 2016
Raffi Portakal: Servetin el değiştirmesine çok tanıklık ettik
Portakal Sanat Evi’nde, Raffi Portakal ve bugünlerde galerinin yönetimini babasından devralan Maya Portakal’la söyleştik.
26 Şubat 2016
Hayeren hemen şimdi!
21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle, Batı Ermenicesini yaşayan bir dil kılmak için verilen çalışmaları odağa aldık; Gülbenkyan Vakfı’nın yürüttüğü ‘Batı Ermenicesinin Desteklenmesi’ programının sorumlusu Ani Garmiryan'la konuştuk.
19 Şubat 2016
İki memleketli grafik roman ‘Ayvali-Ayvalık’, Ege’nin iki yakasını buluşturuyor
Yunanistan’da 2015 yılında En İyi Çizgiroman ve En İyi Senaryo ödüllü, Fransa’da yılın en iyi çıkış yapan yabancı çizgiromanı sayılan başyapıt niteliğindeki ‘Ayvali-Ayvalık’, İstos Yayıncılık tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlandı. Aile tarihinden başlayarak, kitabın oluşum sürecini konuştuğumuz Soloúp, ‘memlekete dönüş’ünü ‘birbirini anlamaya dair bir dönüş’ olarak tanımlıyor.
15 Ocak 2016
“Ermeniler tarihi biliyor, biz bilmeyenlere anlatmalıyız”
Arjantinli film eleştirmeni ve aktör Jack Boghossian'la Ermeni sineması üzerine..
8 Ocak 2016
Sözleri ve notalarıyla Ermenice şarkılar
Artür Bağdasaryan’ın hazırladığı, çeşitli Ermenice şarkıların sözleri ve notalarından oluşan ‘Megheti’ adlı kitap, Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından yayımlandı.
30 Aralık 2015
Sonsuzluğa giden bir trende asılı kalmış çocukluk
Özcan Alper’le, bugün vizyona giren ‘Rüzgârın Hatıraları’nın oluşum sürecini ve felaketin temsil edilmesi meselesini konuştuk.
11 Aralık 2015
Serge Avédikian'dan "İstanbul’da son raund"
Fransa’da yaşayan yönetmen Serge Avédikian, yedi yıldır üzerinde çalıştığı ve yapım aşamasındaki yeni animasyon filmi "İstanbul’da Son Raund"u Yerevan'da görücüye çıkardı. Avédikian’la, yeni filmi ve Türkiye üzerine...
23 Kasım 2015
Vardanyan: Buradayız, yaşıyoruz, Dünyaya çok şey veriyoruz
Ermeni Diasporası’nın önde gelen isimlerinden Rusyalı yatırım bankacısı Ruben Vardanyan, önemli bir girişimci ve hayırsever. Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı anma etkinliklerinin belki de en çok ses getirenlerinden biri ‘100 Hayat’ projesinin de kurucusu olan Vardanyan'la İstanbul izlenimlerini ve projelerini konuştuk.
19 Ekim 2015
1
2
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap