ERMENİLER

DOSYA Ermenilerin fındık üretimiyle  Cumhuriyet’e katkısı hâlâ ‘gizli’

Halil Erhan’ın ‘1915’ten 1980’e Karadeniz: Ermeniler, Eşkiyalar, İnsanlar, Yaşamlar’ başlıklı kitabı İletişim Yayınları’ndan çıktı. 1955’te Ordu’nun Ünye ilçesinde doğan Halil Erhan 1979-2007 arasında farklı şehirlerde öğretmenlik yaptı. Emekli olduktan sonra memleketi Ünye’ye yerleşti. Erhan’ın kitabı, kendi ailesinden dinlediği anıların yanı sıra Ünye, Ordu ve Giresun’da yaptığı kişisel araştırmalarına dayanıyor. Kitap, özellikle Orta Karadeniz bölgesindeki Ermeni varlığıyla ilgili çok önemli bilgiler içeriyor. Erhan’la kitabından yola çıkarak Orta Karadeniz’deki Ermeni varlığının dününü ve bugününü konuştuk.
DOSYA Soykırıma 2 yıl kala Roji Kurd Gazetesi (1913)

Araştırmacı yazar Fırat Aydınkaya’nın 1898’den 1918’ Kürt Basınında Ermeniler’ dizisine bu sayımızda 1913’te yayınlamaya başlayan ve sadece dört sayı yayımlanan ‘Roji Kurd’ gazetesiyle devam ediyoruz. Aydınkaya’nın araştırmasına gelecek sayılarımızda da yer vermeye devam edeceğiz.
DOSYA

Gazeteci ve tarihçi Vicken Cheterian, Ermeni Soykırımı’nın, yüz yıldır yaşanan süreçte küresel siyasete, akademik araştırmalara, Kürt meselesine, Türk ve Ermeni toplumlarına etkilerini değerlendiren bir kitap yazdı. Ağırlıklı olarak soykırım sonrası döneme odaklanan ‘Open Wounds: Armenians, Turks, and a Century of Genocide’ (Açık Yaralar: Ermeniler, Türkler ve Soykırımın Yüzyılı) başlıklı kitapta, Hrant Dink suikasti önemli bir dönüm noktası olarak duruyor.
DOSYA Soykırıma 13 yıl kala Kürdistan Gazetesi (1898-1902)

Araştırmacı yazar Fırat Aydınkaya, 1898’den 1918’e kadar Kürt basınında Ermeni algısını araştırdı. Aydınkaya’nın araştırmasının ilk bölümünde, 1898-1902 yıllarında Kürdistan gazetesinde çıkan haber ve yorumları değerlendiriyor. Aydınkaya’nın araştırmasına gelecek sayılarımızda da yer vermeye devam edeceğiz.
DOSYA ‘Demir Çağı’nda Kapadokya’dan Doğu Anadolu’ya göç edenleri, Ermenilerin ataları olarak kabul edebiliriz’

Prof. Şevket Dönmez, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim üyesi. Aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Bölümü’nde de bölüm başkanı. 1993’ten bu yana da Orta Karadeniz Bölgesi’nde arkeolog olarak araştırmalar yapan Dönmez, arkeoloji bölümünde öğrenciyken Doğu ve Güneydoğu’daki kazılarda çalışmış. Arkeolog olarak mesleki tecrübesini daha çok Tokat, Amasya ve Samsun’daki kazı ve araştırmalarda edinen Dönmez, 2007’den bu yana Amasya’daki Oluz Höyük’te kazılar yapıyor. Demir Çağı uzmanı olan Dönmez’in önümüzdeki aylarda ‘Anadolu ve Ermeniler: Kızılırmak Havzası Demir Çağı Toplumlarının Doğu Anadolu Yaylası’na Büyük Göçü’ adlı bir kitabı çıkacak. Kitabın özeti niteliğinde bir yazı #Tarih dergisinin Haziran sayısında yayımlandı. Dönmez ile kitabının konusundan yola çıkarak bir söyleşi gerçekleştirdik.
GÜNCEL Farklılıkları ve benzerlikleriyle Ermeniler ve Türkler

Hrant Dink Vakfı’nın Ermenistan Türkiye Normalleşme Süreci Destek Programı’nın “Sınırları Aşıyoruz” Ermenistan -Türkiye Burs Programı ile Ermenistan’a giden ve Ermeniler ile Türkler arasında kültürel benzerlikleri ve farklılıkları katılımcı gözlem yoluyla araştıran antropolog Emine Onaran İncirlioğlu, Şubat ayında başlayan ve 4 ay süren çalışmasında edindiği gözlemlerini aktardı.
GÜNCEL Çanakkale, Gelibolu, Tekirdağ Ermenilerine ne oldu?

Bir tepenin yamacındaki dev harflerle yazılı 18 Mart 1915 tarihi, Çanakkale Boğazı’ndan geçen herkesin dikkatini çeker. Her yıl bu tarihlerde, yurt içi ve yurt dışı katılımlarla kitlesel anmalar yapılırdı. Devlet aklı, anmanın 100. yılı için bu tarihin üzerine bir çizgi çekti. Anmayı, Ermeni Soykırımı’nın başlangıç tarihine denk getirerek, 24 Nisan’da yapılacağını açıkladı. Anma törenleri için pek çok devlete de davetiye gönderildi. Devlet aklının nasıl çalıştığına dair bu son örnek, hiç de iyi hatırlanmayacak. Öte yandan, Osmanlı döneminde Edirne Vilayeti sınırları içinde yer alan Çanakkale Boğazı ve çevresindeki yerleşim yerlerinde, Ermeniler de yaşıyordu. Çanakkale anmaları demişken, biz de Çanakkale ve civarında yaşayan Ermenileri analım istedik.
DOSYA Soykırımın tamamlayıcı unsuru olarak ‘yangın’

‘1916 Ankara Yangını: Felaketin Mantığı’ kitabının yazarları Taylan Esin ve Zeliha Etöz ile sadece 1916 Ankara Yangını’nı değil, bir toplum mühendisliği yöntemi olarak kullanılan yangınları ve sonuçlarını konuştuk.
DOSYA ‘Türk milliyetçiliği olmasaydı da Ermeni Soykırımı yapılabilirdi’

Türkiye’de kısa bir geçmişi olmasına rağmen, Ermeni Soykırımı üzerine yapılan çalışmaların kabuk değiştirdiği gözleniyor. Ermenice bilen, soykırımı yerel düzlemde ele alan ve farklı bir tarih okuması yapan bir sosyal bilimci kuşağı yetişiyor. Hâlihazırda Berlin’de Zentrum Moderner Orient’te (Modern Doğu Merkezi) doktora sonrası çalışmalarını sürdüren antropolog Yektan Türkyılmaz, bu kuşağın önemli bir ismi. Doktora tezini Van’daki soykırım süreci üzerine yazan Türkyılmaz’la, Tarih Vakfı’nda yaptığı ‘Ermeni Soykırımı’na ‘Giden Yolu’ Yeniden Düşünmek: Temmuz 1913 - Ağustos 1914’ başlıklı sunumu üzerine konuştuk.
GÜNCEL Yeşilköylü Ermeniler konuşuyor

ODTÜ’de Sosyoloji Bölümü doktora öğrencisi ve Beykent Üniversitesi’nde araştırma görevlisi Zeynep Baykal, yüksek lisans tezinde İstanbul Ermenilerinin kimlik inşası ve bu süreçte etkili olan dinamikleri, Yeşilköy Ermenileri özelinde araştırdı. Çalışmasında tarihsel geçmişin, gündelik ilişkilerin ve ulus-devletle olan ilişkinin bu kimliğin oluşumundaki etkilerini de gözeten Baykal, çok katmanlı Ermeni kimliğinin toplum içinde yeniden inşa edildiğini, fakat bunun yeni bir kimlik inşası olmadığını söylüyor. En azından Yeşilköy Ermenileri için durum bu.