Balyoz darbe girişimine 20 yıl istendi

Balyoz Darbe Planı davasında artık sona geliniyor. Savcılık, dünkü duruşmada mütalaasını tamamlayıp mahkemeye sundu. Balyoz davasında savcı, 920 sayfalık mütalaasını mahkemeye sundu ve darbeye eksik teşebbüsten tüm sanıklar için 20 yıla kadar hapis istedi. Savcı mütalaasını verirken emekli Orgeneral Çetin Doğan salonu terk etti.

365 sanık hakkında, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren iskak ve vazife yapmaktan alıkoymak' suçlamasıyla ayrı ayrı 15 ile 20 yıl arasında hapis cezası talep edildi. 1. Ordu Komutanlığı'ndaki seminerin darbe tatbikatı olduğuna vurgu yapılan mütalaada, plandaki görevlendirme listelerinin olağanüstü halde dahi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin alanına girmediğinin altı çizildi. Harekâtta görev alacak personelin nerelerde konuşlanacağının bile plana dahil edildiği hatırlatılarak, 'Söz konusu bulgular ışığında planın uygulamaya konulduğu sonucuna varılmıştır.' denildi. 920 sayfadan oluşan mütalaayı okuyan Savcı Savaş Kırbaş, AK Parti'nin 3 Kasım 2002'de demokratik bir seçimle iktidara gelmesinin dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ı rahatsız ettiğini, bu yüzden mevcut hükümeti yıkmaya yönelik bir yapılanmaya gittiğini dile getirdi. Çarşaf, Sakal, Suga ve Oraj adlı eylemlerin planın icrası için son aşama olduğuna işaret eden Savcı Kırbaş, eylemin eksik teşebbüs aşamasında kaldığını, bu yüzden tüm sanıklara TCK'nın 147 ve 61/1 maddeleri gereğince ağır hapis cezası verilmesini istedi.

Camileri bombalayıp, Türk jetlerini düşürerek hükümeti zorda bırakmayı ve ardından darbeyle yönetime el koymayı öngören Balyoz darbe planı davasında sona yaklaşılıyor. Orgeneral Bilgin Balanlı, eski kuvvet komutanları Halil İbrahim Fırtına, Özden Örnek, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu davanın 88'inci duruşması dün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görüldü. Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, duruşma savcıları Savaş Kırbaş ve Hüseyin Kaplan'a, soruşturmayı genişletilmesi taleplerinin olup olmadığını sordu. Savaş Kırbaş da, soruşturmanın genişletilmesi talebinin olmadığını ancak esas hakkında 920 sayfalık mütalaa hazırladıklarını ve bu mütalaayı heyete sunmak istediğini söyledi. Kırbaş, esas hakkında hazırlanan 920 sayfalık mütalaayı, 30 CD ile birlikte mahkeme heyetine sundu. Daha sonra savcı Kırbaş'ın mütalaayı sözlü olarak okumaya başladığı sırada, tutuklu sanıklardan emekli Orgeneral Çetin Doğan, duruşma salonundan çıkmak için ayağa kalktı. Mahkeme Başkanı, salondan çıkmamasını ve dinlemesini söyledi. Ancak Doğan rahatsız olduğunu belirtti. Diken'in, 'O halde doktor raporunu getir.' demesine rağmen Doğan, salonu terk etti. Mütalaa özetlenerek okundu. Savcılar, mütalaanın sonuç bölümünde, 250'si tutuklu 365 sanığın, 'Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs' suçundan, eski TCK'nın 147. ve 61. maddeleri gereğince 15 ile 20'şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Savcı Savaş Kırbaş, Balyoz harekat planında, darbe sonrası kurulacak hükümet içinde görev alacak kişilerin belirlendiğini ayrıca harekatta görev alacak personelin nerelerde konuşlanacağının da plana dahil edildiğini söyledi. 5-7 Mart 2003 tarihinde 1. Ordu'da düzenlenen seminerin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı'nın (KKK) emrine aykırı olarak özel seçilmiş 162 kişi ile yapıldığını dile getiren Kırbaş, 'Seminerin bir nevi darbe tatbikatı olduğu, planı görüşenler tarafından jenerik olarak hazırlandığı tespit edilmiştir.' dedi. Kırbaş, planda yer alan görevlendirme listelerinin TSK'nın sıkıyönetim halinde bile alanına girmediğini hatırlattı. Söz konusu bulgular ışığında planın uygulamaya konduğunu belirtti. Kırbaş, 'Balyoz güvenlik harekât planı, 1980 darbesi gibi planlanmıştır. Her ne kadar silahlı olarak harekete geçirilmesi gerektiği iddia edilse de anayasal düzeni bozma ya da tehdit etmek de icra niteliğindedir.' dedi.

Çarşaf, Sakal, Suga ve Oraj adlı eylemlerin planın icrası için son aşama olduğunu dile getirdi. AK Parti'nin iktidarı öncesi yapılan seminerlerin dış tehdide yönelik olduğunu belirtti. AK Parti iktidarından sonra seminer içeriklerinde iç tehdidin gündeme getirildiğini anlattı. Darbe planının icraya geçmediğinden dolayı yargılama yapılamayacağı ve ceza verilemeyeceği iddialarının yanlışlığına dikkat çeken Savcı Kırbaş, 'Diğer silahlı çeteler için icra hareketi olmadan ceza verilmemesi makul görülebilir. Ancak TSK için bu gündeme gelemez. Zira üst düzey bir komutanın bu şekilde planları ele alması, suç için gerekli icraa teşebbüsünün gerçekleştiğini gösterir. Tanklar, toplar sokağa çıktığında iş işten geçmiş olurdu. Herhangi bir yargılama da söz konusu olmazdı. Balyoz darbe planının icra aşamasına geçtiğinin en büyük delili Balyoz planının kendisidir.' şeklinde konuştu.

AK Parti iktidarı, Doğan'ı rahatsız etti

Ardından mütalaayı okumaya devam eden Savcı Hüseyin Kaplan ise, AK Parti hükümetinin 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan demokratik bir seçimle iktidara gelmesinin dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ı rahatsız ettiğini dile getirdi. Doğan'ın anayasanın kendisine verdiği 'koruma ve kollama' görevine rağmen demokratik yollarla iktidara gelen mevcut hükümeti yıkmaya yönelik bir yapılanma hazırladığının anlaşıldığını kaydetti. Doğan'ın bu nedenle hazırlanan plan çerçevesinde başta dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Halil İbrahim Fırtına, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek olmak üzere birçok komutanla ile temasa geçip anlaştığının belirlendiğini aktardı. Bu nedenle Doğan liderliğinde ayrıntılı bir plan yapıldığı iddiasıyla sanıklar için dava açıldığını anlatan Kaplan, 'Demokratik yollara iktidara gelmiş hükümet, antidemokratik yollarla ortadan kaldırmak istenmiştir. Bazı kurum çalışanlarının hukuka aykırı olarak fişlendiği belirlenmiştir.' ifadelerini kullandı.

Başbakanı bile belirlemişlerdi

Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan, mütalaada, darbe sonrası ortadan kaldırılan hükümet yerine Çetin Doğan tarafından Mutabakat Meclisi kurulmak için plan yapıldığını dile getirdi. Plan çerçevesinde yeni mecliste görev alacak başbakan ve bakanların bile belirlendiğini anlattı. Kuvvet ve kolordu komutanlarının planda üzerlerine düşen kısım için 1. Ordu'daki seminere geldiğini ifade eden Kaplan, 'Söz konusu komutanlar, darbe görüşmeleri için seminere gelmişlerdir. Hükümeti devirip yerine yeni bir idare getirmek istedikleri kanaatine varılmıştır.' ifadelerini kullandı.

Plan kapsamına 137 kişilik basın destek listesi hazırlandığını dile getiren Savcı Savaş Kırbaş, söz konusu dönemde bazı gazetelerde yer alan haberlere atıfta bulundu. Darbe dönemlerinde basının etkisinin yadsınamaz olduğunu hatırlattı. Kırbaş, 'O dönemde yazılan 'Genç subaylar tedirgin', 'Hepimiz kaygılıyız.', 'Silahlı kuvvetler AKP'yi devirebilir', Ordu'dan AKP'ye balyoz' gibi haberlerle plana destek sağlanmıştır.' şeklinde konuştu.

Hastane ve personel listesi güncellendi

Savcı Savaş Kırbaş, mütalaasında, Balyoz planında yer alan özel hastaneler ve ilaç depolarıyla ilgili güncellemeler yapıldığını belirtti. Emekli personele de plan çerçevesinde görev verildiğini vurguladı. Balyoz sanıkları, 'Planda emekli personelin ne işi var ve 2003 yılındaki listede 2005'te açılan hastanenin ismi ne geziyor?' şeklinde savunma yapmıştı.

(Zaman)

Kategoriler

Güncel Türkiye Gündem