'Nefret söylemi ifade özgürlüğü değil'

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 'Nefret Söylemi ve Nefret Suçları' konulu panel düzenledi. Panelde konuşan Yard. Doç. Dr. Asuman Aytekin İnceoğlu, 'Her ifade, ifade özgürlüğü kapsamında değil' diye konuşarak nefret söylemini oluşturan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

(MANŞET FOTOĞRAFI: Etkin Haber Ajansı)

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Taksim Nippon Hotel'de 'Nefret Söylemi ve Nefret Suçları' konulu panel düzenledi.

Panelde konuşan Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, nefret söylemini tanımlayarak, 'İnsanların dini, dili, ırkı, cinsel kimliği, cinsel yönelimi, sağlık durumu gibi sebeplerden ötekileştirilmesine nefret söylemi denir' dedi. İnceoğlu, nefret söylemi tanımının yeterince geniş olmadığını kaydetti.

HRANT DİNK NEFRET SÖYLEMİNE MARUZ KALDI

Nefret söyleminin 'küfür, hakaret, etiketleme, insani değerlerden uzaklaştırma, yaftalama' şeklinde işlendiğini belirten İnceoğlu, 'Pis Çingene, korkak Yahudi, barbar Rum, Ermeni dölü' örneklerini verdi.

Köşe yazarlarının sıklıkla nefret söylemini kullandığını belirten İnceoğlu, insanları siyasi kimlikleri yüzünden de nefret söylemine maruz kaldığını belirterek Hrant Dink'i işaret etti.

'NEFRET SUÇLARI YASASI GEREKLİ'

Hrant Dink'in Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi'nin Sabiha Gökçen'in Ermeni olduğu yönündeki haberi üzerine Hürriyet Gazetesi'nin attığı manşetlere tepki gösteren İnceoğlu, nefret suçlarını tanımlayan ve cezalandıran Nefret Suçları Yasası'nın çıkması gerektiğini açıkladı.

Nefret suçlarından bahseden insanların önüne ifade özgürlüğünün getirildiğini belirten İnceoğlu, her hakaretin nefret söylemi olmadığına dikkat çekti.

'NEFRET SUÇU VE NEFRET SÖYLEMİ AYNI ŞEY DEĞİL'

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Asuman Aytekin İnceoğlu ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşayan bir metin olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarıyla genişlediğini belirtti. AİHS'in 10. ve 17. maddesinin nefret söylemi ve ifade özgürlüğünü düzenlediğini kaydetti. Nefret söylemiyle nefret suçunun aynı şey olmadığını belirten İnceoğlu, nefrete dayalı önyargı saikiyle suç işlenmesine nefret suçu denildiğini belirtti, nefret söyleminin tek başına suç olmadığını, söylem olduğunu ifade etti.

'NEFRET SÖYLEMİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL'

'Her ifade, ifade özgürlüğü kapsamında değil' diye konuşan İnceoğlu, nefret söylemini oluşturan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini dile getirdi. Nefret söyleminin eşitliğe karşı olduğunu, çeşitliliği reddettiğini belirten İnceoğlu, bu tür söylemlerin mağdura yönelik şiddeti teşvik edebileceğinin altını çizdi.

ZİRVE YAYINEVİ, RAHİP SANTORO, HRANT DİNK KATLİAMLARI

Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz, Malatya'daki Zirve Yayınevi katliamına dikkat çekerek, nefret suçunun nefret söylemiyle başladığını kaydetti. Misyonerlere yönelik nefret söyleminin altını çizen Saymaz, Saadet Partisi, İşçi Partisi, Türkiye Gazetesi gibi siyasi parti ve yayınların misyonerlere karşı yayınlarını ve eylemlerini örnek verdi.

Söz konusu yayınlar ve eylemlerle Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne misyonerliğin 'terör faaliyeti' olarak eklendiğini hatırlattı. Hrant Dink, Rahip Santoro, Zirve Yayınevi cinayetlerinin nefret söylemiyle başladığını söyleyen Saymaz, özellikle Zirve Yayınevi katliamı öncesinde Malatya'da yapılan yayınları eleştirdi.

(Kaynak: Etha)