Zenit: İstanbul’a gitmemi Akyürek ve Yılmazer engelledi

Dink cinayeti soruşturması kapsamında tutuklu bulunan polis Muhittin Zenit, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dilekçede cinayetin çözümü için çağırıldığı İstanbul’a gitmesinin dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer tarafından engellendiğini savundu.

Hürriyet’ten Toygun Atilla’nın haberine göre, Hrant Dink cinayetinde ihmali bulunan kamu görevlilerine yönelik soruşturmada tutuklanan polis Muhittin Zenit, 20 Mart 2015’te kaleme aldığı açıklamaları da içeren dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Soruşturmayı yürüten savcı Gökalp Kürkçü, Muhittin Zenit’in yazılı açıklamasında belirttiği iddialar üzerine bazı sanıkların ek ifadesine başvurdu. Bunlardan biri de Hrant Dink cinayeti işlendiği dönemde İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü (Azınlıklar, aşırı sağ faaliyetler ile irticai faaliyetlerin izlendiği bölüm) görevini yürüten Ali Fuat Yılmazer oldu.

Muhittin Zenit, Erhan Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanı olduğunun İstanbul’daki sorgusu sonunda açığa çıkmasından sonra, cinayetin çözümüne yardımcı olması için çağrıldığı İstanbul Emniyeti’ne gitmesinin dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer tarafından engellendiğini söyledi. 

28 Mayıs 2015’te Savcı Gökalp Kürkçü’ye ek ifade veren Yılmazer, Muhittin Zenit’i doğruladı. Yılmazer, Ramazan Akyürek ve Muhittin Zenit’e İstanbul’a gitmemeleri yönünde telkinlerde bulunduğunu söyledi. Yılmazer ifadesinde, İstanbul’a çağrılan Akyürek ve Zenit’i engelleme sebebini şu sözlerle açıkladı: “Ramazan Akyürek’e, ‘Asla böyle bir şeye müdahil olmayın, bizle elemanlık ilişkisi çoktan kesilmiş, bize bu gelişmeleri doğru aktarmamış. Cinayetle ilgili son gelişmelerden bilgisi olmasına rağmen bunları bizden gizlemiş bir insanın elemanlığından söz edilemez. Kaldı ki, cinayete karışmış suça bulaşmış bir insanın temize çıkartılması apaçık bir suçtur. Bizim buna müdahil olmamamız gerekir. Hukuken gereği neyse o yapılsın’ dedim. Yaklaşık 1 hafta kadar sonra Muhittin Zenit beni aradı. O da, İstanbul’a davet edildiğini ve bu elemana gelip sahip çıkmasının istendiği şeklinde beyanlarda bulundu. ‘İlişkisi kesilmiş bir elemana senin gidip müdahil olman doğru olmaz, sen bundan uzak dur’ dedim.” 

Habere göre, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Erhan Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanlığı bilgisine sahipti. Ancak bu bilgi, soruşturmayı yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden saklandı. İstanbul polisi, Erhan Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanı olduğu bilgisine sorgulama sırasında kendisinin bunu ifade etmesi ile bilgi sahibi oldu. Ali Fuat Yılmazer, Erhan Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanı olduğu bilgisinin kendisi tarafından gizlendiğini savcı Gökalp Kürkçü’ye verdiği ifadesinde itiraf etti.

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, savcı Gökalp Kürkçü’ye verdiği ifadesinde Erhan Tuncel’in polis ajanı olduğu bilgisinin kendilerinden saklandığını şu sözlerle anlatmıştı: “İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bilgi aktarılmadı. Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanıyım demesi üzerine Ramazan Akyürek’i aradım. ‘İstanbul’a gel. Bunu kim yardımcı istihbarat elemanı yapmış ise onlar da gelsin’ dedim. Ramazan bana ‘Abi, sen onu kendine yardımcı istihbarat elemanı yap’ dedi. ‘Ya kardeşim cinayet işlenmiş, gelin gereğini yapın’ dedim. Anlam veremediğim bir konuşma idi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’yu aradım. ‘Ramazan’ın mutlaka gelmesi lazım’ dedim. Hatırladığım kadarıyla şüphelileri adliyeye sevk ettikten sonra akşam saatlerinde geldi. Yani iş işten geçtikten sonra.” Akyürek ise bu konuda alınan ek ifadesinde,“Sahip olduğunuz bilgileri gizlemekteki kastınız nedir?” sorusuna, “Hem İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne hem de İstihbarat Daire Başkanlığı’na bilgi veren bir emniyet müdürü olarak bilgi sakladığım şeklindeki soruya katılmıyorum” yanıtını vermişti.

Kategoriler

Güncel Dink Davası



Yazar Hakkında