Aleviler, sessizliğe çıra oluyor

Kürt illerinde devam eden çatışma ve sivil ölümlerine dikkati çekmek için 30 Aralık’ta açlık grevine başlayan Alevi Bektaşi Federasyonu üyeleri, açlık grevinin altıncı gününe girdi. ABF Başkanı Baki Düzgün, “Bugün yok edilme, imha edilmeyle karşı karşıya olan bir halkın saldırılara karşı direnme hakkı vardır. Kürtlere karşı bir tehcir politikasıyla karşı karşıyayız. Bizler eylemlerimizle sessizliğe çıra oluyoruz” diye konuştu.

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Güneydoğu’da devam eden çatışmalar ve sivil ölümlerine dikkat çekmek için 30 Aralık 2015’te “Savaşlar Olmasın, Çocuklar Ölmesin” şiarıyla başlattığı açlık grevi, altıncı gününe girdi. Dicle Haber Ajansı’nın haberine göre Ankara Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezi'nde devam eden açlık grevinin Antalya, Muğla, İstanbul, Malatya ve Elazığ’da bulunan Alevi kurumları ve cemevlerine de yayıldı. Olası sağlık sorunlara karşı bir "sağlık odası"nın da oluşturulduğu açlık grevi merkezinde bir hemşire de hazır bekletiliyor. Açlık grevinde olanlar nedenlerini şöyle anlatıyor:

Dilan Çiftçi/Aktivist: “Hz. Hüseyin ‘Zalimin zulmüne karşı çıkmamak mazluma yapılacak ne büyük kötülüktür’ der. Bu nedenle ben de açlık grevine girdim. Burada dayanışma içindeyiz. Burada 'bir ' olmanın duygusunu yaşıyoruz. Birkaç kişiyle bu eylem başladı ve şu anda Türkiye'ye yayılıyor. Bu da direniş için umut veriyor.”

Turgay Özkan/Aktivist: "Yanı başımızda kardeşlerimiz öldürülüyor. Birilerinin kardeşlik, barış söylemlerini yüksek bir sesle duyurması gerekiyor ve bunu da Aleviler üstlendi. Aslında kardeşlik bedel istiyor. Biz de kardeş olmanın gerekliliklerini yapmak istiyoruz, katliamları durdurmak istiyoruz.  Birçok kesim buraya geldi. Diğer inançların kanaat önderleri ziyaret etti. Meleler geldi. Hepimizin ortak muhabbetinden çıkan tek bir sonuç ise savaşa karşı ortak bir şeyler yapmak oldu. Bu ortam katlanarak devam ediyor."

Baki Düzgün/ ABF Genel Başkanı: "Kürtlerin yaşadığı bütün katliamları hücrelerine kadar Emeviler, Abbasiler, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yaşamış olan Alevilerin bu katliamlara sessiz kalması kendi tarihlerine ihanettir. Kürtlere yapılan bu katliamlar aslında farklı olan tüm halkların sorunudur. Bugün yok edilme, imha edilme ile karşı karşıya olan bir halkın saldırılara karşı direnme hakkı vardır. Kürtlere karşı bir tehcir politikası ile karşı karşıyayız. Bizler eylemlerimizle sessizliğe çıra oluyoruz. Uzun soluklu bir mücadele içindeyiz. Amacımız halklara yönelik saldırıları değerlendirmek. Farklı inanç önderleriyle bir araya geleceğiz ve Diyarbakır'a gideceğiz. Bu eylemin birçok ayağı olacak, birçok eylem ve etkinlikle devam edecek.”

 



Yazar Hakkında