Dokunulmazlığa dokunmak

Dokunulmazlıkların kaldırılması gündemde. Dokunulmazlıklar kaldırılırsa, en çok etkilenecek parti HDP. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Bizim için önemli olan vekillerin kürsü dokunulmazlığıdır. Söz ve fikir söyleme hakkının korunmasıdır. Bugüne kadar hakkımızda hazırlanan tüm fezlekeler de yaptığımız açıklamalarımızdan ötürüdür” diyor, Mithat Sancar ise “Bu Cumhurbaşkanı’nın kutuplaştırma, çatışmayı derinleştirme ve bunun üzerinden başkanlık sistemine ulaştırma stratejisidir” diyor. 94’te tutuklanan ve 10 sene yatan Selim Sadak, “Dokunulmazlıkların kaldırılması, Kürt sorunun çözümünü daha da derinleştirir” derken, Ertuğrul Kürkçü “Bu muhalefeti dilsiz bırakma, özellikle HDP muhalefetini Meclis’ten sökme gayretidir” diyor.

“Bugünkü  94’ten farklı değil. O gün de Genelkurmay’dan tutun Başbakana herkes ‘Bunları Meclis’ten atacağız’ diyordu. Tansu Çiller, ‘PKK’yi Meclis’ten attım kötü mü ettim’ diye halkın karşısına çıktı. Dokunulmazlıkların kaldırılması, Kürt sorunun çözümünü daha da derinleştirir. Farz edelim ki, dokunulmazlıklar kaldırıldı, HDP’lilerin sesi susacak mı, onların söylediklerini artık kimse söyleyemeyecek mi? Bu Kürtlere gözdağı vermektir. Net hatırlıyorum, bizi gözaltına aldıklarında, Kürt gençleri bağırıyorlardı, söz veriyoruz dağa gideceğiz. Biz dağa çıkın demiyoruz ki!Bu siyaset sorunu derinleştiriyor, kamplaştırmaya doğru götürüyor. Kürtlerin siyaset yapma hakkı yok, kendi ifade etme hakkı yok, yok oğlu yok.” Bu sözlerin sahibi Kürtçe yemin ettiği gerekçesiyle 17 Mart  1994'te dokunulmazlığı kaldırılıp tam 10 sene içeride kalan Selim Sadak. Sadak, o günleri anlatırken şöyle diyor: “Bu denenmiş bir yol. Denenmemişi yapsınlar. Nedir o? Barıştır, demokratik siyasettir.”

1994'te tutuklanan DEP'li Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak.

Ama gidişat, AKP’nin bu yoldan döneceğini göstermiyor. Başbakan Davutoğlu, Salı günü dokunulmazlıkla ilgili değişiklik teklifini TBMM'ye sunduklarını söyledi. Teklifte 316 milletvekilinin imzası olduğu ve teklifin TBMM Başkanlığı’na gitmesinin an meselesi olduğunu da ekledi. Cumhurbaşkanı zaten HDP’lileri terörist olarak damgalayarak dokunulmazlıklarının kaldırılması için “emrini” çoktan vermişti. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından en çok etkilenecek olanlar HDP’liler. Çünkü TBMM’deki fezlekelerin 278'i HDP'li 41 milletvekili hakkında.

94’ten daha kötü

Öte yandan AKP, 94’teki “standart” süreçten farklı bir yol izliyor. TBMM Karma Komisyon süreci işlemeden, Anayasa’ya geçici madde eklenmesiyle dokunulmazlık hükmünün şu an Meclis’te bulunan dosyalar için hemen uygulanması kabul edilirse, Meclis’teki dosyalar doğrudan mahkemelere gidecek ve yargılamadan sonra tutuklama ya da gözaltılar yapılabilecek.  HDP Mardin milletvekili ve hukuk profesörü Mithat Sancar, şu anda işletilen yol için “94’ten daha kötü ve daha geri durumdayız diyoruz ya, bu da bunun bir kanıtı” diyor ve ekliyor: “En azından o dönemde Karma Komisyon ve Genel Kurul aşamalarında vekiller kendilerini savunabilmişti.”

367’nin üstü ve CHP

Sancar, teklifin bu hafta içinde Meclis’e sunulabileceğini ve sürecin başlayabileceğini söylüyor. Süreç şöyle işliyor: Meclis Başkanlığı,  teklifi Meclis Anayasa Komisyonu’na havale eder, Anayasa Komisyonu’nun 48 saatlik bekleme süresi dolduktan sonra Komisyon Başkanı ne zaman gündeme alınacağını belirler. 26 üyelik Anayasa Komisyonu toplanır ve görüşür. Görüşmelerin ne kadar süreceği kestirilemez. Partilerin önerge verme hakkı ve söz alma hakkı var. Bunlardan sonra Komisyon teklife son şeklini verir ve TBMM Genel Kurul’a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı’na gönderilir. Genel Kurul’da özel bir görüşme usulüyle iki kere oylama yapılır. Sancar devam ediyor: “Teklifin kabulü için en az 330 oy gerekiyorama 330 oy otomatik kabul sağlamıyor. 330 ile 367 arası oyla kabul edildiği takdirde, otomatik olarak referanduma gider anayasa değişikliği. 367’nin üstünde oyla kabul edilirse, referanduma gitme mecburiyeti yok.” Sancar, 367 oyun bulunmasının sürpriz olmayacağını ifade ediyor. Çünkü AKP ve MHP’nin oylarına 11 oy daha gerekiyor. O 11 oyun gelebileceği yer ise CHP. CHP de destek vereceklerini açıkladı. Sancar, “Referandumsuz geçmesi için CHP üzerine ciddi bir mahalle baskısı oluşturdular. Hükümet, cumhurbaşkanı, havuz medyası öyle bir kıskaca aldı ki. Umarım CHP bu oyuna gelmez. Gelirse, ciddi bir vebal altına girer.”

Mesele Başkanlık

Dokunulmazlığın kaldırılması, milletvekilliğinin hemen düşmesi anlamına gelmiyor. Sancar, “Dokunulmazlık kaldırılınca yargılamanın yolu açılıyor ve eğer yargılamada 1 yıldan fazla ceza alınırsa, o zaman Anayasa’ya göre milletvekilliği düşüyor. Hükümet ve Cumhurbaşkanı hangi senaryoyu tercih edecek bilmiyoruz” diye anlatıyor. Sancar’a göre bu senaryoların hepsi aynı sona çıkıyor: Başkanlık. “Kutuplaştırma, çatışmayı derinleştirme ve bunun üzerinden başkanlık sistemine ulaştırma stratejisinde her yolu mubah görüyor Cumhurbaşkanı.  Dokunulmazlığı bu çerçevede kullanıyor ve istismar ediyor.Meclis’in üçüncü büyük grubunu Meclis dışı bırakmaya çalışıyorlar.”

Yüksekdağ: Önemli olan kürsü dokunulmazlığı

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da “Buyursunlar, ellerinden ne geliyorsa yapsınlar. Dokunulmazlığımız olsa da olmasa da, parlamentoda olsak da olmasak da, inandığımız fikirleri söylemeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Dokunulmazlığımızın kaldırılmasını esas olarak Cumhurbaşkanı istiyor” diyor.

Hakkında yedi fezleke bulunan Yüksekdağ da dokunulmazlıklarla ilgili girişimin Başkanlık’a geçişle ilgili olduğuna dikkat çekiyor: “Bu Sarayın Başkanlık adı altında tek adam diktatörlüğüne geçişin süreci. Dün de bunun önündeki en büyük engel HDP’ydi, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Dolayısıyla saray AKP eliyle bu engeli kaldırmak istiyor.” Sancar gibi Yüksekdağ da dokunulmazlıklarla ilgili kendi hazırladıkları öneriyi hatırlatarak şöyle diyor: “Bizim için önemli olan vekillerin kürsü dokunulmazlığıdır. Söz ve fikir söyleme hakkının korunmasıdır. Bugüne kadar hakkımızda hazırlanan tüm fezlekeler de yaptığımız açıklamalarımızdan ötürüdür. AKP ise bizim kürsü dokunulmazlığı dışında tüm dokunulmazlıkların kaldırılması talebimizi reddediyor. Neden? Çünkü böyle olursa asıl olarak kendilerine dokunulacak. Rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk gibi yüz kızartıcı suçlar işlediler. Onlar hakkında hazırlanan tüm fezlekeler de bu içerikli.”

HDP, şimdilik kendi önergelerinin kabul edilmesinde ısrar ediyor. İleriye dönük herhangi bir planları henüz oluşmuş durumda değil. Sancar, AKP ve diğer partilerin senaryolarına göre tavırlarını belirleyeceklerini söylüyor. Hepsinin ortak fikri ise, siyaset dışı kalsa bile HDP susmayacak.

HDP İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü hakkında yedi fezleke var.

'Kurban ayinine davet’

Hakkında yedi fezleke bulunan HDP İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü dokunulmazlıkların kaldırılmasını şöyle değerlendiriyor:

Bizimle ilgili fezlekelerin yüzde 99’u halk önündeki beyanlarımızla ilgili. Şahsen ben kendi adıma şunu söyleyebilirim, Meclis’te yaptığım konuşmayla dışarıda yaptığım konuşma birbirinin aynısıdır. Bütün HDP’lilerin öyle. Yani burada aslında Meclis konuşmaları suçmuş gibi işlem gördürülecek. Sonuç olarak bu bir psikolojik harp atağıdır, muhalefeti dilsiz bırakma, özellikle HDP muhalefetini Meclis’ten sökme gayretidir.

CHP, yasama dokunulmazlığının aslında muhalefeti hükümetten korumak için ortaya konulmuş bir mekanizma olduğunu unuttu. Galip Ensarioğlu’nun dediği gibi yasama onların, yürütme onların, yargı onların. CHP kabul ederse, kendi üzerindeki zırhı çıkarıp hükümetin eline iki kılıç vermiş olacak. 

Kürdistan’daki zulüm ve yolsuzluklar

Fakat şu değişmez, Tayyip Erdoğan kan içmek istiyor. Dolayısıyla ne olursa olsun, isterse Meclis dağılsın, HDP’lilerin her gün taciz edilmesi ve itibarsızlaştırma operasyonunun sürdürülmesi için alanı hazırlamak istiyor. Kürdistan’da sürüp giden zulüm, ailesivle kendisi etrafındaki yolsuzluk tartışmalarının yerine bunu sunuyor. Sonuç olarak bu “dokunulmazlıkların kaldırılması” seferberliği bizim mücrimler olarak yaftalanmamız için devreye sokulmuş bir silahtır. Cumhurbaşkanına sorarsanız mahkemeye çıkmadan önce de herkes suçlu. Suçlu olan değil, sanık olan hakim karşısına çıkar. Ama olsun, mesele halkın en geri zihniyetine, milliyetçilerin en zincirinden boşanmışlarına seslenmek ve bunları bir kurban ayini”ne davet etmek. 

Öte yandan bu uygulamaya eşlik eden medya kampanyasının ardından rezilane bir durum doğacak. Sadece fezlekelerin konusu olan soruşturmalarla sınırlı olarak ceza kovuşturmasından bağışıklık kalkacak hukuken ama, kamuoyu algısı şu şekilde imal edilecek: ‘Bunlara dokunabilirsin’. Artık kim dokunabilirse, kimin gücü yeterse, o dokunmaya çalışacak. Muhalefetin güya AKP’yi açmaza alacağı zehabıyla 'kürsü dokunulmazlığı kalsın, geri kalanı kaldırılsın' aymazlığı da AKP’nin yolunu kısaltmış olacak."



Kategoriler

Güncel Türkiye Gündem



Yazar Hakkında