AP vekilleri: Korkutucu ve endişe verici

Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu üyesi üç milletvekili Türkiye ziyaretleri sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’deki basın özgürlüğü, dokunulmazlıkların kaldırılması, Güneydoğu’daki çatışmalı durum ve AB ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşmasını değerlendirerek Türkiye’nin gidişatının “korkutucu ve endişe verici” olduğunu söyledi.

Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Hollandalı Marietje Schaake (Avrupa için Liberal ve Demokrat İttifakı (ALDE)), Almanyalı Arne Lietz (Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu (S&D)) ile Portekizli Liliana Rodrigues’den (S&D, Portekiz) oluşan “İnsan Hakları Alt Komitesi” heyeti, 16-18 Mayıs arasında Ankara ve İstanbul’u ziyaret ederek, hükümet yetkilileri, HDP, sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve gazetecilerle görüştü. Dün Divan Otel’de bir basın toplantısı yapan AP milletvekilleri, AB ile Türkiye arasında göç ve mülteci anlaşması, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, milletvekili dokunulmazlıkları ve özellikle Güneydoğu’da devam eden insan hakları ihlallerinin geldiği son durumu “endişe verici ve korkutucu” olarak değerlendirdi. Heyet Başkanı Schaake “Gelişimiz, AP’nin Türkiye’deki insan hakları ihlalleri konusuna sessiz kalmadığını gösteriyor. Buradayız çünkü endişeliyiz.  Bu ziyaretimizde AB yanlısı Türkiye vatandaşlarının umutlarını yitirdiklerini gördük, aynı şekilde Avrupa’daki Türkiye’nin AB’ye girmesini destekleyenlerin de umutlarını yitirmeye başladığını görüyoruz. Bu çok üzücü. Ama bu ziyaretimizle biraz da Türkiye’deki insanların AP politikacılarının Türkiye’deki durumla derinden ilgilendiğini göstermek istiyoruz” diye konuştu.  Arne Lietz ise “Ben Doğu Almanya’da doğdum, çok kötü zamanlar geçirdik ve şimdi demokratik bir zemindeyiz. Ve bunlara ortak değerlerle ulaşıldı. Onları bırakamayız. O yüzden hep vurgulayacağız. AB olarak Türkiye’ye pozitif bir yaklaşımımız var. Ben diktatörlükte doğdum, o yüzden nasıl olur biliyorum ve Türkiye’nin gidişatını bu açıdan endişe verici buluyorum” dedi.

Dokunulmazlıklar

Toplantıda yarın TBMM’de oylanacak dokunulmazlıkların kaldırılması konusuna da vurgu yapıldı. HDP, sivil toplum örgütleri ve siyasetçilerle görüşmeler yaptıklarını söyleyen Schaake, “Dokunulmazlıkların kaldırılması çok farklı noktalara gidebilir. Yaptığımız görüşmelerden HDP ve Kürt halkının barışçıl bir rol oynayacağını biliyoruz. Hükümet de bu konuda etkili olsun istiyoruz. Barış görüşmelerinin tekrar başlamasının önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullanırken, Lietz “Durum çok korkutucu. Demirtaş’la görüştüğümüzde eğer yasa geçerse, kendi partisinden 59 kişinin dokunulmazlıklarının kalkabileceğini, yargılanabileceği ve hatta tutuklanabileceğini söyledi. Endişe verici bir durum. Ayrıca Cumhurbaşkanı tarafından parlamenter sistemin zayıflatılmasının hedeflenmesi de çok endişe verici” dedi.

Güneydoğu’daki çatışmalı durum

Heyet,  Güneydoğu’da yaşanan çatışmalar, sokağa çıkma yasakları ve ölümler hakkında da görüşmeler yaptıklarını vurguladı. Leitz, Güneydoğu’daki durumun iç savaşa doğru gittiğini ifade ederek, “Güneydoğu’da ağır bir kriz yaşanıyor.  Aralık’ta bir AP heyeti gelmişti. Ve AP olarak Güneydoğu’daki ölümlerin incelenmesini istedik yetkililerden. Güvenlik yüzünden yüzbinlerce kişi yerlerinden edildi. Bu aslında bir iç savaş durumudur ve bizi cidden çok endişelendiriyor. Ben kendi adıma Avrupa Parlamentosu’nda ve Birleşmiş Milletler’de bu konunun daha fazla gündeme gelmesi ve çözüm bulunması için uğraşacağım. Hayatların yok olması, büyük ölçekli insan hakları ihlalleri, sivillerin acı çekmesi, insani bir felaket ve mimari ve kültürel varlığın imhasıyla neticelenen Türkiye’nin güneydoğusundaki çatışmalar dolayısıyla ciddi endişeliyiz. Her türlü terörü, sivillere karşı şiddet eylemini ve aşırı güç kullanımını kınıyoruz. Derhal ateşkese varılması ve barış görüşmelerinin yeniden başlaması yaşamsal önemde. Çatışmalar sırasında işlenen ciddi insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak kapsamlı ve tarafsız soruşturmaların yapılmasını gerekiyor” diye konuştu.  Schaake ise 10 yıldır Türkiye’yi takip eden bir politikacı olarak çatışma durumunda kişisel olarak Güneydoğu’ya ziyaret ettiğini ama son dönemde AP’nin Güneydoğu’yu ziyaret etme talebinin güvenlik gerekçesiyle geri çevrildiğini söyledi. “Bu durumda AP üyeleri kendi imkanlarıyla ziyarette bulunabilirler ve bulunmalılar. Ama ne yazık ki resmi ziyaretlerde kısıtlama var” dedi.  

Basın ve ifade özgürlüğü

İncelemeleri sırasında Cumhuriyet, Hürriyet gibi gazeteleri ziyaret eden, basın örgütleriyle görüşen ve basındaki hak ihlalleri raporlarını alan heyet, Türkiye’de basının üzerinde çok ciddi baskı olduğunu ve ifade özgürlüğünün toplumun bel kemiği olduğunun altını çizdi. Lietz, “Terör nedir ne değildir artık tanımı kayboldu. Hükümet ve Cumhurbaşkanı kalemle de terör yaratılabileceğini söyledi. Bu söylenebiliyorsa, demek ki o ülkede ifade özgürlüğü yoktur. Alman gazetecilerin Türkiye’ye girmesi de yasaklandı, bu da ifade özgürlüğünün olmadığını gösterir” diye konuştu. 

Vize ve mülteciler

Uzun süredir Avrupa’nın ve Türkiye’nin gündemini kaplayan Suriyeli mülteciler konusu da AP milletvekillerinin gündemindeydi. Mülteciler konusunda birçok görüşme yaptıklarını söyleyen Schaake, Türkiye’nin mülteciler konusunda yaptıklarının takdir edilmesi gerektiğini ama mültecilerin AB’ye vize serbestisi için pazarlık malzemesi yapılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Schaake, “Bizler AP’de bu konuda en çok eleştiriyi yapanlarız. Çok talihsiz bir dönemde AB raporunun ertelenmesini en çok bizler eleştirdik ve çok yanlıştı. Türkiye’nin vize serbestisi talebi mülteci anlaşmasının bir parçası olmadan da geçerli bir taleptir. Ama AB’ye üyelik kriterleri 2013’te belirlenmişti. O yüzden Türkiye’deki siyasiler, sanki bir anda bütün kriterler AB tarafından değiştirilmiş gibi bir algı yaratmamalı. 65 kriter yerine getirildi ama hala 7 kriter var ve süre çok az. Üstelik Terörle Mücadele Kanunu ciddi bir sorun olarak önümüzde duruyor. Ayrıca mülteciler konusunda Avrupa da doğru davranmalı. Anlaşma alelacele imzalandı. Oysa 5 senedir mülteci krizi devam ediyordu ama mülteciler Avrupa toprağına ayak basmadan bu sorunu görmediler” dedi. Lietz ise “Buradaki iki günlük ziyaretin sonucunda, 72 kriterin tam olarak yerine getirilmesi konusunda ümitsiziz. Özellikle terörle mücadele konusunda hiçbir geri adım atılmaz ve yeni bir düzenleme yapılmazsa, durum daha da vahim hale gelir. Bunu AP’de tekrar gündeme getireceğiz” diye konuştu.

Her iki parlamenter de, vize anlaşmasının detaylarının kendileri tarafından da net olarak bilinmediğinin altını çizdi. Schaake, “Ya körlemesine oynanan bir oyun bu ya da taraflar bilerek birbirini şikayet ediyor. Ama Avrupa Komisyonu’nun kriterler konusunda sözünün arkasında duracağını düşünüyorum. Ayrıca bizler bu konularda AP’de hep konuşuyor olacağız” dedi. 

Almanya Meclisi’ndeki Ermeni Soykırımı tasarısı

Avrupa Parlamentosu’nun Almanya temsilcisi Leitz, resmi olarak Almanya Federal Meclisi’nde 2 Haziran’da görüşüleceği açıklanan Ermeni Soykırımı yasa tasarısı için de şöyle dedi: “Türkiye’nin şunu anlaması lazım: Ermeni Soykırımı tasarısının mecliste tartışılacak olması,  Türkiye’ye karşı olunduğu için yapılan öneri ya da tavır değil. 100 yıl önce Osmanlı döneminde Almanya ve Türkiye birlikte hareket ediyordu. Yani Almanya bu işin bir parçasıydı. Ayrıca soykırımı biz kendimiz yaşadık. Bu yüzden Ermeni Soykırımı yasa tasarısı, Federal Meclis’e geldiğinde, aslında bunu kendi sorumluluğumuzu kabul etmek için yapmış olacağız. Türkiye’yi zor duruma sokmak için değil.” 






Yazar Hakkında