Bir günlük yayın yönetmenliğine 14 yıl hapis istemi

Özgür Gündem’e “Nöbetçi Genel Yayan Yönetmenliği” yaptıkları için tutuklanan Fincancı, Önderoğlu ve Nesin için hazırlanan iddianamede savcı 2 yıldan 14 yıla kadar hapis istedi. Öte yandan sivil toplum kuruluşları üç tutuklu için Bakırköy Kadın Cezaevi önünde “Özgürlük Nöbeti” başlattı.

Özgür Gündem gazetesi “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasında birer gün yayın yönetmenliği yaptıkları için 20 Haziran’da tutuklanan İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu hakkında üç ayrı dosyadan üç ayrı iddianame hazırlandı. İddianamede iki yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istendi.

DİHA’nın haberine göre, Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı, Emine Beyza Üstün, İnan Kızılkaya ve Ahmet Aziz Nesin hakkında üç ayrı dosyadan üç ayrı iddianame hazırlanırken, hazırlanan iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Tutuklanmalarının üzerinden henüz iki gün geçmeden savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, adı geçenler için “Örgüt propagandası yapmak”, “Suça tahrik” ve “Suç ve suçluyu övmek” iddiasıyla iki yıldan 14 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Ahmet Nesin hakkındaki iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, diğer isimlerle ilgili iddianame ise 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Mahkemenin iddianameyi Perşembe ve Cuma günü değerlendirmesi bekleniyor. Öte yandan avukatlar bugün tutukluluklara itiraz etti.

Fincancı tecritte

Öte yandan avukatı Meriç Eyüpoğlu, tutuklanarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konulan Şebnem Korur Fincancı’nın tek kişilik hücreye konulduğu duyurdu. Eyüpoğlu, Fincancı’nın kaldığı koğuşu ve şartlarla ilgili olarak, “Çok sıcak, inşaat molozlarının olduğu, ranza dışında masa sandalyenin dahi bulunmadığı bir oda. Koğuşlarda akşam 8’e kadar havalandırma kapıları açık olduğu halde Şebnem Korur Fincancı günde bir saat ve tek başına havalandırmaya çıkacak” açıklaması yaptı.

Özgürlük Nöbeti başlatıldı

Fincancı, Önderoğlu ve Nesin’in hapse konulmasından sonra sivil toplumdan gelen tepkiler de büyüyor. Bugün bir araya gelen 39 sivil toplum örgütü, Bakırköy Kadın Cezaevi önünde “Özgürlük Nöbeti” başlattı.

Cezaevi önünde “Özgürlük Nöbeti, Şebnem, Erol, Ahmet yalnız değildir” pankartı altında başlayan nöbette konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Samet Mengüç, “İnsanların topluca katledildiği, her türlü insani haklardan mahrum bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz. Tüm medya üzerinde baskıcı uygulamalar var. Bu medyalardan biri de Özgür Gündem üzerindeki baskılardır. Üç arkadaşımız mizansen hukuk uygulamalarıyla tutuklandı. Bu dayanışmaya 39 kurum destek vermiş durumda. Bu hak ihlallerine dikkat çekmek istiyoruz” açıklaması yaptı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilcisi Ümit Efe de şunları söyledi: “Makbul insan olmayan insanlar öldürülüyor, hapsediliyor. Üç arkadaşımız tesadüfen seçilmedi. Bu kavga kabulümüz onurumuzdur. Asla yılmayacağız, mücadeleye devam edeceğiz.”

Barış İçin Akademisyenler de nöbette

Barış İçin Akademisyenlerin bildirisine imza attığı için bir süre tutuklu kalan akademisyenler de Özgürlük Nöbeti’ne katıldı. Akademisyen Muzaffer Kaya, “Kısa süre önce bizde içerdeydik. Biz de hakikati söylediğimiz için tutuklandık,  tekrardan hakikati söyleyenler tutuklandı. Şimdi dayanışma sırası bizde. Bize şu mesajı veriyorlar, Kürt illerinde onlarca insan öldürülürken görmeyin diyorlar, susun diyorlar, bunu yapmayacağız! Barış istiyoruz, demokrasi istiyoruz. Güçlü bir dayanışma istiyoruz. Arkadaşlarımızı bu duvarlardan çıkaracağız. O duvarları yıkıp insanları özgürleştireceğiz” dedi.

Akademisyen Meral Camcı da “Bu sefer dışarıdayız, dışarıdan içeriye mesajlar iletiyoruz. İletişim kanallarımızı kapatamayacaklar, bu duvarları yıkacağız yıkmak için uğraşacağız. Bizleri içeri almakla düşüncelerimizi de hapis edeceklerini düşünüyorlar. Düşünceleri hapis etmek mümkün değildir, düşünceler özgürdür” diye konuştu.



Yazar Hakkında