Talat Paşa

CNN Türk'te yayınlanan Tarafsız Bölge programının 21 Aralık'taki bölümünde, konukların arasında Ermeni toplumundan Arev Cebeci de yer alıyordu. Talat paşa isminin okullara ve bulvarlara verilen saygın bir isim olarak kullanılmasının Ermenileri rahatsız ettiğini dile getiren Cebeci,Hasan Pulur'un bugün yayınlanan köşesindeki konuyu belirledi. Pulur yazısında, bir kitaptan alıntılar yaparak Talat Paşa'nın ne denli iyi bir insan olduğunu anlatıyor.

 

Ermeni asıllı T.C. vatandaşı, Talat Paşa’nın adına bile tahammül edemiyordu, televizyonda katıldığı programda “Hâlâ Talat Paşa Caddesi, Talat Paşa Okulu, Talat Paşa Meydanı kullanılıyor, adlarını bile değiştirmiyorlar” diyordu.

Ermeniler “tehcir”den, zorunlu göçten Talat Paşa’yı sorumlu tutarlar, Berlin’de sokak ortasında vurarak öldürmeleri bile onları tatmin etmemiştir.

Bu kin ve intikam, bugün de sürüp gitmektedir, daha da süreceğe benzer.

Acaba, adına dahi tahammül edemeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, “Talat Paşa”yı hiç dinlemiş midir?(*)

* * *

Birinci Cihan Savaşı’na girmek üzereyken, Ermenilerin isyan başlatacakları belli olmuştu, Talat Paşa şöyle der:

“Taşnak Komitesi’nin tanınmış üyelerine ve dostum Erzurum milletvekili Vartkes Efendi’ye, bunlardan vazgeçmelerini, aksi takdirde çok şiddetli tedbirlerle karşılaşacaklarını bildirdim.”

Nafile!

Enver Paşa da, Ermeni patriğini çağırarak ayaklanmayı durdurmalarını, Osmanlı ordusunu arkadan vurmaktan vazgeçmelerini söyler.

Muş, Bitlis ve Van’da ayaklanmalar başlamıştır

* * *

Ermenilerin göç ettirilmesi için “Tehcir kanunu” hazırlanır. Talat Paşa bu kanuna karşıdır, uygulamada kötü sonuçlar çıkmasından endişelidir...

Der ki:

“Birçok acı durumlar göstermiştir ki Hıristiyanların Müslümanlara yaptıkları zulümler, Avrupa’da büyük bir hoşgörüyle, sessiz karşılandığı halde, Müslümanların en ufak bir hareketi gereğinden de fazla büyütülüyordu.”

Bu tespite “hayır” diyebilir misiniz?

Yüz yıl önce de öyleydi, yüz yıl sonra bugün de öyle, Fransa’ya baksanıza.

* * *

“Tehcir”e Erzurum’dan başlanır, Vali Tahsin Bey İçişleri Bakanlığı’na durumu bildirir, Talat Paşa olayı şöyle anlatır:

“Ermenilerin tehcir sırasında Kürtlerin saldırılarına uğradıklarını bildirdi. Valiyi telgraf başına çağırarak, yardım için orduya başvurmasını ve saldıranları da şiddetle cezalandırmalarını emrettim.”

BDP Muş Milletvekili Kürt asıllı Sırrı Sakık’ın bilgisine sunulur.

Ona göre Türkler, soykırımdan suçludurlar da...

* * *

Talat Paşa tehcir olayını şöyle noktalar:

“Gerek göç ettirmeler, gerek isyan yüzünden Ermeniler çok kayıp vermişlerdir. Bunu itiraf etmek gerekir. Ancak doğu illerindeki Müslümanların da, Ermeni vatandaşlarımız yüzünden aynı oranda kayıplara uğradıkları bir olgudur.

Rusların Van’ı, Bitlis’i, Muş’u ve Erzurum’u işgali sırasında yapılan (Ermenilerin yaptığı) bizzat Ruslar tarafından itiraf olunan zulüm ve cinayetler o derece vahşice işlenmiştir ki (...) Göçen 600 bin kişi (Müslüman) ölmüştür.”

* * *

“Talat Paşa”nın anılarını hazırlayan değerli ve önemli araştırmacı Alpay Kabacalı şöyle der:

“Talat Paşa kişiliği ve eylemleriyle tarihteki yerini almıştır. Yakın tarihin günümüze kadar yansıyan çekişmeleri, hatta kimi siyasi gelenekler nedeniyle, bugün de kimilerince yerin dibine batırılmakta, kimi çevrelerce de göklere sığdırılmamaktadır. Artık onun tarih içerisindeki yerine oturtulması gerekir. Tarihi olaylar ise kişisel eğilimlere göre değil, bilimin gözlüğüyle incelenip değerlendirilmelidir.”

Keşke bunu becerebilsek, sokağın, caddenin, okulun adıyla uğraşarak değil.

————————

(*)Talat Paşa’nın anıları, İş Bankası Yayınları...

http://gundem.milliyet.com.tr/talat-pasa/gundem/gundemyazardetay/28.12.2011/1481184/default.htm

 

Kategoriler

Güncel Basın