‘Müteşebbis Heyet’in kurulmasıyla süreç resmen başlar’

1 Haziran Perşembe günü Kumkapı Meryem Ana Kilisesi’nde yapılan Hraşapar (Karşılama) ayiniyle Değabahlık görevine resmen başlayan Başepikopos Karekin Bekçiyan’la Patrik seçimi süreci ve Ermeni toplumunun sorunları üzerine konuştuk.

Değabahlığınızın kabulüyle ilgili devletten size herhangi bir resmi yazı geldi mi?

Devletten resmi herhangi bir mektup ya da yazı gelmedi. Sadece sözlü olarak geldi fakat Patrik Vekili olan Aram Sırpazan istifasını yayınladıktan sonra devlet bunu dikkate alacaktır. Benim tahminimce değabahlık görevim birkaç ay içerisinde sona erer. İnşallah herkes olumlu yaklaşır alınan kararlara. Ne kadar çabuk olursa hepimiz için o kadar iyi. Müteşebbis heyeti bütün semtlerdeki listeleri hazırlayacak, ona göre delege sayısını belirleyecek. Delegeler belirlendikten sonra seçim yapılacak. 

Devir teslim ne zaman yapılacak ?

Devir teslim süreci Ermenistan’dan geldikten sonra istişare toplantısında ele alınacak. Toplantıda kararlar verilecek, gündemimizde olan önemli konular konuşulacak. İlk ele alınması gereken konu ise devir teslim süreci ve Müteşebbis Heyeti’nin kurulması. Şimdi tabii ki onlar olmadan önce yapılacak başka şeyler de var, o şeyler Aram Sırpazan’la ilgili. Aram Sırpazan’la da bir toplantı yapmamız ve bazı işlemleri yerine oturtmamız gerekiyor. Bu toplantı en erken üç hafta sonra olabilecek bir toplantı. Ayrıca Mali Komisyon üyeleri, devir teslim sürecinin başında olacak.

Devir teslim sürecinden sonra Aram Sırpazan hangi konumda olacak ? 

Kendisi zaten açıklamalarıyla kendi konumunu belli etti, ben buraya geldikten ve Hraşapar töreni gerçekleştikten sonra Patrikhane’nin yönetimini bana devredeceğini beyan etti. Bu da demek oluyor ki; bugüne kadar işgal ettiği görevden ayrılıyor ve artık genel vekil olma sıfatını bir tarafa bırakıyor. Aram Sırpazan’ın görevi Türkiye Ermeni Patrikhanesi’ne bağlı bir episkopos. Kendi açıklamasında yaptığı ‘Lusarebedlik’ görevi de konuşulacaktır. Hiç kimse kendi konumunu kendisi belirleyemez; toplantılar yapılır ve görev verilir.  

Patrikhane’den Aram Sıprazan’ın istifasına ilişkin bir açıklama yapılacak mı ? Böyle bir açıklamaya gerek var mı ? 

Kendisi istifa ettikten sonra, gazetelerde ve patrikhaneden bir bildiri yayınlanacaktır. Böyle bir şeye gerek var, yalnız bu işlerin böyle bir hamlede olmaması lazım. Benim mizacım gereği kimseyi incitmeden bu işleri halletmekten yanayım. Eğer bu işleri bu şekilde halledersek mümkün olduğu kadar fazla insan kazanmış oluruz.  

Müteşebbis Heyeti ne zaman oluşacak ? 

Üç hafta sonra tekrar İstanbul’a döndüğümde Müteşebbis Heyeti oluşturulacaktır. Tabii ki bu konu hakkında devlete de haber vermemiz, prosedürlere uymamız gerekiyor. Ondan sonra zaten devletle işlemler resmen başlamış oluyor. Şimdiye kadar olan olaylar, aşağı yukarı iç tüzük ve iç hukukla ilgili konular, fakat Müteşebbis Heyeti kurulması için devlete bildirilecektir. Bu aşamadan sonra süreç resmen başlayacaktır.  

Patrikliğe aday olmayı düşünüyor musunuz? 

Bunu seçimler yapılacağı zaman düşüneceğiz. Müteşebbis Heyet kurulmasından sonra tarih saptanacak. Bunlar bir yana, aynı zamanda patrik aday listelerinin de hazırlanmasına başlanacak. Kimlerin patrik olabileceği belli; Türkiye doğumlu ya da baba tarafından Türkiye doğumlu olma şartı var. Şartlara uygun olan sırpazanlara mesaj yazılacak, geri dönüş beklenecek. İçlerinden hangisi aday olmak istiyorsa listeye alınacak, içlerinden 3 kişi ruhani kurulda konuşulacak ve onaylandıktan sonra seçime katılabilecekler. 

Patrik Seçimi için yeni bir tüzüğe ihtiyaç var mı? 

Yapılacak patrik seçimi geçen seçimde nasıl olduysa öyle olacak. Devlet tarafından hazırlanmış olan ya da yol gösteren bir harita var ortada. Amaç patrik seçmek, kimseyle ters düşmek değil. Yeni patrik seçildikten sonra eğer başka bir tüzüğe ihtiyaç varsa her şey göz önünde bulundurularak yeni patrik kim olursa onun sorunu olur.

Peki size göre günümüzde Ermeni toplumunun sorunları nedir? 

Ermeni toplumunun başlıca sorunu, burada Ermeni olarak varlığını devam ettirmesi. Bunu temin etmek için okullarla ilgili düzenlemeler yapılabilir, halk bilinçlendirilebilir. Amaç, toplumun varlığını Ermeni olarak devam ettirmesi. Bunun altını çiziyorum, Ermeni olarak yaşayan birisi yalnız Türkiye’de değil bütün dünyada da öyledir. Yaşadığı ülkenin kanunlarına ve kurallarına saygı göstererek kendi varlığını devam ettirmelidir. Eğer bunu temin edebilirsek ilk iş o olur, bunu yapmak için de halk arasında toplantılar, seminerler düzenlemek gerekir. 

Ayrıca okullarımızdaki öğrenci sayısı gün geçtikçe azalıyor. Okullarımızda okuyan öğrencilerin sayılarını yükseltebilirsek birinci hedefi destekleyen bir adım olur. Her aile kendi çocuğunun iyi bir eğitim almasını ister, bunun için yabancı okullara müracaat ediyorlar ve yüksek paralar ödüyorlar. Üstelik bu paraları bizim okullara verebilirlerse, tabii okullarımızın eğitim seviyesini yükseltmesi şartıyla, çok daha iyi bir konuma gelebiliriz. Bu konuyu da okul yöneticilerinin çözmesi lazım. Bundan yıllar önce Ermeni okulları yüksek seviyede eğitim veriyordu ve herkes çocuğunu Ermeni okuluna yazdırıyordu. Şimdiyse durum çok farklı.

Bunun yanında, öğrenci sayısının eksilmesi de göçlerden kaynaklanıyor. Halkın bir kısmı göç etti, kalanların çocuklarının iyi bir eğitim görmesi için bu sorunları yola koymak lazım. Bu sorun, yeni patrik seçildikten sonra önüne konulacak önemli bir sorun. Bir de kiliselerin ve din görevlilerinin eğitimi sorunu var. Onlara halkla nasıl ilişki kuracakları yönünde birtakım bilgiler aşılanabilir. İnsanların kiliselerle ilgili de sorunları var. Mesela düğün, vaftiz ve cenaze gibi merasimlerde ödenmesi gereken paralar... Halk bu paraları yüksek buluyor, bunları bir yola koymak için başka bir sistem yaratılabilir belki. Aynı düzeyde, herkese aynı şeyi tatbik etmek gibi bir sistemi getirilebilir. Fakat bunun yanında halk ilave istiyorsa bunu da kendisinin düşünüp kendisinin karşılaması gerekiyor. Ben gösterişe karşıyım, gösteriş yapılmasına hiç gerek yok. Düğün olacaksa, o düğüne büyük paralar ödeyip gösteriş yapılmaması gerekir. Bunlar güzel şeyler değil, bunlar insanı yıpratır. Esasına bakmak lazım; düğünün esası nedir? Ayinin düzgün bir şekilde yapılmasıdır, sonra düğün yapılmış sayılır. Gösterişli şeylere gerek yok. Bizler, halkımıza bunları ne kadar telkin edebilirsek o kadar iyi olur. Gösteriş yapılması yerine o paraları hayır kurumlarına bağışlasınlar...

Bir diğer sorun ise vakıf seçimleri. Vakıf seçimleri devletin sorunu, devlet karar verir hangi gün olacağına ve biz böylece seçimlere girebiliriz. Seçimin nasıl yapıldığı hakkında fazla bilgim yok tabii ama araştırma yapacağım. Ancak ilk önce devletin karar vermesi lazım.

Bekçiyan için karşılama ayini

Türkiye Ermenileri Patrikliği Değabahı Başepiskopos Karekin Bekçiyan, Hraşapar ayiniyle yemin ederek göreve başladı. 

Türkiye Ermenilerinin yeni patrik seçimi için süreci yönetecek olan Almanya Ermenileri Ruhani Önderi Karekin Bekçiyan, 1 Haziran Perşembe günü İstanbul’a geldi. Bekçiyan, Atatürk Havaalanı’nda Vakıf Başkanları ve yöneticileri tarafından karşılandı. Bekçiyan aynı gün Kumkapı Meryem Ana Kilisesi’nde 

Hraşapar (Karşılama) ayiniyle yemin etti.  Ayinee, Patrikhaneye bağlı ruhanilerin yanı sıra yaklaşık 300 kişi katıldı. Bekçiyanın seçilmesinden sonra da Hraşapar ayini yapılmak istenmiş ancak ayine ruhaniler katılmamış, kilise kapısı da bir süre kapalı tutulmuştu.

İlk olarak Bekçiyan’ı selamlayan Başepiskopos Aram Ateşyan, Değabah Bekçiyan’a seçim sürecini sorunsuz yönetebilmesi için dua etti. 

Bekçiyanın kilisede vaazını  Ermenice yaptı. Hemen ardından vaaz Türkçe okundu. Bekçiyan vaazında şunları söyledi:

“Halk sonunda sesini yükseltti ve duyurdu. Uzun meşakkat ve müzayaka yıllarından sonra Tanrı’nın çocukları sükûna ve huzura kavuştu. Bundan sonrası bize bırakılmıştır. Dünya Ermeni Toplumu içinde pek çok nedenle özel bir yere sahip olan Türkiye Ermenileri, bundan sonra da iyinin ve doğrunun yanında yer alarak, geleceklerini, geleneklimize, kilise göreneğine ve insani ahlaka göre şekillendirmekte kararlı olamaya devam edecektir. Bundan asla kuşku duymuyorum.

Kötülüklerden kurtulmak Tanrı’nın inayetiyle mümkündür. Ve Tanrı burada, bu kutsal mekanda, inayetini bizlerden esirgememiştir. Şükran duymalı ve ona layık olmaya çalışmalıyız. Yapılacak çok iş var onarılacak çok yapı, kazanılacak çok kalp var. Tanrı’nın yardımı ve sizlerin dualarıyla bunları başaracağız. 

İnançla ve inatla davrandınız. Bu güne ulaşmak büyük ölçüde cemaatimizin sarsılmayan iradesiyle mümkün olmuştur. 

Benim gibi siz de bunu asla unutmayınız. Ümidinizi ve inancınızı asla yitirmeyiniz. 

Ben de sizin gibi bir fert, ölümlü bir insanım. 

Halk olmadan lider, sürü olmadan çoban olmaz. 

Ve siz çobana yol gösteren oldunuz.

Büyük bir şairin söylediği gibi, ‘Gecenin içinde bir sis çanı’ gibi, gemilerin batmasını engellediniz, ruhlara yol gösterdiniz. Tanrı’ya şükürler olsun

Daha işimiz yeni başlıyor. 

Unutmayınız ki, ‘kaybolmuştu bulundu’ kutsal kitabımızın sözüdür. 

Kaybolanları bulacağız. 

Kazanacağız.

Son sözler olarak, bu süreçte benim değil, seçilen Değabahın yanında yer alan, geleneklerimizin, göreneklerimizin, kilise ahlakının ayaklar altına alınmasına göz yummayan başta kilisemizin değerli mensupları olmak üzere tüm halkımıza, bu kutsal ilkelerin destekçisi herkese yanımızda saf tutan- tutmayan tüm vakıflarımıza, toplumun topluca sesini yükseltmesine önayak olan (Düşünce Platformu) gibi oluşumlara, yanımdan hiç ayrılmayan benim sevgili Tıbrevank’lı kardeşlerime, yöneticilerimize, Avedaran’ı olması gereken yerde, baş üstünde tutan değerli oryort ve diginlerimize şükranlarımı sunmayı kutsal bir görev sayıyorum.

Devletimiz bizim dinimize, geleneklerimize 1600 yıllık kilisemizin ahlak ve göreneklerine saygılı davranmıştır ve davranmaktadır. 

Bizim de yurdumuzun asli vatandaşları olarak, geçmişte olduğu gibi, devletimizin hukukuna ve yasalarına, varlığına, huzur ve bekasına saygıyla katkıda bulunmak hem borcumuz hem de görevimizdir.

Bu vesileyle 85. Patrik Seçimimizin seçilmiş Patik Kaymakamı olarak, son dönemde devlet büyüklerimizin gösterdiği anlayış ve yaklaşımı memnuniyetle karşıladığımızı özellikle belirtmek isterim. Başta Sahak Episkopos olmak üzere tüm din kardeşlerime kuşkusuz teşekkürü bir borç sayarım. 

Onlar seçimimde bana verdikleri oylarla omuzlarıma bu onurlu Değabahlık görevini yüklediler.

Kardeşim Sahak Sırpazan ilk adımı atarak seçim sürecini başlattı. 

Değabahlık seçimi vesilesiyle ortaya çıkan bazı bürokratik engelleri bertaraf etme için gayret gösteren bütün arkadaşlara, özellikle de VADİP adıyla bilinen Ermeni Vakıflar Topluluğunun Başkanı sayın Bedros Şirinoğlu’nu çabalarından dolayı tebrik etmek isterim. 

Bu yönde iyi niyetleriyle yoldaki pürüzleri temizleyip barış ve kardeşlik iklimini yaratan herkese müteşekkirim. 

Çoğunluğun sesi Tanrı’nın sesidir. 

Gerek 15 Mart’a giden süreçte gerek sonrasında cemaat mensupları olarak sesinizi duyurdunuz.

Şimdi sıra kilisemizin adet ve usullerine göre 85. Patriğimizi seçmeye geldi. 

Benim asli görevim bu seçimin huzur ve güven içinde, geleneklerimize uygun bir şekilde gerçekleşmesini temin etmektir. 

Tanrı hepimizi korusun ve yardımcımız olsun.”



Yazar Hakkında

1992 İstanbul doğumlu. Agos foto-muhabiri. Ermeni toplumu gündemi, sosyal etkinlikleri ve yaşamı üzerine haberler yapıyor.