Gülümsemesi unutulmayacak

Bawer çakır, geçtiğimiz hafta aramızdan ayrılan Robin Williams'ı 'Derkenar' için yazdı.

BAWER ÇAKIR
bawercakir@gmail.com

“Yaklaşın. dinleyin! Duyuyor musunuz? Carpe… Carpe… Carpe diem… Yaşadığınız günü kavrayın, çocuklar. Hayatınızı olağandışı yapın!”

Tutkulu ve sıradışı edebiyat öğretmeni John Keating’e hayat veren Robin Williams öğrencilerine böyle diyordu! Tutkuyla!

Sinema tarihinin en iyilerinden biri miydi bilmiyorum. Ancak izleyenlerin üstünde bıraktığı etki nedeniyle en önemli filmlerinden biriydi, ‘Ölü Ozanlar Derneği’.

Depresyon ve intihar

Geçen pazartesi gecesi, Ölü Ozanlar Derneği’nin John Keating’i ,Oscar ödüllü oyuncu Robin Williams, ABD’nin Tibüron kentindeki evinde ölü bulundu. Yetkililer uzun süredir depresyonda olan Williams’ın intihar ettiğinden şüpheleniyorlar. Hiç kimsenin inanmak istemediği, ölümü yakıştıramadığı, kahkahaları ve gülen gözleriyle hatırladığı bir isim...

Robin Williams iyi bir oyuncu muydu bilmiyorum. İyi oyunculuğun kriteri nedir, bu konuda konuşacak isim ben değilim. Lakin tıpkı ‘Ölü Ozanlar Derneği’ gibi Williams da iz bırakan bir isimdi. Oynadığı filmlerde hayat verdiği karakterler söyledikleriyle, bakışlarıyla, yaptıklarıyla ya da gülüşleriyle hayatlarımıza dokunup sonsuzlaştılar...

‘Good Morning Vietnam’ın Adrian Cronauer’i, ‘Cadillac Man’in Joey O'Brien’i, ‘Good Will Hunting’in Sean Maguire’i, ‘Mrs. Doubtfire’in çocukları için her şeyi yapan babası, ‘Jumanji’nin Alan Parrish’i, Patch Adams ve daha niceleriyle hafızamıza kazınan büyük bir oyuncu artık yok. Depresyona girdiğimizde izlediğimiz filmleriyle bize tekrar yaşam enerjisi veren adam, ne yazık ki düştüğü kuyudan çıkamadı.

‘World’s Greatest Dad’ filminde hayat verdiği Lance karakteri şöyle diyordu:

'Hayatta en kötü şey yalnız bir insan olarak ölmektir diye düşünürdüm. Değilmiş. En kötü şey, yapayalnız hissetmene sebep olan insanlarla bir aradayken ölmekmiş…'

Sinema yazarı Cem Altınsaray, oyuncunun bir röportajında kendisine sorulan bir soruya bu yanıtı verdiğini yazdı Facebook’ta.

Depresyon ağzımızda sakıza dönmüş, giderek ciddiyetini kaybetmeye başlamış olsa da şaka değil, ciddi bir hastalık. Tedavisi mümkün bu hastalığı major derecede yaşayanlar için imdat demek, çevresindekilerden yardım istemek çok kolay değil. Depresyonda olan insanları, boyutu ne olursa olsun ciddiye almak, onları duymak ve en önemlisi destek olmak gerekiyor. Belki de uzatacağımız bir el, sevdiğimiz bir insanın hayata tekrar tutunmasına vesile olacak...

Nihayetinde Peter Pan Neverland’a geri döndü. Ardında çok sayıda tekrar tekrar izlenesi film bıraktı. Dünyanın en iç açan gülümsemelerinden biri ona aitti.

O gitti! Geride kalanlar için Carpe Diem!

Kategoriler

Kültür Sanat Sinema