Devlet yardımıyla olmaz, işbirliği şart

Ermeni okullarındaki bütçe açığı sorununun nasıl çözüleceği belirsizliğini korurken, mevcut tabloyu vakıf yöneticileriyle konuştuk.

Ermeni toplumunda okul bütçelerinin denkleştirilmesi için düzenlenen sevgi sofralarında, son dönemde, istenen maddi desteğe ulaşılamıyor. Bu yıl yapılan sevgi sofralarında, maddi açığın yalnızca yarısının kapatılabilmesi, okulu olan vakıflar başta olmak üzere, Ermeni toplumunun genelinde endişe uyandırıyor. Ortaköy Surp Asdvadzadzin Kilisesi Vakfı’nın, her okulun bütçe açığının %5’ini karşılaması kurumların yükünü bir nebze azaltsa da, bu destek de artık yeterli olmamaya başladı. Sevgi sofralarına katılan hayırseverler arasına yeni isimlerin katılmaması ve ülkenin ekonomik verilerindeki gerilemenin hayırseverlerin yardımlarına da yansıması, bu noktaya gelinmesinde etkili oldu. Beyoğlu Üç Horan Vakfı’nın hiçbir kuruma destek vermemesi de Ermeni toplumunda tepkiye yol açıyor. Okullardaki bütçe açığı sorununun nasıl çözüleceği belirsizliğini korurken, mevcut tabloyu vakıf yöneticileriyle konuştuk.

“Bağışlar öncelikle eğitim için harcanmalı”
Monik Ergan (Topkapı Nigoğayos Kilisesi Vakfı Başkanı): 

“Cemaat bireylerinin ve zengin vakıfların artık ellerini taşın altına sokmaları gerektiğini düşünüyorum. Bazı vakıflar paraları olduğu halde destek vermiyor, bu çok rahatsız edici bir durum. Maalesef, zengin vakıflar, maddi geliri yüksek olmayan vakıflara gerektiği kadar yardım etmiyor. Ben artık el açmaktan bıktım. Bu durum, cemaatimiz içinde yardımlaşmanın olmadığını resmen gösteriyor. Cemaatimizin en büyük problemi eğitim. Toplanan bağışların büyük kısmı eğitim için kullanılmalı. Hayırseverlerimiz, sevgi sofralarında, eğitime katkı sağlansın diye bağış yapıyorlar.” 

“Devlet yardımı keselerimizin sıkıştığının resmi kanıtı”
Mesut Özdemir (Bakırköy Surp Asdvadzadzin Kilisesi Vakıf Başkanı):

“Şu an için en büyük katkı, devletten gelen eğitim desteği. Velilerin yaptıkları bağış ciddi oranda düştü. Velilerde, ‘Devlet bir öğrencinin bütün masraflarını karşılıyor’ algısı var. Oysa devletin yaptığı yardım sadece öğrencilerin eğitim masrafını kapsıyor, okulun giderlerini değil. Eksik kalan meblağı velilerden istiyoruz. Devlet yardımı, artık keselerimizin sıkıştığının resmi kanıtı olması nedeniyle de iyi bir gösterge oldu. Bütçe sıkıntısı, önceki yıllara nazaran çok büyük. Son dönemde, hayırseverlerden, eskiden topladığımız miktarın yarısını toplayabildik. Sonuçta hayırseverlerimizin profili değişmiyor. Ufak tefek yardımları olanlar da ellerini çekince, iş iyice içinden çıkılamaz hale geliyor. Bu konuda mutlaka önlem alınmalı. Geçen yıl, 450 bin TL olan bütçe açığı denkleşmişti. Bu yıl ise, 700 bin TL’lik bütçe açığının 400 bin TL’lik kısmı sevgi sofrasında toplanabildi. Vakfın yeni okul binasının inşası devam ediyor. Bakanlık’tan gelecek yardımın ise 1 milyon TL olması bekleniyor.”

“Çözüm için bütün okul ve vakıflar birlikte masaya oturmalı”
Hrant Moskofyan (Meryem Ana Kilisesi Vakıf Başkanı): 

“Bu, önceden görünüp tedbir alınması gereken bir durumdu. Ekonomik zorluklar ve hayırseverlerin sayıca artmaması sonucunda bu sorunlarla karşılaşıyoruz. Bezciyan Okulu’nun maddi durumu zaten belli. Okulumuzda okuyan bazı öğrencilerin velileri okul masraflarını karşılayamaz halde. Bu öğrenciler ailelerinden ücret talep edilmeden, devlet yardımıyla eğitim görüyorlar. Kimseyi herhangi bir bağış yapma zorunluluğunda da bırakmıyoruz. Bütün okul ve vakıflarla bu konu için birlikte masaya oturup konuşmamız gerek. Devletin yaptığı katkı vakfımız ve okulumuz için çok faydalı oldu. Geçen yıl 600 bin TL açığın 550 bin TL’lik kısmı toplanmıştı; bu yıl ise 590 bin TL’lik açığın 400 bin TL’sini topladık, 300 bin TL de devlet katkısı oldu.” 

“Devlet yardımı konusunda bilgilendirme yetersiz oldu”
Sarkis Çavuşyan (Feriköy Vartanants Kilisesi Vakıfı Başkan Yardımcısı):

“Madağlarda beklenen yardımların toplanamadığı ve bütçe açığının kapanmadığı bir gerçek. Burada öncelikle, yaşadığımız ekonomik sorunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Devletin yaptığı katkı konusunda bilgilendirme yetersiz oldu. Dolayısıyla veliler ‘Devlet çocuğumun eğitimini karşılıyor, benim de okula bağışladığım para cebimde kalsın’ düşüncesinde. Halkın bu konuyu idrak etmemiş olması madağlardaki bağış oranlarını etkiledi. Önümüzdeki yıllarda devlet katkısının içeriği konusunda özel bilgilendirme etkinlikleri yapılması gerekiyor, zira bu algı devam ederse durum iyice kötüye gidecek. Geçen yıl 780 bin TL açığımız vardı ve kapatılmıştı; bu yıl ise 970 bin TL açığımızın 450 bin TL’lik kısmı madağda toplandı, devletten de 420 bin TL geldi.” 

Kategoriler

Toplum Vakıflar Dernekler

Etiketler

milli eğitim Madağ


Yazar Hakkında

1992 İstanbul doğumlu. Agos foto-muhabiri. Ermeni toplumu gündemi, sosyal etkinlikleri ve yaşamı üzerine haberler yapıyor.