Dünya çapında her üç çocuktan birini etkileyen kurşun zehirlenmesinin temel kaynaklarından biri, güvenli alternatifleri olmasına rağmen boya ve gıdalarda pigment olarak kullanılan toksik kurşun kromat bileşikleridir.
Pigmentler, yüzeylere, eşyalara, malzemelere renk veren kimyasal bileşiklerdir ve boya, mürekkep, plastik gibi birçok endüstriyel üründe kullanılır. Kurşun kromat, boyalarda "krom sarısı" olarak adlandırılan rengi veren kurşun ve kromdan müteşekkil bir bileşiktir.
2026 yılı Ocak ayında yayımlanan bir araştırmada, kurşun kromat pigmentlerinin küresel ticaretinin Hindistan merkezli şirketlerce kontrol edildiği belirtiliyor. Ancak araştırmada, ABD, Kanada ve İspanya gibi yüksek gelirli ülkelerin, oluşturdukları sağlık zararları nedeniyle bu yüksek derecede toksik etkili bileşiklerin kullanımını kendi iç piyasalarında yasaklamış olmalarına rağmen, bu tehlikeli maddeyi kontrol ve denetim kapasitesi düşük ülkelere ihraç etmeye devam ettikleri de vurgulanıyor. Sadece bu ihracat hacminin bile en az iki milyon çocuğu zehirleyebilecek düzeyde olduğu da araştırmada yer alan bilgiler arasında…
Kurşun, çocuklar için güvenli bir sınırı olmayan ve az miktarda bile olsa gelişmekte olan beyin ve sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlar bırakan çok güçlü bir nörotoksindir. Çocukların bu tip toksik kimyasal maddelere karşı yetişkinlere göre çok daha savunmasız olmasının temel sebebi, kan-beyin bariyerlerinin henüz tam gelişmemiş olması nedeniyle toksik maddelerin beyne daha kolay ulaşması ve hızlı çalışan metabolizmalarının kurşunu adeta bir sünger gibi emip kemik ve dokulara hızla yaymasıdır.
Çocukların metabolizması yetişkinlerden farklı olduğu için, yetişkinleri etkilemeyen düşük dozlar bile çocukların zekâ gelişimini, bilişsel becerilerini ve sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Kurşun, çocuklarda IQ düşüşü, dikkat azalması, öğrenme güçlüğü, yürütücü işlev bozuklukları, davranış sorunları ve gelişimsel gecikmelere yol açabilir. Konuşma ve işitme ile ilişkili sorunlar da görülebilir. Düşük düzeyde maruziyet bile etkili olabildiğinden, okul başarısı ile okuma, matematiksel düşünme, dikkat toplama ve genel öğrenme kapasitesi olumsuz etkilenebilir. Bu olumsuz etkiler, yaşam boyu sürebilen kalıcı hasarlara yol açabilir.
Birçok ülkede yasaklandı
Kurşun maruziyetinin bilişsel yetenekler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle, yüksek ve düşük gelirli ülkelerdeki çocuklar arasında gözlenen akademik beceri ve öğrenim düzeyi farkının yaklaşık beşte birinin kurşun maruziyetinden kaynaklandığı tahmin ediliyor.
Bütün bu nedenlerle, kurşun kromat kullanımı çocuk sağlığını korumayı esas alan pek çok ülkede yasak.
Örneğin, İsveç’te kurşun kromat kullanımı 37 yıldır yasaktır. Ayrıca İsveç, 2016 yılında, daha güvenli alternatifler mevcutken kanserojen ve toksik kurşun kromat bileşiklerinin kullanımına izin verilmemesi gerektiği gerekçesiyle Avrupa Komisyonu’na karşı dava açtı.
İsveç’in başvurusu üzerine açılan davada Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 2019 yılında kurşun kromat pigmentlerinin satışına ilişkin iznin hukuka aykırı olduğuna karar vererek İsveç lehine hüküm verdi. Mahkeme kararında, kurşun pigmentlerine alternatif toksik olmayan malzemelerin on yıllardır kullanıldığını ve piyasada yaygın biçimde bulunabildiğini de belirtti.
Özetle, “gelişmiş” olarak nitelenen pek çok ülkede, çocuk sağlığı açısından oluşturduğu ciddi tehdit nedeniyle kurşun kromat bileşiklerinin kullanımı yasaktır. Buna karşılık, bu bileşiklerin “gelişmemiş” ülkelere ihracatı serbest bırakılmaktadır.
Türkiye'deki durum
Kurşun kromat kullanımı bakımından Türkiye’deki tablo ise son derece kaygı vericidir.
Türkiye’de 2000’li yılların başında ortalama 500 ton seviyesinde olan kurşun kromat ithalatının, günümüzde 1800-2000 ton seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Türkiye’nin ithalat yaptığı başlıca ülkeler Hindistan, Kanada, Çin ve Kolombiya’dır. İthal edilen kurşun kromat bileşiklerinin, ağırlıklı olarak boya ve plastik sektöründe kullanıldığı düşünülüyor.
Türkiye’de çocuk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturan kurşun kromat bileşiklerinin ithalatındaki bu çarpıcı artış, çocuklarımızın bilişsel gelişiminin ve geleceğinin ciddi biçimde riske atıldığının açık bir göstergesidir.
Kendi çocuklarını korumak adına bu nörotoksik maddeyi yasaklayan ülkelerin, denetim mekanizmaları zayıf ülkelere kurşun ihraç etmeye devam etmesi, meseleyi salt bir ticari kazanç odağından çıkarıp küresel bir etik soruna dönüştürüyor. Ancak bu ağır vebali sadece ticareti yapana, bu işten kazanç sağlayana yüklemek yeterli değil. Asıl sorumluluk ve etik dışı tutum, bu zehrin ithalatına geçit veren, kullanım alanlarını denetimsiz ve başıboş bırakan siyasal iktidarlar aittir.
Bu maddelerin çocuk sağlığına verdiği zarar on yıllardır bilinmesine ve güvenli alternatifler bulunmasına rağmen ülkemizde kurşun kromat kullanımına hâlâ göz yumulması, üstelik kullanım miktarının yıldan yıla artırılması, bir neslin bilişsel gelişimi ile sağlığının ekonomik çıkarlar uğruna gözden çıkarılması anlamına geliyor.
Yapılması gereken en acil adım, bu toksik maddenin ithalatının ve kullanımının tamamen yasaklanmasıdır.
Bu adım zaman kaybedilmeden atılmalıdır.
Çocukları korumak bir tercih değil, siyasal iktidar ve ilgili kamu kurumları açısından anayasal bir yükümlülüktür. Elbette biz yetişkinler için de hem bir ahlaki ödev ve hem de bir etik sorumluluktur.
Çocukların kendilerini savunamadığı böylesi bir sorun karşısında, onların sağlığını ve gelişim hakkını her türlü ticari kaygının üzerinde tutmak en temel insani sorumluluklardan biridir.
Bu nedenle çocuk sağlığını koruyan önlemlerin gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerekiyor.
NOT: Çocuklarda bilişsel gelişimi gerileten gelişim bozucu toksik kimyasal maddeler hakkında daha fazla bilgi almak, bu sorunun ülkemizdeki boyutlarını anlamak ve neler yapılması gerektiğini, yerel ve kamusal çözümlerin neler olabileceğini daha detaylı öğrenmek için BAYETAV vakfının şu raporuna bakınız: “Kurşuna Karşı Bir Öğün: Çocukları Gelişim Bozucu Toksik Maddelerden Korumak ve Eğitim Adaletini Güçlendirmek”




