HEYBELİADA RUHBAN OKULU
54 yıl önce kapanan okul açılır mı?
Tarih 1971’i gösteriyordu. 20 yıldır süre giden Kıbrıs davası Türkiye-Yunanistan arasında ipleri geriyor, iki ülke arasındaki ilişkiler her geçen gün başka bir boyuta geçiyordu. Türkiye, Kıbrıs’ın taksimi konusunda kararlılığını sürdürürken yarım asır sonra dahi tartışma yaratacak karar için tüm taraflar aynı soruyu soruyordu: Türkiye Cumhuriyeti tarafından kapatılan Heybeliada Ruhban Okulu açılacak mı?
19. yüzyılda Balkanlar’daki milliyetçilik dalgasıyla beraber yeni bağımsız ülkeler birer birer kurulurken peşi sıra kiliselerde kendi içinde bağımsızlıklarını ilan ederek, Patrikhane’den kopmaya başladı. Bu süreç itibariyle Patrikhane’nin en büyük sorunu “Ruhban sınıfı” oldu. Patrikhane, sadık ruhbanlar yetiştirmek için 1844’te Heybeliada Ruhban Okulu’nu açtı. Padişah Abdülmecid’in fermanıyla kurulan ve kilisenin ruhban ihtiyacını karşılayan Heybeliada’daki tarihi okul, 127 yıl boyunca eğitim verdiği süreçte Patrikhane’ye bağlı olsa da dönemin ilgili mevkilerinin denetimi altındaydı. Cumhuriyet ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanan ve Bakanlığın müfredatı kapsamında eğitim veren okul, 1971 yılında, 1965’te çıkan 625 sayılı kanun ile açılmış özel yüksek okulların devletleştirilmesi gerekçesiyle kapatıldı. 54 yıl önce Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kapama kararının ardından Heybeliada Ruhban Okulu artık siyaset sahnesindeki yeri almıştı.
Son yarım asırda azınlık haklarının en kronik sorunu haline Heybeliada Ruhban Okulu, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde defalarca siyasi koz olarak kullanıldı. Açılmalı, açılmamalı tartışmalarının ortasında kimi zaman “ılımlı” yaklaşımlar sergilense de Türkiye kartını oynuyor ve kozunu “Karşılıklık ilkesi” üzerinden gösteriyordu. Amerika Birleşik Devleti (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) yakından ilgilendiği bu konu, Türkiye’nin elinde tuttuğu önemli siyasi avantajlardan biriydi.
Yeniden açılması girişimleri
Okulun kapanmasından 26 yıl sonra ilk adım Patrik I. Bartholomeos tarafından atıldı. 1996’da dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’a bir mektup yazan Patrik Bartholomeos, Patrikhane’nin ruhban ihtiyacına dikkati çekerek, kendisinin de mezun olduğu okulun açılmasını talep etti. Dışişleri Bakanlığı’nın “dış ilişkilerimiz açısından yararlı olur” tavsiyesi üzerine Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) gündemine alındığı ve bir formül arandığı basında yer aldı.
Heybeliada Ruhban Okulu için çözüm arayışları sürerken 1997’de ABD’ye giden Patrik Bartholomeos, bu ziyaretinde dönemin Devlet Başkanı Bill Clinton’a “okulun açılmasını isteğini” dile getireceğini söyledi. Türkiye basınında bu haber “Patrik, Türkiye’yi şikayet etmek için Clinton’a gidiyor” başlığıyla yankı bulurken, iki yıl sonra 1999 depremi nedeniyle Türkiye’ye gelen Clinton, gündemine Ruhban Okulu’na da eklemiş ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den “okulun açılmasını” talep etmişti.
Azınlık Tali Komisyonu kararı: Açılmasın
Ancak Türkiye’nin okul için bir başka çözümü vardı. Başbakanlık Güvenlik İşleri Başkanlığı’nın 3 Eylül 1999 tarihli talebi üzerine, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), 14 Eylül 1999’da düzenlediği toplantıda, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesinde “Dünya Dinleri Kültürü” bölümünün kurulmasına ve süreci de Prof. Dr. Zekeriya Beyaz’ın yürütmesine karar verdi. Beyaz, 14 Aralık 1999’da tüm ruhani liderlere bir mektup göndererek öneri ve manevi desteklerini talep etse de hiçbir cemaat ve ruhani kurum bu talebe yanıt vermedi.
2000 tarihli bir belge ise Heybeliada Ruhban Okulu’nun geleceğine dair tutumu ortaya koyan somut bir kanıt örneği olarak 2009’da okulun yeniden açılma tartışmaları sırasında ortaya çıkıyordu. Milliyet gazetesinin ortaya çıkardığı belge 1962’de “Gizli Kararname” ile kurulan ve bünyesinde İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları, polis, MİT, Genelkurmay ve MGK temsilcilerini bulunduran Azınlıklar Tali Komisyonu’nun imzasını taşıyordu.
Milliyet’te yer alan habere göre, 2000’de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına yönelik bir girişimde bulundu ve hükümetin bu konudaki görüşü “Başbakanlık talimatı” ile Azınlık Sorunları Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. Komisyon ise hükümetin talimatına “Okulun açılması milli politikamız ve Milli Siyaset Belgesi’nin değişmesi anlamına gelir” diyerek olumsuz yanıt verdi.
9 Mayıs 2000 tarihli gizli ibareli belge, Azınlıklar Tali Komisyonu’nun dönemin Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er’in başkanlığında toplanarak Başbakanlık’tan gelen talimatı görüştüğünü ortaya koyarken belgede şu ifadeler yer aldı:
* “Toplantı gündeminin görüşülmesi sonucunda Başbakanlığın 19 Nisan 2000 tarih ve B.02.0GİB/465-02-03/00983 sayılı talimatında belirtilen Gayrimüslim cemaatlere din adamı yetiştirilmesine yönelik, meslek okulu veya meslek okulu statüsünde “Dünya Dinleri Kültürü Bölümü” doğrultusunda teoloji okulu açılmasının mer-i mevzuatımız açısından mümkün olmadığına,
* Bu konuda bazı azınlık cemaat liderlerinin din görevlisi (ruhban) ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için üniversitelerde belirli bir kontenjanla öğrenim hakkı tanınması talebinin değerlendirildiğine,
* 16.8.1999 tarihli Azınlıklar Tali Komisyon toplantısında alınan karara istinaden İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesinde açılan “Dünya Dinleri Kültürü Bölümü”nün öğrenci seçimi, öğrencilerin kılık kıyafeti, öğretim üyelerinin görevlendirilmesi, öğretim yerinin belirlenmesi vb hususlarda, Yüksek Öğretim Kurumu’nun tatbik ettiği mevzuatın uygulanması doğrultusunda faaliyetine devamının uygun olacağına,
* Bu bölüm dışında herhangi bir teoloji okulunun (Heybeliada Ruhban Okulu vb) açılmasının, bu konuda uygulanan milli politikamız ve milli siyaset belgesinin değişmesi anlamına geleceğinden konunun Milli Güvenlik Kurulunun gündeminde değerlendirilmesi gerektiğine oy birliği ile karar verilmiştir.”
* “Toplantı gündeminin görüşülmesi sonucunda Başbakanlığın 19 Nisan 2000 tarih ve B.02.0GİB/465-02-03/00983 sayılı talimatında belirtilen Gayrimüslim cemaatlere din adamı yetiştirilmesine yönelik, meslek okulu veya meslek okulu statüsünde ‘Dünya Dinleri Kültürü Bölümü’ doğrultusunda teoloji okulu açılmasının mer-i mevzuatımız açısından mümkün olmadığına,
* Bu bölüm dışında herhangi bir teoloji okulunun (Heybeliada Ruhban Okulu vb) açılmasının, bu konuda uygulanan milli politikamız ve milli siyaset belgesinin değişmesi anlamına geleceğinden konunun Milli Güvenlik Kurulunun gündeminde değerlendirilmesi gerektiğine oy birliği ile karar verilmiştir.”
“Atina’da cami açılsın”
2003’te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Patrik Bartholomeos, bir kez daha okulun açılmasını gündeme getirdi. Ancak Başbakan Erdoğan, Patrik Bartholomeos’un talebine karşılık olarak Atina’nın merkezinde bulunan Osmanlı Valisi Mustafa Ağa tarafından yaptırılan caminin açılmasını talep etti. Başbakan Erdoğan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın sorunlarının çözülmesinin Patrikhane'nin karşılaştığı sorunları çözmek için harcayacağı çabaları güçlendireceğini söyledi.
AB Uyum Süreci
Yıl 2004’ü gösterdiğinde ise AB’ye girmek isteyen Türkiye için Heybeliada Ruhban Okulu meselesi yine masadaydı. Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden üyelik için müzakere tarihi alma girişimi, Ruhban Okulu meselesinin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu ve Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde Ruhban Okulu için yeni bir çözüm yolu arayışına başlandı. 19 Temmuz’da basında yer alan haberlere göre, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'ten gelen raporlar üzerinde çalışan Dışişleri Bakanlığı, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde, vakıf bünyesinde iki yıllık ön lisans programı şeklinde eğitim verebileceğini kararlaştırdı. 25 Ağustos 2004’te Milli Güvenlik Kurulu’nun olağanüstü toplantısında Ruhban Okulu gündeme alınsa da bu konuda bir sonuç çıkmadı.
Çipras ziyareti
Yıllar içerisinde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ara ara gündeme gelse de AB üyelik sürecinin askıya alınmasıyla birlikte Ankara konuyu tekrar rafa kaldırmıştı.
Bu süreçte içerisinde Patrikhane konuyu gündeme yeniden getirse de bir sonuç alamadı. 2019’da Türkiye’ye gelen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın Patrik Bartholomeos ile birlikte Heybeliada’yı ziyareti, okulun açılışı tartışmalarını yeniden başlatsa da bu kez de Doğu Akdeniz'de enerji gerilimi nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler yeniden gerildi.
“Erdoğan ‘talimat’ verdi”
Uzun bir aradan sonra 2024 yılında Ruhban Okulu’nun açılması yeniden daha gündeme gelirken diplomatik görüşmeler de bir kez daha resmen başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Mayıs'ta Yunan basınında yer alan bir açıklamasında, "okulun açılması için çalışmalar yaptıklarını" söyledi. Bu açıklamanın ardından bir gün sonra Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Ankara’ya bir ziyarette bulundu. Ziyarette, Miçotakis’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a konuyu gündeme getirdiği iddia edildi.
Erdoğan’ın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 28 Mayıs 2024’te Ruhban Okulu’nu ziyaret ederken hükümetin 31 Mart yerel seçimleri sonrası ortaya attığı “İkinci Reform Dalgası” paketi içinde okulun açılma sürecinin de yer aldığını ifade etti. Tekin, aynı günlerde katıldığı televizyon programında yayında söylediği “Okulun açılmasını arzu ederim” sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Art arda gelen ziyaret ve açıklama sonrasında konunun birincil muhattabı olan İstanbul Rum Patriği I. Bartholomeos, ilk açıklamasını Yunan basınına yaparak “Okulumuzun yeniden faaliyet göstermesi hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza dair son derece iyimserim. Eğitim Bakanlığı yetkililerine emir yukarıdan, Sayın Başkan Tayyip Erdoğan’dan verildi. Okulumuzun yeniden faaliyete geçmesi eşiğinde bulunduğumuza artık eminiz" dedi.
Patrik Bartholomeos, 26 Aralık 2024’te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ziyaret etti. Görüşmede Heybeliada Ruhban Okulu konusu da ele alındı. Patrikhane'den yapılan açıklamada, "Patrik Bartholomeos'un okulun yeniden açılabilmesine yönelik çalışmalardan dolayı Erdoğan'a teşekkür ettiği, işlemlerin hızlandırılması hususunda da yardım ricasında bulunduğu" ifade edildi.
Bu görüşmenin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 30 Aralık 2024'te "Görüşmeleri yaptık. Açılması yönünde bir karar verilirse hangi statüde açılacağına dair bir metin oluşturduk. Bundan sonrası artık siyasi bir mekanizma" açıklamasını yaptı. Patrik Bartholomeos ve heyetinin ziyareti ve Ankara’dan gelen açıklamalar okulun geleceğine dair bugüne kadar atılan en somut adımlar oldu.
ABD’den Ruhban Okulu yardımı
Eylül 2025’te hem Patrik Bartholomeos’un hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın art arda ABD ziyaretleri gerçekleşti. Patrik Bartholomeos ve Cumhurbaşkanı Erdoğan farklı tarihlerde ABD’nin yeni Başkanı Trump ile buluştu. Erdoğan, basına "Heybeliada'daki Ruhban Okulu ile ilgili üzerlerine ne düşerse yapmaya hazır olduklarını" söyledi. Trump ise Erdoğan'ın bu sözleri üzerine "Yardıma ihtiyaçları vardı ve ben de bunu gündeme getireceğimi söyledim" dedi.
29 Kasım’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ise okulun açılışına ilişkin tarih vererek “Hedefimiz, Eylül 2026’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açmak. Bu konu hem Başkan Trump hem de Başkan Erdoğan için son derece önemli” diye konuştu.
Bahçeli'den tepki
Patrikhane karşıtlığıyla bilinen Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gelişmeler sonrası ilk açıklamasını ABD Büyükelçisi’nin beyanatından sonra yaptı. Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda sert söylemlerde bulunarak “Tahakkümcü, mütecaviz ve dayatmacı teşebbüs, teklif ve değerlendirmelerin istiklal ve istikbal şerefimizi dikkate almadığı, pervasız ve küstahlıkta sınır tanımadığı ortadadır. Bizim meselemiz Papa’nın ziyareti veya diplomatik girişimleri değildir. Meselemiz Konsil hafızasının ve karanlıkta kalmış hatıralarının tekrar diriltme faaliyetleridir” dedi.
Okul hangi statüyle açılabilir?
54 yıldır kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu için Patrikhane’nin talebi okulun eski statüsüyle yani Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel okul statüsüyle açılmasıydı.
Ancak Türkiye ve Yunanistan basınında devlet üniversitelerine bağlı bir enstitü, vakıf üniversitesi çatısı altında bir ilahiyat fakültesi ya da meslek yüksekokulu gibi formüllerin konuşulduğuna yönelik haberler yer almıştı. “Özel statülü bir üniversite modeli”nin değerlendirildiği Heybeliada Ruhban Okulu’nun geleceği için artık masanın karşısında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) oturuyor. Son gelinen noktada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması için “butik üniversite” formülü değerlendiriliyor.

