Bir buçuk yıldır devam eden çözüm sürecinde gelinen noktada kadınlar da mücadeleye ve özgür gelecek inşa etmeye katkı vermek için yeni bir girişimde bulunuyor.
Siyaset, akademi, kadın hareketi, hak savunuculuğu gibi birçok alandan bir araya gelen 80 kadın “Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” başlıklı ortak bir açıklama yayımladı.
İmzacılar, kadınların barış, demokrasi ve eşitlik tartışmalarına ortak sözle katılması amacıyla 31 Ekim-1 Kasım’da Ankara’da bir konferans düzenlemeyi hedeflediklerini açıkladı.
Yapılan açıklamada "Bugün kadınlar olarak mücadelemizin ve eşitlikçi, özgür bir gelecek inşa etmenin nasıl mümkün olacağını tartışmak istiyoruz. Türkiye’nin öncelikli gündemi olan Kürt
sorununun çözümü, kalıcı barışın ve demokrasinin inşasında kadınların rolünü konuşmak,
erkek-devlet şiddetine karşı toplumsal bir mücadele hattını oluşturmak için 31 Ekim-1 Kasım
tarihlerinde Ankara'da bir konferans gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" denildi.
"Yan yanayız, geleceği konuşuyoruz" temasıyla bugün İstanbul Beyoğlu Bilim'de yapılan toplantıda kadınlar özetle şunları dile getirdi:
"Onurlu ve eşit bir yaşam için; geleceğimizi el ele verip yan yana yürüyerek kurmak için;
Adalet olmadan Barış olmaz, Barış olmadan Demokrasi olmaz, Demokrasi olmadan Eşitlik olmaz, Eşitlik olmadan Özgürlük olmaz diyerek ve bu değerleri yeniden kazanmak için bugün burada birlikte bir adım daha atmak istiyoruz.
Bugün Kürt meselesinin müzakere ve demokratik siyaset yoluyla çözümüne dair girişimler,
Türkiye demokrasisi açısından yeni fırsatlar yaratmış, demokrasi ihtiyacını ve herkes için
şiddetten uzak, barış içinde onurlu bir yaşam talebini daha da görünür kılmıştır.
Kutsal aile içine sıkışan kadınlar
Ortak yaşamımızın tasarlanmasına hepimizin eşit katılımı, ancak ortak mücadele ile mümkün. Bu mücadelenin itici gücü olan biz kadınlar; yeni durumu nasıl değerlendireceğimizi, kendi yaşam pratiğimizden sürece nasıl dâhil olacağımızı ve ortak geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmak istiyoruz.
Türkiye'nin siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik ve ekolojik krizleri elbette yeni değil. Ancak son yıllarda bu yapısal sorunlar derinleşti ve toplumu nefessiz bıraktı. Erkek egemen
devlet, krizden çıkış yolu olarak kendini militarist, milliyetçi ve kutuplaştırıcı politikalarla yeniden tahkim ediyor. Kadınları salt “kutsal aile” içine yerleştiren, erkeklerin egemenliğini sürekli pekiştiren, devletin “makbul” sınırları dışında kalan örneğin Aleviler gibi tüm farklı kimlikleri yok sayan, özellikle de LGBTİ+'ları düşmanlaştıran ve varoluşlarını kriminalize eden, hayvanlara ve tüm canlılara kasteden toplumsal ilişkiler, hukuki ve fiili düzenlemelerle zorla dayatılıyor. Biçimsel eşitlik kazanımları dahi tahrip ediliyor; kadın hareketinin ve feminist hareketin uzun soluklu direnişlerle elde ettiği kazanımlar, patriyarka, kapitalizm ve devlet işbirliğiyle gasp edilmek isteniyor.
Hukukun üstünlüğünden yargı bağımsızlığına, kişi güvenliğinden laikliğe, doğanın ve ekolojik yaşamın savunulmasından yoksulluğa, emek sömürüsüne ve geçim derdine kadar her alanda yaşanan bu çöküş apaçık ortadadır. Bugün hâlâ patriyarka ve kapitalizm, kadınların bedenine ve emeğine el koyarak kendini sürdürürken; kadınlar derin yoksullukla ve farklı şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalıyor. Doğal yaşam alanları sermayenin talanına açılırken hava, su, toprak güvencesiz bırakılıyor.
Kimse arkada kalmasın
Tam da bu yüzden, barış içinde ve demokratik bir toplumda yaşamanın önündeki engelleri kaldırmak için yan yana gelmeye ve ortak mücadeleyi büyütmeye ihtiyacımız var. Erkek egemen, otoriter ve baskıcı siyaset ve yönetim anlayışına karşı; özgürlükçü, eşitlikçi, ekolojik ve demokratik bir siyasete ve toplumsal çıkışa ihtiyacımız var. İnanıyoruz ki bu, ancak biz kadınların ortak mücadelesiyle mümkündür.
Bu nedenledir ki, kadın mücadelesi bugüne kadar olmaz denilen pek çok şeyi yaptı, umut ve inanç verdi, yorulunca birbirine omuz verdi, bu dünyayı defalarca değiştirdi. Tüm bu birikimi hatırlamak, yeniden yapabileceklerimizi düşünmek, yeni bağlar kurmak ve kimseyi geride bırakmayan bir ortak yaşamı hep birlikte savunmak kararlılığındayız.
Sorunlarınızı cebinize koyup gelin, çözmeye doğru bir adım daha atalım. Bunu birlikte yapmaya gücümüz ve isteğimiz var. Hep beraber, yan yana bu mücadeleyi birlikte örelim."
İmzacılar
Arzu Gamze Kılınç
Arzu Erdoğan
Arzu Yılmaz
Ayla Akat Ata
Ayşe Berktay
Ayşe Gül Altınay
Ayşegül Devecioğlu
Bermal Küçük
Berrin Sönmez
Besna Tosun
Beyza Üstün
Bircan Yorulmaz
Birsen Atakan
Büşra Ersanlı
Canan Kaftancıoğlu
Ceren Önder Kandemir
Ceren Salmanoğlu
Çağlar Demirel
Çilem Küçükkeleş
Dilan Aydın
Ekin Yeter
Eren Keskin
Esra Mungan
Eylem Aktaş
Fatma Bostan Ünsal
Fatma Gök
Ferda Fahrioğlu Akın
Feryal Öney
Filiz Kerestecioğlu
Füsun Demirel
Füsun Üstel
Gözde Şeker
Güldestan Yüce
Güley Bor
Gülseren Onanç
Gülsüm Elvan
Gülsüm Kav
Gültan Kışanak
Gülten Kaya
Hadiye Yolcu
Hatice Erbay
Hüda Kaya
Hüsne Gölbaşı
Işıl Ünal
İlkay Akkaya
Jülide Kural
Mücella Yapıcı
Nadire Mater
Nezahat Teke
Nimet Tanrıkulu
Nur Sürer
Nurhayat Altun
Onur Bütün
Oya Ersoy
Özgür Sevgi Göral
Perva İnal
Pervin Buldan
Pınar Aydınlar
Pınar Dinç
Rakel Dink
Raziye Öztürk
Rojda Bedia Akkaya
Rugeş Filiz
Rümeysa Çamdereli
Sebahat Tuncel
Selda Öztürk
Sema Kaygusuz
Sema Kılıçer
Sümeyye Kavuncu
Şebnem Korur Fincancı
Şebnem Oğuz
Tuğçe Tatari
Yakın Ertürk
Yasemin Özgün
Yıldız Önen
Zeliha Burcu Acar
Zeynep Altıok
Zeynep Duygu Ağbayır
Zeynep Ocak
Zilan Leventoğlu



