Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) karasal yayın lisansını iptal ettiği Açık Radyo, Danıştay'ın lisans iptalini onayan kararının ardından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.
Açık Radyo, başvurusunda ifade ve basın özgürlüğü, haber alma hakkı, adil yargılanma hakkı ile ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürdü. Mart ayında radyo yönetimi ve avukatları tarafından kamuoyuyla paylaşılan hukuki sürecin ardından yapılan başvuruda, Danıştay'ın RTÜK kararını onarken taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçe sunmadığı belirtildi.
Açık Radyo tarafından yapılan açıklamada, Danıştay kararının ifade ve düşünce özgürlüğüne ağır bir müdahale niteliği taşıdığı savunularak şu ifadelere yer verildi:
"Taleplerimizin reddine dair tek bir gerekçe dahi sunmayan Danıştay kararı, ifade ve düşünce özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaleyi oluşturan ve toplumun haber alma hakkını yok sayan RTÜK kararındaki keyfiliği ve hukuka aykırılığı onamıştır. Bu karar, yalnızca yayın kuruluşları için değil, ülkede yaşayan herkes açısından ifade özgürlüğü ve hukuk güvenliği bakımından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz."
Ne olmuştu?
24 Nisan 2024 tarihinde Açık Radyo'nun canlı yayınına katılan bir konuğun, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan taziye mesajını anarak o gün gerçekleştirilen anmalardan söz ederken "soykırım olarak adlandırılan" ve "Ermeni soykırımı anması" ifadelerini kullanması üzerine RTÜK, radyoya üst sınırdan idari para cezası verdi ve ilgili programın beş kez durdurulmasına karar verdi.
RTÜK tarafından elektronik ortamda tebliğ edilen kurul kararının, yayın durdurma tarihlerinin yer aldığı eki teknik nedenlerle açılamadı. Açık Radyo bu durumu RTÜK'e bildirmesine rağmen herhangi bir yanıt alamadı. Ardından RTÜK, 3 Temmuz 2024 tarihinde yayın durdurma kararının uygulanmadığı gerekçesiyle radyonun karasal yayın lisansını iptal etti.
Açık Radyo, idari para cezasını ödemiş ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen, savunması alınmadan ve teknik aksaklıklar dikkate alınmadan lisans iptaline karar verildiğini belirtti.
Açılan davalarda Açık Radyo; yayında kullanılan ifadelerin ulusal ve uluslararası hukuk bakımından ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve uygulanan yaptırımların ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu hukuki ve bilimsel görüşlerle ayrıntılı olarak ortaya koydu.
Buna karşın, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davaları reddetti. Danıştay tarafından da temyiz taleplerinin reddedilmesinin ardından Açık Radyo, süreci Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.



