Hafıza Merkezi, 2000-2015 yılları arasında Kürt illerinde çocuk ve gençlerin yaşam hakkına yönelik ihlalleri odağına alan iki yeni rapor yayımladı. “Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” ve “Güvenlik Gölgesinde Hukuk” başlıklı çalışmalar kamuoyuyla paylaşıldı.
Raporlar, “Adalet İyileştirir: Çocuk ve Gençlerin Yaşam Hakkı İhlallerine Bütüncül Bir Yaklaşım” projesi kapsamında üç yıl süren kapsamlı bir araştırmanın ürünü. Çalışma, çatışma ve güvenlik politikalarının gölgesinde yaşamını yitiren çocuk ve gençlerin hikâyelerini görünür kılmayı hedefliyor. "Güvenlik Gölgesinde Hukuk” Emel Ataktürk Sevimli, Esma Yaşar, Esra Kılıç, İdil Özcan ve Özlem Zıngıl tarafından kaleme alınırken “Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” başlıklı çalışma ise Derya Bozarslan, Noemi Levy-Aksu ve Adnan Çelik imzalı.
Adalet İyileştirir projesi kapsamında yayımlanan raporlar iki panelle konuşulacak. “Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” başlıklı ilk panelde, 2000’lerin siyasal arka planını, onarıcı adalet fikriyatını ve adalet arayışının kayıp yakınları açısından ne anlama geldiğini raporun saha bulguları eşliğinde tartışılacak.
1990’ların mirasını devralan 2000’lerde güvenlikçi politikalar nasıl biçim değiştirdi? Şiddet hangi yollarla gündelik hayatın içine yerleşti, cezasızlık nasıl yeniden üretildi? Rapor, bu sorulara Kürt illerinde çocuk ve genç olma deneyimi üzerinden yanıt arıyor. Çocukların “suçlu” ya da “tehdit” olarak kodlandığı; okulun, sokağın ve mahallenin güvenlik politikalarıyla kuşatıldığı bir dönemde büyümek ne anlama geliyor? Şiddet deneyimleri gençlerin hayatını nasıl şekillendirdi? Ama daha önemlisi: Yaşam hakkı ihlallerini deneyimleyen çocuklar, gençler ve aileleri adaleti nasıl tanımlıyor? Çocukluğun ve gençliğin yaralandığı bir yerde barış, adalet olmadan mümkün mü?
24 Mart 2026 Salı günü (bugün) saat 18.00'da yapılacak çevrimiçi etkinlikte, Derya Bozarslan, Noémi Lévy-Aksu, Adnan Çelik konuşmacı; Gülistan Zeren, Ömer Saman ise tartışmacı olarak yer alacak. Katılım için kayıt formunu doldurabilirsiniz.
Güvenlik gölgesinde hukuk
İkinci panelde ise aynı ihlallerin yargı süreçlerini ve hukuksal boyutunu inceleyen Güvenlik Gölgesinde Hukuk başlıklı raporu tartışmaya açılacak.
Değişen güvenlik mimarisi ile ihlaller arasındaki ilişkiyi, dönemin siyasal ve hukuksal arka planını ve yargının bu ihlaller karşısındaki tutumunu rapor bulguları eşliğinde tartışırken; ilk panelden taşınan mağdur deneyimleri ve adalet talepleriyle birlikte okunduğunda ortaya çıkan bütüncül adalet sorusunu da birlikte ele alınacak.
2000'ler, bir yandan AB üyelik süreci, reform paketleri ve çözüm arayışlarıyla; diğer yandan küresel güvenlikleştirme dalgasının etkisiyle yeniden şekillenen bir güvenlik paradigmasıyla anılıyor. Demokratikleşme söylemi ile güvenlikçi uygulamalar nasıl aynı anda var olabildi? 1990'ların OHAL rejiminden devralınan miras, 2000'lerde hangi biçimlerde süreklilik gösterdi, hangi noktalarda dönüşüme uğradı? Açılım ve diyalog dönemleri kalıcı bir zihniyet değişimine mi işaret ediyordu, yoksa arka planda süregelen bir güvenlikleştirme perspektifi hep var mıydı?
Panelde soruları tartışırken adalet meselesine de bütüncül bir yerden yaklaşılacak. Cezalandırıcı adalet ile onarıcı adalet mekanizmaları birbirini dışlayan değil, tamamlayan yollar olarak düşünülebilir mi? Ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşmede yargıdan ne bekleyebiliriz, sınırları nerede başlıyor? Ayrıca, Kürt meselesi bağlamında geliştirilen baskıcı yasa ve uygulamaların zamanla tüm ülkeye yayılması ve güvenlik politikalarının gölgesinde şekillenen hukuk düzeni, bugün yeniden gündemde olan barış arayışları açısından bize ne anlatıyor? gibi sorular ele alınacak.
2 Nisan 2026 Perşembe günü saat 18.00'de çevrimiçi yapılacak etkinlikte Emel Ataktürk Sevimli, Esma Yaşar, Evren Balta, Hülya Dinçer ve Barış Yavuz yer alacak. Katılım için kayıt formunu doldurabilirsiniz.



