Gazetemiz Agos’un 30’uncu yılında, 4 Nisan Cumartesi günü Harbiye’deki Anarad Hığutyun binasında, okurlarımız ve dostlarımızla bir araya geldik. Bu uzun yolculuğu bazen duygusallaşarak, bazen dans ederek, gülümseyerek ve kenetlenerek kutladık. 30 yıllık serüvenimiz için bu kez söz okurlarımızda.
Üniversite öğrencisi ve Agos Genç İçerik Üreticileri Atölyesi katılımcısı Norin Şara Arslan, küçük yaşta dedesi sayesinde Agos ile tanışmış. Arslan, şöyle anlatıyor: “Agos, kendimi bildim bileli evimize gelirdi. Dedem, Agos okurdu. Ben de yeni yeni okumayı söküyordum. Dedemin elinden alıp Ermenice yazıları gördüğümde şaşırmıştım. O günden sonra ben de okumaya başladım. Yüksek sesle okuyordum, dedem de dinliyordu.”
“Anadilime açılan bir pencere oldu”
“Benim için aileden biri gibi Agos. Aynı zamanda yardımcı bir araç da. Kendime ve anadilime de bir pencere oldu. Gazete kokusunu da çok severim. Kendimi Agos’a yakın hissediyorum. Bu 30 yıllık yolda, bizim evden de geçmesi gururlandırıcı bir şey benim için. Bu yolculukta Agos’un eşlikçisi olmaktan da mutluyum.”
30 yıllık okurumuz Dikran Özabacıyan da, Agos ile tanışma hikâyesini paylaşıyor: “30 yıl önce, Agos’un ilk sayısını almıştım. Bir arkadaşım, ‘cemaat gazetesi çıkacak’ demişti. Ben de, ‘Marmara ve Jamanak var, kim çıkaracak bu gazeteyi’ dedim. Arkadaşım, Diran ve Luiz Bakar'ı söyledi. Avukat Diran Bakar’a, ‘Nereden nereye. Böyle bir şeye teşebbüs ediyorsun ama zaten Jamanak ve Marmara varken kolay bir şey değil’ dedim. O da, ‘İşte öyle bir teşebbüs oldu’ dedi. Agos ondan sonra bayağı güzel yayınlar yaptı, hep takip ettim.
O zaman kargo ile gönderim yoktu. Feriköy'den bir gazeteciden alıyor ve okuyorduk. Sonra Agos gazetesi Osmanbey'deki yerine taşındı. Sebat Apartmanı’ndaki Agos ofisi, arkadaşımın oturduğu daireydi. Arkadaşım çıktı, Agos taşındı. Artık Agos’u oradan temin ediyordum. İyi bir okuyucusuyum Agos'un, çok güzel bilgiler elde ediyorum. Politik tarafı biraz ağır ama bilgi açısından güncel konuları senelerdir Agos'tan takip ediyorum. Uzak yerlere bile gönderiyorlar gazeteyi.”

“Agos yol gösterici”
“Ermeni tarihini, diasporasını, aktüel konuları Agos'tan elde ediyorum. Bilmediğim pek çok şeyi okuyorum ve şaşırıyorum. Berge Arabian’ın, ‘lensler konuşabilseydi’ köşesi çok iyi mesela. Agos, bilgilendirme ve öğrenme açısından bana ciddi bir yol gösterici oluyor. Agos okuyanları da entelektüel olarak değerlendiriyorum. Hele hele bir genç Agos okuyorsa mutlaka arkadaşlık etmek isterim. Agos ekibini daha kalabalık zannederdim. Fakat öğrendim ki herkes her işi yapabilecek kapasitede ve yapıyor. Hepsi işinin erbabı, severek çalışıyorlar ve gazeteyi ayakta tutmayı becerebiliyorlar. Bu zamanda bir gazeteyi ayakta tutmak kolay bir şey değil. Nice yıllara.”
“Hrant, Ermeni toplumunu Agos’ta görünür kıldı”
Kimya mühendisi ve Sayat Nova Korosu üyesi Sarkis Erkol da, ilk okurlarımızdan. Gazetemizi ilk sayısından bu yana okuyan Erkol, “Hem Marmara hem de Jamanak alıyordum. İki gazete de toplum haberleri yapıyor. Fakat Agos gelince başka bir şey gördük. Agos toplum dışında, Türkiye'ye açılan penceremiz oldu. Ermeni olup Ermenice okuyamayanlar için de Agos çok iyi oldu. Bu insanların toplumu yakından takip edebilme olanakları oldu. Fakat şaşırdığım bir şey oldu ve Türkler de Agos okumaya başladı. Hrant, Ermeni toplumunu Türkiye toplumunda da görünür kıldı. Yurt dışında da görünür olduk, Agos bunu sağladı” diyor.
Erkol, şöyle devam ediyor: “Hrant bizim arkadaşımızdı, yan yanaydık. Hrant ile pek çok etkinliğe katıldık. Hrant bunu sağlayan bir insandı. Hrant, toplum için zor olan konuları kolaylaştırıyordu. Hrant'ın hedefinde böyle bir şey vardı. Ermenice bilmeyen Ermenilere hitap ederken baktık ki Türklere de hitap ediyoruz.”

“Hiçbir yerde okuyamayacağımız tarih bilgilerini Agos'ta okuduk”
“İkinci aşamada ise Agos bence çok entelektüel bir gazete oldu. Pek çok kişiyi takip edebildik. Benim için doyurucu yazılardı. Son zamanlar için de Ermeni edebiyatıyla ilgili Norayr Daduryan gibi yazarları okuyoruz, bu çok güzel. Hanriet Basoğlu’nun ‘Mekanlar ve Hikâyeler’ dizisi de çok entelektüel ve doyurucuydu. Mesela Mahir Özkan'ı takip ediyorduk bir ara. Çok güzel Hemşince yazıları vardı. Son zamanlarda bunun eksikliği varmış gibi geliyor bana. Sadece biraz toplum haberlerine mi geriledik acaba? Eskiden, hiçbir yerde okuyamayacağımız tarih bilgilerini Agos'ta okuduk. Son zamanlarda bunun eksikliğini hissediyoruz. Çünkü bize bu haberleri verecek başka bir gazete yok.
30 yıl dayanmak ne kolay ne de herkesin harcı. Agos bunu çok iyi başardı. Agos, 30’uncu yılda da zoru başarmak zorunda. Bizim hayatımız hep yokuş yukarı. Agos yine entelektüel ve birikimleriyle iyi bir gazete olma yolunda ilerlemek zorunda. Ben hiç umutsuz değilim. Daha genç bir gazete, devam etsin inşallah.”
Agos’un pek çok sayısının arşivini tutan 58 yaşındaki Silva Şimşek de, şu ifadeleri kullanıyor: “Agos’u ilk çıktığı sayısından itibaren okuyorum. Agos, geçmişle bugün arasında kurduğum özel bir köprüdür benim için. Bana çoğu zaman duymadığım, bilmediğim geçmişimi anlatıyor, yaşananların ve insanların ruh hâlini yansıtıyor.”
“30 yıllık bir başarı hikâyesi”
“Agos’ta Ermeni kültürü, tarihimiz, sanatla ilgili yazıları ve makaleleri okuyorum. Bu bilgiler benim için bir arşiv değerinde. Kültürümüzün ve sanatımızın ne kadar zengin ve yaratıcı olduğunu görüp, bu değerlerimizi yaşatmaya çalışan yöneticilerimiz, insanlarımızın çabaları hakkındaki yazılar beni hem duygulandırıyor hem de gururlandırıyor. 30 yıllık bir başarı hikâyesi. Agos’a, kültürümüze, sanatımıza, eğitime verdiği önem için teşekkür ediyor ve bu haberlerin devamını diliyorum. Nice 30 yıllara.”

76 yaşındaki emekli öğretmen Arşaluys Nubar ise 25 yıldır Agos okuyor. “İlk çıktığında görmüştüm, okula da gelirdi, okurdum. 25 yıldır da Agos'u çok beğenerek okuyorum” diyen Nubar, şöyle anlatıyor: “Ermenice gazeteler satılsın diye okurdum. Ama Agos çok farklıydı. İki dilli oluşu çok önemli. Çünkü toplumumuzun neredeyse yüzde 80'i Ermenice konuşsa bile okuyamaz. Bu nedenle Agos’un Türkçe olması önemli. Değindiği konuları çok beğenerek okurdum, halâ da öyle. Tabii Hrant bey zamanında çok daha farklıydı. Şöyle bir fark vardı, Anadolu kökenli insanların pek çoğunun torunları, Hrant beyi bulup geçmişleriyle ilgili hikâyelerini anlatırdı. Hrant beyden sonra yok oldu.
Bunun dışında ise Türkiye'de yaşayan farklı topluluklardan Süryaniler, Rumlar hakkında güzel haberler oldu. En azından şu an gazetemiz, diğer azınlık gruplarını da herkes tarafından okunur hâle getiriyor.”
“Agos çok güzel bir yolda ilerliyor”
“Çok güzel bir çaba sarf ediyorsunuz. Türkiye'de bir gazetenin 30 yıl sürekli çıkabilmesi büyük bir başarı. Basına ilgi çok az ama internet sitenizde de yayın yapıyorsunuz. Agos, çok güzel bir yolda ilerliyor, çok büyük bir özveriyle çıkıyor. Ayrıca okurlar da çabalamalı, gazeteyi almalı. Toplumumuzdan bunu istiyorum. Bir de, bir zamanlar çocuklara yönelik bulmacalar vardı. Bir eğitimci olarak çocukların gazete okurken eğlenebilmesi ve faydalanabilmesi için bulmacalar yapılabilir.”




