Azerbaycan ve Türkiye arasında yüksek düzeyde açıklamalarla devam eden İsrail ilişkileri ve akabinde türban gerginliğine dair, AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu da bir açıklama yaptı.
Kırgızistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’ndeki davete katılan Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde son dönemde üzüntüyle takip ettikleri bazı gelişmeler yaşandığına değinen Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine dair isim vermeden "Devletlerimizin ilerleyiş tarzında farklılıklar olabilir. Sorunlarımızı da aile meclisimizin içerisinde konuşmayı da biliriz, bize yakışan şekilde" açıklaması yaptı.
Aile meclisi vurgusu
Zorlu, Türk dünyası ülkeleri arasındaki kardeşliğin geçici değil, ebedi olduğunu vurgulayarak tüm ülkelerin ayrım gözetmeksizin aynı aile meclisinin parçası olduğunun altını çizdi.
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine yönelik son dönemde üzüntüyle takip ettikleri bazı gelişmeler yaşandığına değinen Zorlu, “Kamuoyuna yansıyan bazı paylaşımlar bizim tarafımızdan da titizlikle takip ediliyor” dedi. Zorlu Orta Koridor gibi büyük yatırımlara ve geleceğe dönük planlara değinen Zorlu şöyle devam etti: “Şimdi bunlar yaşanırken olan biten gelişmelere bu gözle bakmamız gerektiğine, bu sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. Bizim sorunlarımız olabilir. Devletlerimizin ilerleyiş tarzında farklılıklar olabilir. Her bir devletimiz, birbirimizin karşılıklı olarak bu kararlarına, egemenlik hukukuna elbette sonuna kadar saygılıyız ve böyle olacağız. Sorunlarımızı da aile meclisimizin içerisinde konuşmayı da biliriz, bize yakışan şekilde."
"Erdoğan'ın Azerbaycan'a sevgisi yürektendir"
AKP Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Lütfen bu konular gündeme geldiğinde, devletimizin bakış ve görüşünü başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Dışişleri Bakanımız, yetkili kurul ve organımızın açıklamalarını vatandaşlarımız ve kamuoyu takip etsin. Bu konuda çok net bir şey söyleyeyim. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'a olan sevgisi yürektendir, kalptendir ve geleceğe dimdik ilerleyecek bir muhtevayı da barındırmaktadır. Onun için inşallah biz bu kardeşlik hukukuyla bahsettiğim bu büyük fotoğrafı uzak hedef ülkümüzü dikkate alarak yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek zirvemizde Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i de ülkemizde ağırlayacağız ve devlet başkanlarımızın bir arada olduğu o fotoğrafla birlikte inanıyorum ki yeni ufkumuzu açacak gelişmelere de tanıklık etmiş olacağız."
Ne olmuştu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail’in Gazze'ye saldırısına dair yaptığı konuşmada İsrail ile iyi ilişkileri olan Azerbaycan’ı da isim vermeden eleştirmesi üzerine başlayan gerilim Azerbaycan'ın okullarda başörtüsünü yasaklamasıyla biraz daha yükselmişti. Türkiye'de özellikle muhafazakar kamuoyunda Azerbaycan'a sert tepkiler yükselirken, AKP'li bazı milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral da sosyal medyasından bir paylaşımda bulunmuş ve Azerbaycan'ın uygulamasını kabul edilmez olarak nitelemişti.
"Karalama kampanyası"
Sarıl'ın mesajından sonra Azerbaycan iktidar partisi YAP da resmi sitesinde bir açıklama yaparak, başta Saral olmak üzere, AKP'li diğer isimlere sert bir dille tepki gösterdi. YAP, aralarında hükümete yakın kaynakların da bulunduğu bazı Türk medyasını ve sosyal medya platformlarını, Azerbaycan hakkında yanlış ve taraflı bilgi yaymakla suçladı.
Açıklamada YAP, olanları "Azerbaycan’a karşı yürütülen karalama kampanyası" olarak adlandırdı. Parti, “Azerbaycan'a karşı yürütülen bu bilgi kampanyasının son zamanlarda daha saldırgan, sistematik ve açıkça iftira niteliğinde bir hal aldığı” vurgulandı.
Açıklamada, Azerbaycan-İsrail ilişkilerine yönelik eleştirileri reddederek Bakü’nün, başkenti Doğu Kudüs olan iki devletli çözüm çerçevesinde Filistin devletini desteklediğini, Filistinlilere finansal ve insani yardım sağladığını vurguladı.
Açıklama şu sözlerle tamamlandı: "Yeni Azerbaycan Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcilerinin, özellikle de üst düzey devlet görevinde bulunan kişilerin, açıklamalarında siyasi sorumluluk sergilemeleri, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin egemenliğine, anayasal düzenine ve iç işlerine saygı duymaları gerektiğine inanmaktadır."



