Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Parlamentolar Arası Birlik toplantılarına katılmak üzere 16-19 Nisan tarihleri arasında İstanbul’daydı. Simonyan İstanbul'daki temasları sırasında 18 Nisan Cumartesi günü, Türkiye Ermenileri Patrikliği'ni ziyaret etti. Patrik Sahak Maşalyan ile özel bir görüşme yapan Simonyan, ardından Partikhane’nin toplantı salonunda Türkiye’deki Ermeni basını mensupları ile biraraya geldi.
Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Ermenistan’ın komşu ülkeleri Gürcistan, Azerbaycan, Türkiye Parlamentosu başkanlarının yanı sıra Avrupa Birliği Parlamentosu Başkan Yardımcısı, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı ve Katar Parlamentosu Başkanı ile görüşmeler yaptığını hatırlattı.
Bu ziyaretin, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi yolunda bir gösterge olduğunu düşünen Simonyan, Anadolu Ajansı'na verdiği röportajında söylediklerini tekrarlayarak: "Şu an aramızda acil çözüm bekleyen sorunlar yok. Kara sınırının artık açılmasını bekliyoruz. Bu konuda defalarca söz verildi. Oldukça uzun süredir erteleniyor ve bunu çeşitli röportajlarda defalarca vurguladım" dedi.
Simonyan Ermenistan'daki gelişmeler ve bölgeyle ilgili Türkiye’deki Ermeni basınının sorularına kapsamlı yanıtlar verdi.

Simonyan Jamanak, Agos, Marmara ve Luys TV temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Simonyan’a ilk olarak "TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sizinle görüştükten sonra Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü formatına Ermenistan'ın da dahil edilmesinin gündemde olduğunu açıkladı. Bu yalnızca parlamenter düzeyde mi, yoksa yürütme düzeyinde mi söz konusu?’ sorusu yöneltildi. Simonyan şu yanıtı verdi:
“Yaklaşık 1,5-2 yıl önce Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye Milli Meclis Başkanlarına mektup yazdım. Gürcistan ve Azerbaycan başkanlarıyla bizzat görüşerek böyle bir mektup gönderdiğimi ve yanıtlarını beklediğimi belirttim. Bir buçuk yıl sonra benim için olumlu bir sürpriz oldu: Türkiye’den Sayın Kurtulmuş, bahsedilen yönde bir girişimde bulunduğunu açıkladı. Ancak bu yalnızca parlamentolararası kongre boyutunda kalıyor; zira yürütmenin alanına girme yetkimizin olmadığını düşünüyorum.
Bu gelişmenin, sınır açılışıyla ilgili kararın çok uzun süredir ertelenmesi nedeniyle atılan ara bir adım olduğunu düşünüyorum. Memnuniyetle karşılıyorum ve teşekkür ediyorum. Ermenistan, bölgeden kopuk olamaz; sorunlarımızı ve meselelerimizi doğrudan komşularımızla müzakere etmeye hazır olmalıyız.”
“Azerbaycan, kendi lobi ve etkisini kullanarak şu an süreci engelliyor diyebilirim. Çünkü bir yandan bizimle pazarlık yapıyor, öte yandan Türkiye'nin bizimle pazarlık yapmasına izin vermiyor. Bu garip bir durum. Türkiye, bu ilişkilerin esiri olmuş gibi görünüyor.”
Sınır neden açılmıyor?
Simonyan, "Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde görünürde bir sorun yok. Ermenistan'ın sınırı açmaya hazır olduğunu görüyoruz, ancak Türkiye'den yeni bir adım gelmiyor. Ankara neyi bekliyor? Ermenistan’da Haziran ayında yapılacak seçimlerin sonucunu bekliyor olabilir mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:
“Açıkçası, tam olarak neyin beklendiğini bilmiyorum. Başlangıçta Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden sınırın açılmayacağı söyleniyordu. Sonra Karabağ sorununun çözüldüğünü ilan ettiler. Ardından Ermenistan- Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasını öne sürdüler. Biz de anlaşmayı müzakere ettik; zorlu ve uzun bir süreçti ama 17 madde üzerinde mutabık kaldık, paraf için buluştuk, el sıkıştık, yine de olmadı.
“Azerbaycan lobi etkisini kullanıyor”
Sonra Azerbaycan, Ermenistan ile pazarlık yapmaya başladı. Azerbaycan, kendi lobi ve etkisini kullanarak şu an süreci engelliyor diyebilirim. Çünkü bir yandan bizimle pazarlık yapıyor, öte yandan Türkiye'nin bizimle pazarlık yapmasına izin vermiyor. Bu garip bir durum. Türkiye, bu ilişkilerin esiri olmuş gibi görünüyor.”
Simonyan şöyle devam etti: “Azerbaycan ile çözüme kavuşturulacak pek çok meselemiz var. Öncelikli sorunlarımızın başında, orada hâlâ tutuklu olan Karabağlı 19 kişi ile Ermeni kayıplar hakkında bilgi paylaşımı geliyor. Bu meselenin bir zaman sorununa dönüştüğünü umuyoruz.
Yakın gelecekte sınırın açıldığını ve diplomatik ilişkilerin kurulduğunu göreceğimize inanıyorum. Bizim tarafımızdan ve onların tarafından her şey yapıldı. Türk meslektaşlarımla konuştuğumda şunu fark ediyorum: Onların da söyleyecek fazla bir şeyleri yok, herhangi bir tartışma yaşanmıyor. Yineliyorum, bu, lobi etkisinden kaynaklanıyor. Türkiye bu etkinin esiri durumunda.”
Ana Taht Eçmiadzin ile gerilim
Simonyan, "Hükümet ile Ana Taht Eçmiadzin arasındaki gerilim hangi aşamaya geldi? Bu gerilimin azalması için bir umut var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
“Ermenistan yönetimi ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasında çözümsüz herhangi bir anlaşmazlık ya da sorun yok, böyle bir şey mevcut değil. Söz konusu olan bireylerle meselesidir. Devlet ile kilisenin karşılıklı olarak birbirinden ayrı olması gerektiği konusunda herkesin hemfikir olduğunu düşünüyorum. Devlet kilisenin işlerine karışmamalı, kilise de devletin işlerine. Pek çok din adamının yükselttiği sesin, yıllardır konuştuğumuz meselelere işaret ettiğini belirtmeliyim. 2018 Kadife Devrimi’nden sonra bile ‘Yeni Patrik’ hareketleri gibi girişimler oldu; Ermenistan yönetimi olarak bu tartışmalara yer vermedik, ne destekledik ne de müdahil olduk. Ayrılık ilkesini korumak için.
Aynı zamanda Başbakanımız (Paşinyan) inançlı biridir. Ermeni Apostolik Kilisesi mensubu olarak, belirli bireylerin neden olduğu kilise içinde yaşanan yakışıksız olaylardan etkilenmesi doğaldır. Seçimlerden sonra bu meselenin çözüleceğine sizi temin ediyorum. Kilise var olacak ve var olmalı." Simonyan Eçmiadzin'in siyasete karıştığı yönündeki eleştirilere atıfta bulunarak "Bir ülkede iki Dışişleri Bakanı olmaz" dedi.
“Yetmez mi öldüğümüz?”
Simonyan’a Ortadoğu’daki gelişmeler de soruldu ve "İran ve Gazze’deki gelişmeler düşünüldüğünde Ortadoğu'da barışın sağlanması için ne yapılmalı?" sorusu yöneltildi. Simonyan şu yanıtı verdi:
“En büyük endişem, Ermenistan'ın bu süreçlere herhangi bir şekilde dahil edilmesidir. En büyük korkum, Ermenistan'ın bir sürece çekilmesidir. Şükür ki ilk kez bir şekilde dışında kalabildik.
İran'ın 14 komşusu var; atom silahına sahip Hindistan ve Pakistan'a saldırmadı, Ermenistan'a da saldırmadı. Onlarla çalışıyoruz. Aramızda çözümsüz sorun yok. Umarım savaş yakında sona erer. İran’ın bize karşı tutumu her zaman olumlu. Bin yıl birlikte yaşadık, bin yıl daha yaşayacağız.
Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ile de iş birliği yapıyoruz; özellikle Ermeni-Amerikan ortaklığı olan Trump yolu girişimiyle ilgili her şeyi onlarla da konuşuyoruz.
Bu büyük bir savaş. Hukukun gücü artık dünyada işlemiyor. Hep haklarımızdan söz ettik ama kepçemiz kâğıttan yapılmıştı. Şimdi o kâğıt kepçeye bile kimse itibar etmiyor. Rusya, Avrupa, ABD, İran gibi devler birbirini yok ederken biz ne yapmalıyız? ‘Bizi saymayın’, ‘Bizimle işiniz yok’ demeliyiz.
Ermenistan artık barış yolunu tutmuştur. Çocuklarımız yaşamalı. İnsanlar yaşamalı. Yetmez mi öldüğümüz? Özgürüz.
Ermenistan jöle gibi akışkan bir şey olamaz. Birine ‘Ermenistan neresidir?’ diye soruyorsun, ‘Adana ile Kars arası’ diyor. ‘Karabağ da içinde mi?’ diyorsun, ‘Evet’ diyor, ‘Peki "Cavakh?’ diyorum, ‘Tabii o da’ diye cevap veriyor. Nüfusu 99 milyon ve 11 milyon olan iki komşuna ‘Bir gün geleceğim, elinden şu toprağını alacağım’ diyemezsin. Böyle yaşayamazsın. Eğer böyle söylersen, sonra ‘Vay, geldiler bizi katlettiler’ ya da ‘Sınırı açmadılar’ diye yakınamazsın.
Tarih boyunca dövüldük, zulme uğradık, ölüm gördük. O insanlar, bizim Ermenistan'a sahip olmamız için öldüler. Biz de Ermenistan'a sahibiz. İki yıldır sınırlarımızda tek bir çocuk hayatını kaybetmedi. İşte barış budur.”
Haziran seçimleri

Simonyan’a Haziran ayında yapılacak seçimler hatırlatıldı ve şu soru yöneltildi: "Özellikle belli ülkelerden otobüs ve uçaklarla oy kullandırmak için insanların getirileceğini duyuyoruz. Oysa bu seçimin sonuçları Ermenistan halkının kararı olarak tarihe geçecek. Yönetim bu konuda ne düşünüyor?"
Simonyan bu soruya şu yanıtı verdi:
“Bu tür girişimler oluyor, evet. Ama büyük çoğunluğunun yine bizi seçmek için geldiklerine inanıyorum. Aynı zamanda bazıları Ermenistan'ı bir sömürgeye dönüştürmeye ve dışarıdan gelen zengin birini yani Rusya veya Kıbrıs vatandaşı olan birini, uzaktan vekil gibi Ermenistan'ı yönetmek için atamaya çalışıyor. Ermenistan vatandaşlarının buna izin vermeyeceğinden eminim.
Büyük bir diasporaya sahip bir milletiz. Ama Ermenistan'da yaşamalısın: Bir kez Nikol'a (Paşinyan) sinirlenmen, kaldırımdaki çukura düşüp öfkelenmen lazım. Ermenistan’da maaşını cebine koyup sana yetip yetmediğine bakman lazım. Oy kullanman için bence bunları yaşaman gerekir.
Diasporayla ilişkiye gelince: Diaspora bize insan verebilir. Aranızdan birinin oğlu ya da kızı iyi bir uzman olabilir, Ermenistan’a gelebilir, çalışabilir, yaşayabilir, çocukları olabilir ve bizimle çoğalabilir. Ama diasporaya (Ermenistan’dan) bir şeyler koparma kaynağı olarak bakılamaz.
Ukrayna, Moldova ve Gürcistan, AB aday ülkeleri ile karşılaştırıldığımızda biz insan hakları göstergelerinde onları geçtik. Bu dönemden yararlanarak ilerlememiz lazım.”
Ermenistan Dışişleri Bakanı Mirzoyan geçen hafta Antalya’da yapılan Diplomasi Forumu’na katılmamıştı. Mirzoyan bundan önceki son iki foruma ise katılmıştı. Simonyan’a bu durumun özel bir sebebi olup olmadığı soruldu. Simonyan “Öncelikle ben buradayım. Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Gostanyan Antalya'da. Diplomaside böyle karar aldık” diye konuştu.
“Azerbaycan ikinci Karabağ harekâtını gerçekleştirdiğinde, ilginç bir planı vardı. Bu iki aşamalı bir plandı: Ermenistan'ı savaşa çekmek. O günlerde Ermenistan'ın bu savaşa girmemesine ve hiçbir koşulda ateş açmamasına karar verdik. İkinci aşama ise 100.000 Karabağlı Ermeni'yi Yerevan’a getirip sokağa dökerek, yönetimi değiştirmekti. Geldiler ama istedikleri olmadı.”
Ermenistan’daki Karabağlıların durumu
Yaklaşık bir ay önce Başbakan Paşinyan metroda Karabağlı bir kadınla tartışmış sonra da özür dilemişti. Kimi insan hakları örgütleri belirli ölçüde Ermenistan’da Karabağlılara yönelik bir nefret söylemi olduğu yönünde açıklamalar yapmıştı. Simonyan’a bu yorumlar da soruldu. Ermenistan Parlamento Başkanı şöyle konuştu:
“Her şeyden önce, Ermenistan Başbakanı metroya biniyor. Daha önce bu ülkede kaç lider halkla böyle iç içe olmuştur? Tatsız bir olaydı; Başbakan işine, inancına, ülkesine tutkuyla bağlı biri. Günü sabah 05.00'te başlayıp 24.00'de bitiyor.
Başbakan o kadına şunu söylüyordu: ‘Çocuğunu bu fikirlerin kurbanı etmelerini istemiyorum. Bu kadar ölü verdik, bu kadar şehit verdik’. Ayrıca Başbakan o kadından defalarca özür diledi.
Şunu hatırlatmalıyım. Karabağ liderlerinin bazıları şu an Bakü'deki hapishanelerde. Bu kişilerin Yerevan’ın merkezinde binaları var. Ermenistan halkı her şeyi yaptı, ama birkaç kişinin kötü davranışı tüm tabloyu gölgeledi. Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan gibi isimler her şeyin üzerine bir gölge düşürdü. Aynı zamanda içeriden ve dışarıdan bunu kullanmak istediler.
“Azerbaycan 2023’te Ermenistan’ı savaşın içine çekmek istedi”
2023’te Azerbaycan’ın Karabağ’a yönelik saldırısını ve 100 bin Karabağlı Ermeni’nin Ermenistan’a sığınmasını hatırlatan Simonyan şöyle konuştu:
“Azerbaycan ikinci Karabağ harekâtını gerçekleştirdiğinde, ilginç bir planı vardı. Bu iki aşamalı bir plandı: Ermenistan'ı savaşa çekmek. O günlerde Ermenistan'ın bu savaşa girmemesine ve hiçbir koşulda ateş açmamasına karar verdik. İkinci aşama ise 100.000 Karabağlı Ermeni'yi Yerevan’a getirip sokağa dökerek, yönetimi değiştirmekti. Geldiler ama istedikleri olmadı.
Herhangi bir Avrupa ülkesinin 2-3 gün içinde 100.000 kişiyi kabul etmesini düşünün. Biz otel tuttuk, kimseyi dışarıda bırakmadık. Şu an o 100.000'den yalnızca 7-8 bini ülkeden ayrıldı. Ev verdik, para verdik, iş verdik, o insanlar için her şeyi yapıyoruz.
Savaş sayfasını kapattık artık. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bir gün bizi Azerbaycanlıların üstüne, başka bir gün Azerbeycanlıları bizim üstümüze salmaya çalışmaları boşuna.
Toplantıda Ermenistan-AB ilişkileri ve serbest vize görüşmeleri de gündeme geldi. Simonyan şunları söyledi:
“Politikamızı dengeli olmak üzerine belirledik. Ülkeyi kapatmak istemiyoruz. İnsani değerler açısından Avrupa’ya yakınız. 2021'de erken seçim kararı aldık. Yeni bir yönetimdik daha 3-4 yılımız vardı. Ama 2020 savaşının ardından yeniden seçime gitmeye karar verdik. Bu seçimle halktan ‘Devam edebilir miyiz’ sorusuna yanıt istedik. Halk sandığa gitti ve tüm dünyayı şah ve mat yaptı. Milletimizin yaşayan bir bilgeliği ve öz-koruma içgüdüsü var. Değerimiz özgürlüktür.”
Maşalyan ile görüşme

Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan ile de başbaşa bir görüşme yaptı. Patrikhane’den yapılan açıklama şöyle:
“Görüşme sırasında Patrik Hazretleri, son bir yıl içerisinde Ermeni Kilisesi ile Ermenistan hükümeti arasında yaşanan ve yarar sağlamayan gerginliklere değinerek, gerek kendisinin gerekse Ermeni Kilisesi mensuplarının endişelerini dile getirmiş; yakın gelecekte Ana Taht Kutsal Eçmiadzin Makamı ile Ermenistan Cumhuriyeti hükümeti arasındaki yararsız gerginliklerin son bulmasını, uzlaşı ve dayanışmanın yeniden tesis edilmesini temenni etmiştir.”
Simonyan temasları sonrasında Patrikhane’deki müzeyi de gezdi. Simonyan’a Üstrahip Hovagim Seropyan kutsal ve tarihi objeler ve el yazmaları hakkında bilgi verdi.




