MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"İç cephesi kırılgan olanın dış politikada manevra kabiliyeti azalır. Türkiye’nin barış dili güçlü devlet kapasitesi ile birlikte düşünülmelidir. Türkiye’nin barıştan yana duruşu Doğu Akdeniz’de, Ege’de ve Kıbrıs’ta aleyhimize gelişen oldu bittilere sessiz kalacağı anlamına gelmez. Yurtta sulh, cihanda sulh mefkûresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye gerilim arayan bir ülke olmamıştır.
MHP, Türk milliyetçliğinin siyasi taşı, milli beka mücadelesinin öncü kuvvetidir. MHP, dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin sigortasıdır. Yaraları deşmek yerine sarmayı, inceldiği yerden koparmak yerine onarmayı mazimize karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu sorumluluğun bugünkü aşaması terörün her türlü aşamasının ülkemizden tasfiyesidir. MHP, şehitlerimizin aziz hatırasını asla incitmeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı terörsüz Türkiye'dir. Bu bir teslimiyet ya da taviz, terör örgütüyle pazarlık değildir. Devleti zayıflatmak, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek hiç değildir. Böyle tasavvurlara girişen varsa, basiretsizliğin karanlık delhizlerinde yolunu kaybetmiştir. Kimse MHP'nin adını terörle yan yana getiremez.
Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Arap'ın, Süryani'nin aynı bayrak ve devlet altında kenetlendiği bir Türkiye için çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye, komşunun komşuya güvenmesi, annenin evladını okula korkusuz göndermesidir.
Sırada, siyasi ve hukuki düzenlemeler var
Komisyon, tarihi bir vazife üstlenmiştir. Sırada, siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek uğruna milletimizi kutuplaştırma gafletine düşmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kardeşliğimizi zehirleyecek sözlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır.
PKK'nın silah bırakma töreni tek başına bir sonuç değildir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi yaparak sürecin sağlıklı yürütülmesi mümkün değildir. Örgütün silahlarını teslim sürecinde bunların açıkça değerlendirilmesi gerekir. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır. Bu mekanizma, kardeşlik hukukunu, demokratik katılımı, milli huzuru birlikte gözetmelidir. Bunun adını barış süreci ve siyallaştırma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Elbette başka altenatifler, öneriler de olabilir. Hedefimiz, PKK'nın kurucu önderliğinin bu tanım altında görev yapmasıdır."



