Gezi Direnişi’nde polisin attığı gaz kapsülünün kafasına isabet etmesiyle ağır yaralanıp 9 ay komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybeden Berkin Elvan, Feriköy’deki mezarı başında anıldı.
Anmaya Elvan ailesi başta olmak üzere, aile yakınları ve dostları, gençlik örgütleri, CHP İstanbul milletvekili Türkan Elçi ve DEM Parti Erzurum milletvekili Meral Danış Beştaş katıldı.
Çok sayıda polisin olduğu Feriköy Mezarlığı’nın girişinde toplanan gençlik örgütleri, Berkin Elvan’ın mezarına “15'inde bir fidan, yaşıyor Berkin Elvan”, “Berkin Elvan ölümsüzdür”, “Katillerden hesabı gençlik soracak” sloganlarıyla yürüdü.
Anne: Er ya da geç adalet kapısını açacağız
Anne Gülsüm Elvan oğlunun mezarı başında bir kez daha adalet talebini dile getirerek şunları söyledi: “Gün be gün benim Berkinlerim çoğalıyor. Yavrularım çoğalıyor. Onlar ne yapsalar eksiltemezler bizi. Nereye adalet için başvurduysak kapıyı öyle bir kilitlediler ki bir türlü açamıyoruz. Araladık ama bir türlü açamıyoruz. Er ya da geç o kapıyı açacağız.
Buradan yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum. Kadınlar Günü’nde adaletten söz etti. Çocuklar için adalet, kadınlar için adalet dedi. Evet, biz de adalet istiyoruz. Çocuğumu hatırlıyor musun? Emri sen verdin, bunu hatırlıyor musun? Benim çocuğumun katili neden dışarıda? Kaç adalet bakanı değişti. Şimdi yeni gelen Akın Gürlek’e de söylüyorum: Çocuğumun dosyası adliyede, bir imzanıza bakıyor. Siyasetçileri içeri alabiliyorsunuz ama benim çocuğumun katili dışarıda. Emri verenden, o dönemin emniyet müdüründen, valisinden, bakanlarından şikayetçiyim. Artık beni duyun. Benim çocuğumun katillerini yargılayın. Başka çocuklar ölmesin, başka anaların yüreği yanmasın. Biz adalet istiyoruz.”
Baba: Adaletin terazisi ne kadar ağırmış
Baba Sami Elvan anmaya katılanlara teşekkür ederek, “Bu adaletin terazisi ne kadar ağırmış dostlarım. Biz 13 yıldır bu teraziyi omuzumuzda taşıyoruz ama bir gün bile bizden yana dönmedi. Umuyorum bize bunları reva görenler bunun bedelini öder. Şu an görüyorum ki herkes adalet peşinde. Biz de bu teraziyi kendi yönümüze çevirmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" sözleriyle adalet talebini yineledi.
Ailenin avukatlarından Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Çiğdem Akbulut “Polis Fatih Dalgalı’nın cezasını çekip çekmediğine dair bilgi sahibi olamıyoruz. Yetkili merciler bir bilgi vermiyorlar. Sırf polis memuru diye tutuklanmasına gerek görülmeyen Fatih Dalgalı, Eylül'den beri o güvendiği devletinden kaçıyor” diyerek, davada faillerin yeterli cezayı almaları için adalet mücadelesine devam edeceklerinin tekrar altını çizdi.
Aile: Fail Fatih Dalgalı nerde?
Elvan ailesi adına abla Özge Elvan’ın okuduğu basın metninde şu ifadeler yer aldı:
"Bugün burada, Berkinimizin yanı başında adalet talebiyle bir aradayız. Oğlumuz 16 Haziran 2013’te, Gezi Parkı eylemleri sırasında evimizin üst sokağında katil Fatih Dalgalı’nın attığı gaz fişeğiyle yaralandı. 269 gün komada yaşam mücadelesi veren Berkinimizin bedeni 16 kiloya düştü.
Tam 269 gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi oğlumuz. Berkin komada hayata tutunmaya çalışırken, failleri elini kolunu sallayarak gezmeye devam etti, ülkeyi yönetti, çıktığı miting meydanlarında 'Emri ben verdim' dedi.
Oğlumuzu toprağa verdikten hemen sonra, o dönemin başbakanı şimdi ise cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, meydanlarda bizi yuhalattı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu yargılanmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 7 Şubat’ta Çapkın ve Mutlu’nun sorumluluklarıyla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmediği görüşüne vardı ve Türkiye’yi mahkûm etti. Fakat Türkiye’deki adlî makamlar, bu karara rağmen harekete geçmedi.
Berkinimizin katili Fatih Dalgalı ise sadece ama sadece 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti Dalgalı’nın “kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna” hükmetti. Yargıtay geçtiğimiz yıl içerisinde bu cezayı onadı. Karar kesinleşti. Ancak Fatih Dalgalı bugüne değin hala bir gün bile hapis cezasını yatmadı.
Biz yıllardır katillerin hesap vermesini talep ederken, iktidarın yarattığı kutuplaştırıcı siyaset sonucu ailemize yönelik tehditler, hakaretler asla son bulmadı. Adaletin sağlanmasını isterken, biz yargılandık ve hapis cezası aldık.
Biz adalet istiyoruz! Sadece tetiği çekenin değil emri verenlerin de adalet önünde hesap vermesini istiyoruz. Berkinimizin çocukluğunu, geleceğini ve hayallerini çalanların bir an önce hesap vermesini istiyoruz. Berkin nezdinde katledilen tüm çocuklar için adalet istiyoruz.
Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkin’imiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz. Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız."
Ne olmuştu?
Gezi Direnişi’nde 14 yaşındaki Berkin Elvan, polis memuru Fatih Dalgalı’nın attığı gaz kapsülünün kafasına isabet etmesi nedeniyle ağır yaralandı. Berkin Elvan, 269 gün boyunca komada kaldı ve 11 Mart 2014'te 15 yaşındayken hayatını kaybetti.
2025'te gaz kapsülünü atan polis memuru Fatih Dalgalı’ya verilen 16 yıl 8 ay hapis cezası onandı. Gerekçeli kararda, sanığın olması gerektiği gibi gaz tüfeğini 45 derece açıyla havaya değil, düz tutarak ve başını yana eğip hedef gözeterek ateş ettiği, kapsülün Berkin Elvan’ın kafasına isabet ederek ölümüne neden olduğu belirtildi. Yüksek Mahkeme, eylemin “olası kastla öldürme” suçunu oluşturduğuna hükmetti. İki üye karara şerh düştü.



