CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Kapanan Anadolu Partisi Genel Başkanı Emine Ülker Tarhan, CHP'ye katıldı. Tarhan'ın rozetini Özel taktı.
Özel konuşmasında, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilgili iddialarını bir kez daha dile getirdi, kürsüden evraklar gösterdi.

“ID numaralarının yalan olduğunu söyleyen yok”
Geçtiğimiz hafta Ankara'daki tapuların gizlendiğini ancak detaylı listeye ulaştıklarını belirten Özel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro yetkililerine açık bir çağrıda bulundu:
"190 yıl boyunca alacağı maaşla edinilmiş mal varlığı, mülk var. 16 tane taşınmazın her birinin ID numarası burada. Bu ID numaralarının yalan olduğunu söyleyen yok. Bakanlıklara sesleniyorum; bu 16 ID numarasından herhangi birisinde bir eksiklik, yalanlama varsa çıkıp söyleyin.
Açıklama ve belge, Ağrı Dağı kadar gerçek
Gösterdiğim tapuların içinde olmayan TEMA'daki ev... Gösterdiği tapu kaydında bu yok. Bu evi dokuz milyon liraya aldı. Aynı tarihte 14 milyona ev satılıyordu. Niye ucuza verdin? 'Sayın Akın Gürlek diğer tüm müşterilerimiz gibi projemizden bir adet daire satın almıştır.' Açıklama, TEMA İstanbul. 'Kendisine uygulanan satış fiyatı, herhangi bir müşterimize uygulananlardan farklı değildir' diye açıklama yapıyor TEMA. Bu eldeki açıklama ve belge, Ağrı Dağı kadar gerçek. Ama gösterilen tapu kaydında yok.
Senfoni Evleri 96 milyon lira. Satış sözleşmesi, imzalar, mühürler, isimler natamam... Burada tapu yok çünkü bitince verilecek. Ama böyle bir resmi belge var. Sayın Murat Kurum'a, bakanlığa bağlı çalışıyor Emlak Konut. Bir haftadır yalanlama yok. Varsa bu öğleden sonra duyalım.
Ben de dava açacağım
Varsa 16 tapunun ID'lerine ilişkin bir itiraz duyalım, bunlar yok. Ne var? Dava açacağım demek var ki açılmış bir dava yok. Ben de dava açacağım. Bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. O davada ben mi doğru söylüyorum, o mu doğru söylüyor? Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek. Hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet, yargı önünde kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor, görecek. Hodri meydan.
Dört isim verdim geçen hafta: Mehmet Türkoğlu, Osman Dündar Çiftçi, Hayrettin Koç ve RTÜK'teki emekli polis Selim Bozkurt. Bunlardan biri çıkıp demez mi, 'Benim bu beyefendi ile adına, üzerine tapu aldığım ya da adına onun için pazarlık yaptığım senet ödemişliğim yoktur.' RTÜK'ten bir açıklama duyduk mu? RTÜK'te Selim Bozkurt diye biri var, kaydı var, daire başkan yardımcısı, beyefendinin ricası ile alınmış RTÜK'e, maaş alıyor, gören yok. Üzerinde çok tapu vardı, şimdi o da boşaltma evresinde. Bir kez daha söylüyorum AK Partili arkadaşlar, ben bunları zaten biliyorum. Elinizdeki belgeleri bir genel başkana götürecekseniz, AK Parti'nin genel başkanına götürün. Kendi genel başkanınıza niye gitmiyorsunuz? Biz kontrolünü yapmadan hiçbir şeyi açıklamıyoruz ama bu yağmur gibi gelen isimleri de bir kenarda biriktiriyoruz.
'AK-it'lerini çek buradan
Diyor ya, biri çıkmış, geçmişin muhalifi... 'Efendim, devletin içinde tapuları sorgulayan, muhalefete sızdıran birileri var.' Onu düşünüyorsun da, ana muhalefetin genel başkanının kızının oturduğu evin tapusunu, fotoğrafını, adresini yayınlayana, böyle bir hedef gösterme yapana hiç bunu sormak aklına gelmiyor mu? Erdoğan'a sesleniyorum; AK-it'lerini çek buradan."
Özel, AKP ve Cumhur İttifakı'na da seslenerek, Akın Gürlek üzerinden şu eleştirileri yöneltti:
"AK Parti'ye çağrımdır. Bu süreçte susarak beklemek, suça ortaklıktır. Bugün Sayın Bahçeli'ye yakın bir köşe yazarının yazdığı, ki ömrü boyunca bana hep kötü şeyler yazdı, bugün yazdığı yazıyı önemsiyorum. Diyor ki: ‘Akın Gürlek tüm şüpheleri ortadan kaldıracak bir açıklama yapmalıdır’. Yapamaz, yapamayacak. Ama o zaman da Cumhur İttifakı bu yükü sırtında taşımayacak.
Terörsüz Türkiye isteniyor. Beyaz Toros'lardan çekmiş insanlar varken, beyaz Torosçular Adalet Bakanlığı'nda duruyor. Kayyımın davasını yapan da, kayyımı atayan da, hatta geçmişte Sırrı Süreyya'ya haksızca ceza veren de, Demirtaş'ı içeride tutan da bu Akın Gürlek. Nasıl yürüyecek bu süreç?"



