Hemşinlilerin tarihine ve kimliğine ilişkin, Hemşinliler içinde bir kısmı birbiriyle tamamen çelişen bakış açıları bulmak mümkün. Fahrettin Kırzıoğlu gibi tarihçilerin ekolü uzun yıllar Hemşinlilerin Hıristiyan geçmişini kabul ederek, onları Gregoryen mezhebini benimsemiş çeşitli Türk boylarına bağlamaya çalıştılar. Hemşinlilerin ataları Amatunilerin aslında Türk olduğunu iddia ederek Türk geçmişe bir dayanak oluşturmaya çalıştılar. Ancak Amatunilere Türk kökenler bulmanın ‘zorluğu’ nedeniyle olsa gerek son yıllarda Fahrettin Kırzıoğlu tipi inkarın işe yaramayacağını düşünen birileri yeni yollar geliştirmeye çalışıyor. Buna göre Hemşinliler hiçbir zaman Ermeni geçmişe sahip olmadılar. Onlar Hemşin’de yaşayan Ermenilerin göç etmesiyle onların yerine gelmiş olan Türklerdir.

Hemşince tehdit altında
Bu düzeyde fantastik olmasa da görmezden gelme yoluyla, ulusal kimlik vurgusuyla, üst kimlik vurgusuyla, dini kimliği öne çıkararak birçok Hemşinli kendi kimliğini ve tarihsel geçmişini reddetmeye, önemsizleştirmeye, görmezden gelmeye çalışıyor. Elbette başka birçok Hemşinli de giderek daha fazla kendi dili ve kimliğine sahip çıkmaya çalışıyor. Özellikle yok olma tehlikesi altında bulunan ‘Hamşentsnag’ yani Hemşince, son yıllarda genç nesil içinde kullanımının hızla düşmesi ile ciddi bir tehdit altında. Hemşinliler içinde çocuklarına kendi dillerinde isim verenler, işyerlerine, şirketlerine isim, marka olarak Heşmince kelimeler seçenler olması, Hemşinceye sahip çıkmak konusunda bir kıpırdanma olduğunu da gösteriyor. Ancak kentleşmenin doğal sonucu olarak Hemşince ciddi düzeyde zemin kaybediyor. Hemşin kimliğinin en belirleyici unsuru olduğu düşünüldüğünde ve yapay bir tarih yazımıyla Hemşinliler için yeni bir tarih üretme, bu yolla onları Türkleştirme gayretlerinin olduğu bir dönemde. dile sahip çıkmanın önemi bu nedenle ikiye katlanıyor.
Osmanlı devleti Hemşinlileri nasıl tanımladı?
Hemşinlilerin kendi içindeki bu tartışmaların dışında devletin, otoritenin Hemşinlileri nasıl tanımladığı da Hemşin tarihi tartışmaları açısından en önemli konu başlıklarından birini oluşturuyor. Daha önce Agos’ta da yayınlanan 1913 tarihli bir Osmanlı belgesi vardı. Bu belge Umum Erkan-ı Harbiye Dairesi (Genelkurmay Başkanlığı ) Dördüncü Şubesi’nin Dahiliye Nezâret-i Celîlesi'ne (İçişleri Bakanlığı) yazdığı bir yazıydı. Fî 25 Cemâziyelâhir [1]331 ve fî 19 Mayıs [1]329 ( 1 Haziran 1913 ) tarihli yazının orijinalinin Latin harfleri ile dökümü şu şekilde:
Trabzon Vilâyeti'ne tâbi‘ Hopa kazâsına müsâdif Hopa Hudûd Bölüğü mıntıkasındaki Zurpici, Arvala, Çavuşlu, Hayki, Zargina, Gvarçı karyeleri ahâlisi Hemşin ismiyle müsemmâ Ermeni'den dönme Müslüman olub kazânın mütebâki ahâlisinin kâmilen Müslim Lazlardan ibâret idüği ve Hemşinliler saf ve câhil olup bir misyonerin bu mıntıkada muvaffakiyetle iş görebileceği binâenaleyh hükûmet-i mahalliyemizin irşâdâtı Hemşinliler içün derece-i vücûbda olduğu Rusya Hudûd Komiseri'nin Hopa Bölüğü'ne aid raporunun bir fıkrasında gösterilmiş ve mes’ele câlib-i dikkat bulunmuş olmağla iktizâ-yı hâlin ifâsı mütemennâdır efendim.
Yazının günümüz Türkçesine çevrilmiş hali ise şu şekildedir:
Trabzon Vilâyeti'ne bağlı Hopa kazasındaki Hopa Sınır Bölüğü bölgesindeki Zurpici (Yoldere), Arvala (Eşmekaya, Çimenli), Çavuşlu, Hayki, Zargina (Güneşli), Gvarçı (Hendek) köylerinin halkı Hemşin ismiyle bilinen Ermeni'den dönme Müslümanlardan olup ilçenin geri kalan halkının tümü kamilen Müslüman Lazlardan oluşmaktadır ve Hemşinliler saf ve cahil olmaları sebebiyle bir misyonerin bu bölgede başarılı bir şekilde faaliyette bulunabileceği bu sebeple yerel hükümetimizin ikaz ve yol göstermeleri gerektiği Hemşinliler için son derece mühim olduğu Rusya Sınır Komiserinin Hopa Bölüğüne ait raporunun bir maddesinde gösterilmiş ve konu dikkat çekici bulunarak gerekenin yapılmasını temenni ederiz efendim. (BOA, Dosya: 116, Gömlek no: 65, Fon kodu: DH.İD.- 1331. C. 28.)
Bu belgeye bağlı olarak Dahiliye nezareti 27 Cemâziyelâhir [1]331- 21 Mayıs [1]329 (3 Haziran 1913) tarih ve 388 evrak numarasıyla Trabzon Vilayeti’ne bir yazı yazıyor:
An asl Ermeni iken ihtidâ etmiş ve Hemşin nâmıyla ma‘rûf bulunmuş olan Hopa hudud bölüğü mıntıkasında kâ’in Zurpici, Arvala, Çavuşlu, Hayki, Zargina sâfiyet ve cehâletleri sebebiyle misyonerlerin tesvilâtına kapılmaları Gvarçı karyeleri ahâlisinin safvet-i mütehammil idüği beyânıyla Hemşinlilerin hükûmet-i mahalliyece tenvîr ve irşâdı lüzûmu Rusya Hudûd Komiserliği'nin iş‘ârına atfen Harbiye Nezâret-i Celîlesi'nden bildirilmiş olmağla câlib-i dikkat görülen iş‘âr-ı vâkı‘a nazaran iktizâ-yı hâle tevessül buyrulması bâbında.
Yazının günümüz Türkçesi ile anlamı ise şu şekildedir:
Aslen Ermeni iken din değiştirmiş ve Hemşin ismiyle bilinen Hopa Sınır Bölüğü taraflarında bulunan Zurpici (Yoldere), Arvala (Eşmekaya, Çimenli), Çavuşlu, Hayki, Zargina (Güneşli) köylerinin saflık ve cahillikleri nedeniyle misyonerlerin aldatmalarına kapılmaları Gvarçı (Hendek) köylerindeki halkın bunu safiyane açıklamalarıyla Hemşinlilerin yerel hükümetçe aydınlatılarak doğru yolun gösterilmesi gerekliliği Rusya Sınırındaki Komiserliğimizin yazısına dayanılarak Savunma Bakanlığımızdan bildirilmiş olup durumu anlatan yazının dikkat çekici bulunduğu ve gerekenin yapılması hakkında. (BOA, Dosya: 116, Gömlek no: 65, Fon kodu: DH.İD.- 1331. C. 28.)
Cumhuriyet dönemi Hemşinlileri nasıl tanımlıyor?
Bu belge Osmanlı Devleti döneminde resmi olarak Hemşinlilerin aslen Ermeni olup din değiştirerek Müslüman olmuş bir toplum olarak tanımladığını gösteriyordu. Artık elimizde Cumhuriyet’in Hemşinlileri nasıl tanımladığına dair belgeler var. Araştırmacı yazar İrfan Çağatay Aleksiva’nın arşivde bulduğu belgelerden biri 10.07.2025 tarih ve 148317 sayılı olur ile gizliliği kaldırılmış bir istihbarat raporu. 5/4/1930 tarihli raporda Trabzon, Rize ve Artvin ilçeleri hakkında bazı değerlendirmeler ve tespitler bulunmaktadır. Raporun Lazca, Gürcüce, Rumca, Ermenice konuşan halkla birlikte yalnızca Türkçe konuşan bölge halkını da potansiyel tehlike gibi gören bir dili var. Misal Trabzonlular için belgede, ‘her ne kadar laz lisanı bilmeseler de Türkleri de katiyyen sevmezler’ denmektedir. Dil bilmeyen Rizeliler ise ‘Türkçeden başka lisanla tekkellüm etmezler ve bilmezler. Menfaatlerini her türlü milli ve vatani duyguların fevkinde bilen bu halk, henüz bugünkü rejimi anlamamış’ olarak tanımlanmış. Belgedeki ilginç bir ayrıntı da bugün çok az sayıda Rumca konuşan kişinin bulunduğu Of’la ilgili olarak ‘Of’ta hakim olan Rumcadır’ denmesi.
Belgede Atina (Pazar) başlıklı bölümde ‘bir hayli Hemşinli Ermeni dönmeleri vardır’ denmektedir. (T.C Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Fon Adı: Başbakanlık Muamelat Genel Müdürlüğü, Fon Kodu: 30-10-0-0, Kutu No: 112, Dosya No: 759, Gömlek No: 14)
Belgedeki ifade açıkça Cumhuriyet döneminde de Osmanlı döneminde olduğu gibi resmi olarak Hemşinlilerin ‘Ermeni dönmesi’ olarak tanımladığı anlaşılıyor.

“Yabancı dil ve adetlerin tesirinden kurtarmak”
Başka bir döküman ise yine 10.07.2025 tarih ve 148317 sayılı olur ile gizliliği kaldırılmış ve 8/6/ 1936 tarihli bir belge. Belge ‘Memleket ve hatta devlet hassasiyet ve haysiyeti ile çok ilgili olan ve yarım asır kadar Çarlık idaresinde kalan Vatanın güzel bir parçası, Çoruh vilayeti Kültürel vaziyeti hakkında’ denilerek başbakanlığa sunulan bir rapor.
‘Çarlık idaresinden yeni kurtulan ve halkın bir kısmı Lazca, bir kısmı Gürcüce bir nahiyesi de Ermenice konuşan ve kültür durumu sıfıra müsavi olan Çoruh Vilayeti halkına milli ruh ve kültürü aşılayabilmek ve serhad üzerinde bulunan bu halkı yabancı dil ve adetlerin tesirinden kurtarmak için mahalli varidatla bihakkın teminine imkan olmayan ilk mektep ihtiyacı için bu vilayete umumi bütçeden her yıl hiç değilde 25000 lira kadar yardım edilmesi istenilmektedir.
Bu husus için Maarif Vekaletine yazılan tahriratın sureti merbuttur.’ (T.C Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Fon Adı: Başbakanlık Muamelat Genel Müdürlüğü, Fon Kodu: 30-10-0-0, Kutu No: 71, Dosya No: 464, Gömlek No: 10)
Meğer asimile etme motivasyonu varmış
Artvin yıllarca Türkiye’nin en eğitimli, modern şehirlerinin başında gelen, örnek gösterilen bir şehir oldu. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren bölgeye yapılan eğitim yatırımlarının motivasyonunun ne olduğunu gösteriyor bu belge. Bir çoğumuzun yıllarca örnek gösterdiği çağdaş, demokrat ve modern Artvin anlatısının arkasında belli ki Lazca, Gürcüce ve Ermenice konuşan ‘kültür durumu sıfır’ olan halka ‘milli ruh ve kültürü aşılama’ yani Türklüğe asimile etme motivasyonu varmış. Biz aydınlanıyoruz sanıyorduk, meğer asimile ediliyormuşuz! Ve üzülerek görüyoruz ki Cumhuriyet tarihi boyunca Hemşinli Ermeniler, Lazlar ve Gürcüler içerisinde bir çok insana kültürünü, tarihini ve kimliğini inkar edecek düzeyde ‘milli ruh ve kültür aşılanmış’



