Özgür Özel, tutuklu gazeteci Alican Uludağ'ı ziyaret etti
"Bu tutukluluk siyasilerin ona kestiği bir cezadır"
DW Türkçe Ankara muhabiri Alican Uludağ 19 Şubat’ta sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, İstanbul'a getirilmişti. Uludağ, tutuklanarak önce Metris Cezaevi'ne hafta başında ise Silivri Cezaevi'ne gönderilmişti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nde tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ı ziyaret etti. Özgür Özel, Alican Uludağ’ın 10 kişilik olan ama 25 kişinin kaldığı bir koğuşta tutulduğunu söyledi.
Özel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Uludağ’ın sosyal medya paylaşımlarında hakaret olmadığını belirterek, “Buradan ceza alsa bile yatarı olmayan bir suçtan içeride tutulması siyasilerin ona kestiği bir cezadır. Yattığı her gün Türkiye adına utanç verici bir durumdur. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli. Kendisi de yaşadığı tüm zorlukların onu yıldırma maksatlı olduğunu değerlendiriyor ve boyun eğmeyeceğini ifade ediyor” dedi.
ANKA'nın aktardığına göre Özgür Özel'in konuşmasının tamamı şu şekilde:
“Ceza alsa bile yatarı olmayan bir suç”
“Gazeteci Alican Uludağ’ı bugün cezaevinde ziyaret ettik. Hala geçici koğuşta tutuluyor. Bu yüzden televizyondan, gazeteden, kitaptan, kantinden alışveriş yapma hakkından mahrum. 10 kişilik koğuşta 25 kişi kalıyor.
Sosyal medya paylaşımlarında hakaret olmadığı ortada. Yetki bakımından da sorunlu bir tutukluluk. Buradan ceza alsa bile yatarı olmayan bir suçtan içeride tutulması siyasilerin ona kestiği bir cezadır. İki çocuğunun gözü önünde, rahatça kıyafet değiştirmesine bile izin verilmeden gözaltına alındı. Bu da iktidarın ondan duyduğu rahatsızlığı gösteriyor. Yattığı her gün Türkiye adına utanç verici bir durumdur.
Konuyla ilgili Almanya’dan gelen açıklamalar Türkiye’nin yurt dışındaki imajına zarar veriyor. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli. Kendisi de yaşadığı tüm zorlukların onu yıldırma maksatlı olduğunu değerlendiriyor ve boyun eğmeyeceğini ifade ediyor. Ankara’da ve siyasette, mesleğini yapış biçimine saygı duyduğumuz, doğru haber yapan bir gazeteci. Onun içeride geçirdiği her gün, halkın da bağımsız bir kaynaktan doğru haber alma hakkının kısıtlandığı gündür.”
Bakan Gürlek TCK maddelerini karıştırdı
Öte yandan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, AKP’nin TBMM’deki grup toplantısına katıldı. Toplantı başlamadan önce salondaki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürlek'e, gazeteci Alican Uludağ'ın tutukluluğuna ilişkin de bir soru soruldu. Gürlek, Uludağ’ın tutuklanmasının sorulması üzerine de gazetecinin tutuklanma gerekçesini karıştıran bir açıklama yaptı:
"TCK'da 217/A var, bilgiyi yalan olarak alenen yayma... İstanbul'daki soruşturmaya ilişkin yalan yaymaya yani, yetki bakımından sıkıntı yok. Hâkimlerin takdiri. Biz ona karışamayız…
Yaşadığı yer (Ankara) değil, suç şehri önemli. O tarihte suç şehri İstanbul olduğu için... Ama bu mahkemenin takdiri. İleride yetkisizlik de verebilir tahliye de verebilir. Bu süreç tamamen bağımsız yargının kontrolünde."
Gürlek daha sonra gazetecilerin tutuklamanın halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymadan (217/A) değil cumhurbaşkanına hakaretten (TCK 299) yapıldığını hatırlatması üzerine “Daha fazla yorum yapmak istemiyorum" diyerek görüşmeleri bitirdi.
Ne olmuştu?
DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda Ankara'daki evinden, çocuklarının gözü önünde 19 Şubat akşamı gözaltına alındı.
Ankara'dan kara yoluyla İstanbul'a getirilen Uludağ, 20 Şubat'ta sevk edildiği Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde "Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret" suçlamasıyla tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. Tutukluluğunun üçüncü gününde gazeteci, Silivri'deki Marmara 1 No'lu Cezaevi'ne sevk edildi.

