Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasında mutlak butlan kararının CHP'de yarattığı kaos devam ediyor. 21 Mayıs'ta mahkeme seçilmiş başkan Özgür Özel ile parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırdı ve yerine verdiği kararla Kılıçdaroğlu ile yönetimi görevlendirdi.
Mahkemenin kararı sonrası, dün Kılıçdaroğlu ve ekibi, Ankara Valiliği'ne dilekçe vererek CHP Genel Merkezi'ne kendilerine teslim edilmesini istedi. Seçilmiş yönetim bunun olmayacağını açıkladıktan sonra Valilik, Emniyet güçlerini görevlendirdi. Saatler süren abluka ve tartışmalardan sonra çevik kuvvet Genel Merkez'in kapılarını kırarak, bibergazı ve plastik kurşunlarla binaya girdi. Özel ve ekibi müdahaleden sonra TBMM'ye yürüyerek, CHP'nin sadece bir bina olmadığını, mücadeleye Meclis'te devam edeceklerini açıkladı.
Dün yaşanan ve Türkiye'nin siyasi tarihine geçen olaylar ve görüntüler sonrası CHP'nin genel başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı, Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ne Kurban Bayramı'nın ikinci günü gideceğini ve partililerle bayramlaşacağını açıkladı.
Basın Danışmanı "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bayramın 2'nci genel merkezde partililer ve vatandaşlarla bayramlaşarak, konuşma yapacak" dedi. Sönmez ayrıca, bugün gün içerisinde parti genel merkezinde partiler arası bayramlaşma ziyaretleri için hem kabul heyeti hem ziyaret heyetinin belli olacağını belirtti.
Öte yandan CHP eski vekili ve TGRT yorumcusu Barış Yarkadaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini makamında ziyaret eden milletvekilleri, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleriyle yaptığı görüşmenin detaylarını aktardı. Yarkadaş'ın aktardığına göre, Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gerilimden Özgür Özel yönetimini sorumlu tuttu. Kılıçdaroğlu, “Bu krizin sorumlusu biz değiliz” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun görüşmede, “Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk kez milletvekillerimiz, PM üyelerimiz ve YDK üyelerimiz kendi genel merkez binamıza alınmadı. Siyasi geleneğimiz açısından bundan daha kötü, daha incitici ne olabilirdi? Biz bu noktaya gelmemek için son ana kadar uzlaşma yolu aradık. Süreci birlikte yönetme ve ortak karar alma zeminini zorladık. Ancak tüm bu iyi niyetli çabalarımız, maalesef karşı taraftaki arkadaşlarımız tarafından karşılıksız bırakıldı. Benim de aslen çok rahatsız olduğum, vicdanımı yaralayan bu ağır tablo ortaya çıktı. Kamuoyuna yansıyan bu yıpratıcı tabloya kesinlikle biz yol açmadık. Hukukun ve mahkeme kararının uygulanması aşamasında sergilenen uzlaşmaz tavır bu sonucu doğurdu." ifadelerini kullandığı belirtildi.



