İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak nitelendirdiği süreç kapsamında AKP tarafından sunulan "çerçeve yasa" teklifi, TBMM Adalet Komisyonundaki 18 saatlik görüşmelerin ardından Genel Kurula geldi. Yasa teklifinin görüşmelerine bugün saat 11.00 itibarıyla başlandı. TBMM Başkan Vekili Celal Adan yönetiminde açılan oturumda, teklif kabul edilerek yasalaştı.
562 milletvekilinin katıldığı oylamada, 468 milletvekili kabul oyu verirken, 88 milletvekili 'hayır' oyu kullandı. 6 vekil ise çekimser oy kullandı.
Meclis Genel Kurulu toplanırken görüşmelere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katılım sağladı. AKP Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, MHP sıralarına gelerek Bahçeli ile tokalaştı. İkinci oturumda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldı ise 'çerçeve yasa' teklifin bir "af" düzenlemesi olmadığını vurguladı. Düzenlemeye yönelik "özel af" eleştirilerini reddeden Yıldız, soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet kararlarının korunduğunu, kanunun af veya cezasızlık taşımadığını ifade etti.
Yıldız, "Terörsüz Türkiye vizyonu salt bir güvenlik politikası değil; devletin bekası, hukukun üstünlüğü ve toplumsal dayanışmayı kapsayan bir devlet politikasıdır" ifadelerini kullandı. Gelinen noktada PKK'nin kendini feshetmesi ve silah bırakmasıyla "yarım asırlık terör tehdidinin tasfiye edildiğini" belirten Yıldız, süreçte "büyük bir toplumsal rıza"nın üretildiğini belirtti. Teklifin Mecliste nitelikli çoğunlukla kabul edilmesini beklediklerini söyledi.
DEM Parti: Türkiye halkları için bir fırsat"
DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Türkiye halklarının önünde barışı kalıcılaştırmak ve demokrasiyi inşa etmek adına bir fırsat olduğunu beliterek, "Elbette teklifin eksiklikleri var ve bundan sonra bu eksikleri gidermek gibi bir sorumluluğumuz var. Barış sadece bir yasayla gelmez. Demokratik siyasetin alanını genişletmek, AİHM ve AYM kararlarını uygulamak, seçilmişlerin ve halk iradesinin güvence altına alındığı bir düzeni hep beraber mücadele etmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Yeni Parti: "Ortak aklın devre dışı bırakılması büyük bir eksiklik"
Yeni Parti Grup Başkan Vekili Murat Emir, süreç kapsamında kurulan komisyonun hazırladığı ortak rapora dikkat çekti. Raporda yer alan demokratikleşme vurgusuna karşın sahada tek bir olumlu adım atılmadığını belirten Emir, Türkiye'de hukuksuzlukların derinleştiğini vurguladı.
Yargının siyasetçiler, gazeteciler ve yurttaşlar üzerinde bir baskı unsuruna dönüştürüldüğünü dile getiren Emir, raporda belirtilen "Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulması" tavsiyesinin de göz ardı edildiğini altını çizdi.
Meclis Başkanı Kurtulmuş ile birlikte kurdukları komisyonun metnine tüm kesimlerin imza attığını hatırlatan Emir, "Silahların susması ve terörün sona ermesi için öncelikle demokratik bir zeminin inşa edilmesi gerektiğini o gün de ifade etmiştik. Ancak bugün, altına imza atılan rapordaki demokratikleşme adımlarının tamamen görmezden gelindiği bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Terörün son bulması adına atılacak her adımı kıymetli buluyoruz; fakat bu teklifin hazırlanış yöntemi ve ortak aklın devre dışı bırakılması büyük bir eksikliktir. Partimizin oylamadaki net tutumunu Sayın Genel Başkanımız ayrıntılarıyla ilan edecektir" şeklinde konuştu.
Genel Kurul toplantısında ilk sözü alan İYİP Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AKP’nin, “PKK ile pazarlık yaptığını” öne süren sürerek, “Yok dediğiniz PKK ile nasıl masaya oturdunuz?” dedi. İYİP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise TBMM’nin süreci sadece onaylayan bir "tescil makamına" indirgendiğini belirtti. Dervişoğlu, sürecin asıl amacının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ömür boyu görevde kalmasının önünü açmak olduğunu ifade etti.
CHP adına konuşan Grup Başkan Vekili Rahmi Aşkın Türeli ise “Meseleyi bir devlet politikası olarak değerlendirdiklerini” belirtti. Türeli, 'çerçeve yasa' teklifine destek vereceklerini kaydetti. CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp ve İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, teklife "evet" oyu vereceklerini belirterek teklifin demokrasi, barış ve refah iklimine katkı sunmasını umduklarını vurguladı. Yasayı adımı sorunların tespiti ve çözümü açısından "tarihi bir başlangıç ve ilk adım" olarak niteledi. Söz alan Oğuz Kaan Salıcı ise sürecin silahlardan arınma ve siyaset alanını genişletme noktasında kritik bir eşik olduğunu belirterek, dış gelişmelere bağlı kalmayacak kalıcı bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti. Geçmiş seçim dönemlerinde CHP'ye yönelik DEM Parti ile hareket ettiği gerekçesiyle yapılan suçlamaları hatırlatan Salıcı, "Bu ülkeye bir özür borcunuz yok mu?" sorusunu yöneltti.
AKP'li Cüneyt Yüksel ise İYİ Parti’nin anayasaya aykırılık iddiasıyla sunduğu önergeyi reddederek kanun teklifinin anayasaya ve hukuki güvenlik ilkelerine tam uyumlu olduğunu vurguladı. İddiaların komisyonda detaylıca incelendiğini ve reddedildiğini söyleyen Yüksel, teklifin uygulanma şartlarının ve yetkili makamların süreçlerinin son derece açık belirlendiğini ifade etti.
Teklifin 360’tan fazla milletvekilinin imzasıyla sunulduğunu belirten Yüksel, "Bu durum, 40 yıldır kanayan yaramızı sarma yönündeki güçlü siyasi iradenin ve toplumsal mutabakatın somut göstergesidir. Teklifin ruhunda Türk, Kürt, Arap, Laz ve Çerkes'in ortak kader ve kardeşliği vardır" dedi.
Sevr Antlaşması ve Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümlerine değinen Yüksel, "Milletimiz Sevr’i nasıl tarihin çöplüğüne attıysa, kardeşliğimizi hedef alan terörü de tarihin çöplüğüne atacaktır" ifadelerini kullandı.
Yüksel, AKP'nin kritik eşik vurgusunu tekrarlayarak, "Kritik eşik; silahların bırakılması, örgütün varlığına son verilmesi ve bunun resmen tespit edilmesidir. Edirne’den Hakkâri’ye yükselen ortak ses şudur: Artık evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün" şeklinde konuştu.
Genel Kurula 15 dakikalık ara verilmesinin ardından ilk sözü alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan yasa teklifine şartlı destek verdiklerini belirtti. Arıkan, "Mesela yalnızca terörü bitirmek değil, mesele terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye'yi inşa edeceğimizdir" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da "Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz. Değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz. Bu yasada şüphesiz eksiklikler ve eleştirilecek yönler de var. Bu yasada yok diye ana dili, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere demokratik haklar unutulmuş talepler değildir. Bunlar sürecin olmazsa olmazıdır. Barışa giden yolun taşlarıdır. Fakat ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerini birbirine karıştırmamalıyız. İlk adımın işlevi, çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak ve demokratik siyasi mücadeleye kapı aralamaktır" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de, "Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı, milletin barış hakkının önüne koymayan da biziz" ifadelerini kullanarak parti yönetimi olarak "evet" diyeceklerini belirtti.
Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Ancak milletvekillerimiz seçildikleri illerde ne deniyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle grubu serbest bırakıyor değil aksine kendi ilinin, bölgesinin, temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyetlerini, endişelerini ve umutlarını dikkate alarak onları 'milletin vekili' olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum. Hiçbir milletvekilimiz üyesinin ve milletinin sesini duymadan davranmayacaktır" dedi.



