CHP'nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik şaibe iddialarıyla açılan davada dördüncü duruşma bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmada yargılanan CHP Meclis Üyesi Hüseyin Yaşar, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş ile taraf avukatları hazır bulundu. CHP’nin eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçaslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı.
İlk olarak savunma yapan CHP eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçaslan, İzmir delegesi Hatip Karaaslan ile bir görüşme yapmadığını ve herhangi bir para almadığını söyleyerek üstüne atılı suçlamaları reddetti.
Kılıçaslan'ın avukatı, “Özgür Özel'i desteklemesi karşılığında müvekkilimin para aldığı iddiası komplodur, iftiradır. MASAK raporlarında müvekkilimin hesabına 1 milyon TL girmediği de anlaşılmıştır. Öte yandan Hatip Karaaslan ile görüştüğüne dair bir kanıt da yoktur. Müvekkilim zaten iftiradan dolayı şikayetçi olmuştur. Müvekkilim zaten Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevden alınmıştır. Müvekkilim zaten Kemal Kılıçdaroğlu karşısında aday kim olursa olsun onu desteklerdi. Bunun için para alma ihtimali gerçekçi değildir” şeklinde savunma yaptı.
"İl başkanı seçilemeyince iftiraya başladı"
CHP Meclis Üyesi Hüseyin Yaşar da, savunmasında şunları kaydetti:
“Batman delegesi Yılmaz Özkanat, benimle Ankara'da otelde bir araya geldiğini ve Özgür Özel'i desteklemek için para aldığımı söyledi. İftira atıyor. Biz tam tersi Batman'da bir araya geldik. Orada toplantıda, 'Kim hangi adayı isterse onu desteklesin' dedik. Özgür Özel için ilk imza atan zaten kendisi, yani Yılmaz Özkanat'tır. Yalan söylüyor yani. 'Özgür Özel'e destek verip, kızını yönetime aldı' diyor bana ama biz seçimi çok daha önce yaptık. O zaman Kemal Kılıçdaroğlu bile daha aday değildi, ayrıca kızım yedek üye olarak seçilmişti. Burada da iftira atıyor. Kurultay günü de ben en son geldim nerdeyse, öyle kullandım oyumu. Kimseye bir baskıda bulunmadım. İsteyen Ahmet'e, isteyen Mehmet'e verir oyunu. Zaten kapalı olarak oy kullanılıyor, buna nasıl karışabilirim. İftira ediyor burada da. Benim çocuklarımın işe alınması için konuştuğum söyleniyor. Benim çocuklarım zaten devlette çalışıyor. Asla böyle bir şey yapmadım. Kendisi il başkanı olamayınca geliyor burada bana iftira atıyor Yılmaz Özkanat. Tüzük Kurultayı'na da katıldı. Geldi sonra il başkanı olmak istedi. Seçilemeyince de iftiraya başladı. Bu iftirasına karşı da suç duyurusunda bulundum.”
"Canı sıkılan, görevden alınan gidiyor bizi şikayet ediyor, haysiyetimizle, şerefimizle oynuyorlar"
CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya da, "Veysi Uyanık bana iftira atıyor. Ben zaten Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Bunun da videosu da var sunuyorum” dedi.
Yargılananlardan CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, “Ben zaten açık açık Özgür Özel'i sosyal medyadan destekledim. Biz Özgür Özel'i destekledik diye suçlu ilan ediliyoruz. Canı sıkılan, görevden alınan gidiyor bizi şikayet ediyor. Bunlar bizim haysiyetimizle, şerefimizle oynuyorlar” ifadelerini kullandı.
Duruşmada yargılananların beyanları tamamlandıktan sonra tanıklar dinlendi. İlk olarak dinlenen tanık Bitlis delegesi Veysi Uyanık, 37. Dönem’de CHP Bitlis İl Başkanı olarak görev yaptığını, 38. Dönem’de de Kurultay delegesi olduğunu söyledi. Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'a davet ettiğini, Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüştürüldüğünü söyleyen Uyanık, ardından Ankara'ya Özgür Özel'in seçim ofisine gittiğini, burada "herkese para pul dağıtıldığını" iddia etti. Kendisinin de Özgür Karabat'ın para ve gıda kartı aldığını iddia etti.
Tanık olarak SEGBİS üzerinden dinlenen Ferhat İşçimen ise “Ben herhangi bir para alışverişine şahit olmadım" diye konuştu.
SEGBİS üzerinden tanık olarak dinlenen Mehmet Sevigen de, "Olaya ilişkin bir görgüm yoktur. Televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili 'şaibeli' kurultay diye bahsedilirken CHP’den hiç ses çıkmıyordu. Ben de, 'çıkın cevap verin' diye söylüyordum. Ancak CHP’den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP'liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. Ben CHP’nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum" beyanında bulundu.
İmamoğlu'nun avukatı tanıklar hakkında suç duyurusu talep etti
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan, tanıklar Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Çağlayan, "Her iki tanık da para aldıklarını beyan ettiler. Eğer tanıklıklarına itibar edilecekse suç işledikleri de ortadadır. Mahkeme heyeti tarafından suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme heyeti, Göğerkaya ve Uyanık hakkında suç duyurusunda bulunulması talebini reddetti ve yargılanan isimlerden Özgen Nama'nın bir sonraki duruşmada dinlenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca bir sonraki duruşma tarihini 6 Mayıs olarak belirledi.
Dava hakkında
Aralarında CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 kişi hakkında, “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası isteniyor.
Duruşma, yalnızca ceza yargılaması açısından değil, aynı kurultaya ilişkin devam eden “mutlak butlan” tartışmaları nedeniyle de siyasi açıdan kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Dosya birleştirme talebi reddedildi
Davada önceki celsede mahkeme, dosyanın İstanbul'da görülen ve Ekrem İmamoğlu ile birlikte 106 kişinin tutuklu yargılandığı İBB davası dosyasıyla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar vermişti. Ancak İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara’daki kurultay davasının kendi dosyasıyla birleştirilmesine muvafakat vermedi. Böylece iki dava ayrı ayrı görülmeye devam edecek.
Ne olmuştu?
Süreç, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’na dayanıyor. Kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel kazanmıştı.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargıya başvurdu. Delegelerin oylarının rüşvet karşılığında yönlendirildiği öne sürülürken, farklı mahkemelerde açılan davalar daha sonra birleştirildi.
13 Ocak'ta görülen ikinci duruşmaya SEGBİS ile katılan İmamoğlu, savunmasında CHP kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü söyleyerek, kendisine divan başkanlığını teklif edenin de mağdur olarak dosyada yer alan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu belirtmişti. CHP kurultayının iptali istemiyle dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın davaya katılma talebi de aynı celsede kabul edilmişti.
‘Mutlak butlan’
Hukukta “kesin hükümsüzlük” anlamına gelen mutlak butlan, bir işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına geliyor.
Bu yönde bir karar verilmesi hâlinde, kurultayın hukuki sonuçlarının ortadan kalkması ve partinin yeniden kurultaya gitmesi ihtimali tartışılıyor. Ancak hukukçular, böyle bir kararın kesinleşmeden doğrudan sonuç doğurmayabileceğine dikkat çekiyor.



