Çıkmaz sokağın sonundaki okul: Mezire Getronagan Okulu

Elazığ’ın Rüstempaşa Mahallesi, Çınaraltı Sokak No: 16’daki o sönük çıkmazın dibine inince, sizi küsmüş gibi duran solgun mavi bir demir kapı karşılar. Bürokrasinin Ada 325, Parsel 13 diye geçiştirdiği, resmi kültür envanterine ise Rüstempaşa Konağı adıyla geçen (Tescil: 29 Nisan 2016, Sayı 3950) bu yapı, aslında 19. yüzyıl sonunda umutla yükselen Mezire Getronagan (Merkez) Okulu’ydu.
1898 yılında kurulan okul, 12 sınıfı, yankılanan dört dili ve yılda bine yaklaşan öğrencisiyle bölgenin en önemli eğitim yuvasıydı. 1915 öncesine ait eski fotoğraftaki o anıtsal üçgen alınlıklı, revaklı sütunların taşıdığı görkemli cepheden bugün eser yok. Ancak mavi demir kapının üzerindeki iki küçük süslü sütun arasında, altında gül motifi işlenmiş Ermenice mermer taş kitabe zamana hâlâ direniyor:
ՇԻՆԵՑԱՒ ՏԵՂՒՈՅՍ ԵՒ ԱՄԵՐԻԿԱՅԻ ՄԷԶԻՐԷՑԻ ԱԶԳԱՅՆՈՑ ՆԻՒԹԱԿԱՆ ՈՒ ԲԱՐՈՅԱԿԱՆ ԱՋԱԿՑՈՒԹԵԱՄԲ։ “Buradaki ve Amerika’daki Mezireli hemşehrilerin maddî ve manevî desteğiyle inşa edildi.”

Bugün şahıs mülkü olan ve kapısı kilitli tutulan binaya girmek imkânsız. Resmi envanter raporuna göre kuzey-güney doğrultulu, dikdörtgen planlı, kesme taş ve kerpiç karışımı iki katlı yapının iç mekânları sonradan atılan beton kolonlar ve eklentilerle orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiş durumda. 12 adet yarım kubbeli penceresi bulunan üst katın kuzey duvarı ise sonradan tuğlayla örülü.
Eskiden çocukların neşeyle koştuğu o geniş avlunun üzerinde şimdi yeşil plastik bir gölgelik gerili, yerde mermer levhalar ve kırık bir sandalye duruyor. Burası artık bir okul avlusu değil, alt katı yün yıkama yeri, avlusu ise soğuk bir mermer işliği.
Binanın bugünkü güncel fotoğrafına bakınca keder daha da büyüyor. Sıvalar tamamen dökülmüş, pencereler tuğlalarla kör edilmiş, derin çatlaklar duvarları bıçak gibi kesmiş. Mavi demir kapının yanındaki duvara sprey boyayla sıradan yazılar karalanmış, hemen önüne derme çatma bir ahşap tezgah ve plastik su kapları dizilmiş. Bir zamanlar şehre mağrur gözlerle bakan anıtsal okul, şimdi komşu apartmanların gölgesinde sıkışmış, görünmez bir arka cepheye dönüşmüş.
Yüzlerce çocuğun adımlarıyla şenlenen bina tamamen yok olmadı belki ama her geçen gün biraz daha ufaldı. Adı resmi kültür envanterinde konak, belleklerde kilise, kitabe taşında ise hâlâ fedakarlık yazıyor. Bugün o dar çıkmazın sonundaki bu okul kalıntısında, tarihî kemerli kapının tam üzerine iliştirilmiş küçük bir nazar boncuğu ve binanın üstüne dikilmiş bir bayrak, koca bir tarihin zamana karşı yapayalnız nöbetçileri gibi duruyor. Çevresinde ise sadece derin bir sessizlik ve geniz yakan mermer tozu var.


