Çalışmaları bir yıldan fazladır süren Kürt sorunu çözüm sürecinin hukuki belgesi olan "çerçeve yasa", "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" ismiyle 5 Ağustos Çarşamba günü 360 vekilin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklif, 7 Ağustos Cuma günü Adalet Komisyonu’nda, 9 Ağustos Pazar günü de Genel Kurul'da görüşülerek Meclis'ten geçecek.
Görüşmelerin hafta sonu tamamlanamaması halinde düzenlemenin en geç 11 Ağustos Salı günü Meclis'ten geçirilmesi hedefleniyor. Yasanın kabul edilmesinin ardından TBMM'nin, yeni yasama yılının başlayacağı 1 Ekim'e kadar çalışmalarına ara vermesi bekleniyor.
Yasa neleri kapsıyor?
TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nde belirli hükümlüler için ceza infazının ertelenmesi, sürecin Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki bir kurul tarafından izlenmesi, silah ve mühimmatın kayıt altına alınması, başvuru süresinin altı ay olarak belirlenmesi ve düzenlemeyi uygulayan kamu görevlilerine hukuki güvence sağlanmasına ilişkin hükümler yer aldı. Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilere bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluk doğmayacak.
12 maddelik yasa teklifinin yürürlüğe girmesi için Milli Güvenlik Kurulu tarafından PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahların tamamen bırakıldığını tespit ve teyit etmesi şartı aranacak. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, "örgütü kurma veya yönetme, üyelik, bilerek ve isteyerek yardım, propaganda, örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ve terörün finansmanına ilişkin suçlar" ile ilgili soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri ertelenecek. Ancak bu bir af olmayacak.
Buna göre, bu suçlar kapsamında zamanaşımı süreleri olmaksızın 15 yılın altındaki suçlarda 5 yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde de cezanın düşmesi öngörülüyor.
Ancak düzenlemeyle, "örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu" ile 1 Haziran 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar, yasa kapsamı dışında tutulacak. Böylece, fesih kararı alan PKK’nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanamayacak.
Kimler yararlanacak?
Teklifin 6'ncı maddesine göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki tüm silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanması halinde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hariç olmak üzere, belirli hükümlülerin cezalarının infazı ertelenebilecek.
Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ya da müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı da 10 yıl süreyle infaz hakimi kararıyla ertelenecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilecek.
İzleme mekanizmaları
Teklifin 7'nci maddesine göre, kanunun uygulanmasının takibi ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve MGK Genel Sekreterinden oluşan bir kurul kurulacak. Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve ilgili kurum temsilcilerini toplantılara davet edebilecek.
Kurul, örgütün tasfiyesine ilişkin gelişmeleri dönemsel olarak değerlendirecek, gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek. Ayrıca infazı ertelenen kişilerle ilgili süreçleri de izleyerek, belirli sürelerin geçmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyetlerden kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili yargı mercilerinden talep edebilecek. Kurulun çalışmaları hakkında TBMM düzenli olarak bilgilendirilecek ve Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu kurulacak.
Silahlar kayıt altına
Teklifin 8'inci maddesine göre, kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının teslim ettiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulamanın usul ve esasları İçişleri ile Milli Savunma bakanlıklarınca, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak belirlenecek.
Başvuru süresi altı ay
9'uncu maddeye göre, düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya kurulun görevlendireceği kurumlara yazılı başvuruda bulunması gerekecek.
Görevlilere hukuki güvence
Kanun teklifinin 10. maddesinde görev ve sorumluluklar düzenleniyor. Maddenin ikinci fıkrası, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağını öngörüyor. Bu fıkranın gerekçesinde, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanıyor.
Teklifin 11. maddesi kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceğini, 12. maddesi de kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı'nın yürüteceğini düzenliyor.
Kim ne dedi?
Aylardır beklenen yasa tasarısının Meclis Başkanlığı’na sunulması sonrası, siyasilerden de açıklamalar geldi.
Öcalan: Henüz her şey çözülmüş değildir
3 Ağustos Pazartesi günü ise Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol’dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti, PKK’nin kendini feshetmesini isteyen açıklamasıyla süreci başlatan Abdullah Öcalan ile yaptıkları “'çerçeve yasa” görüşmesini ve Öcalan’ın mesajını yayınladı. Öcalan mesajında şöyle dedi:
“Bin kilometrelik yol bir adımla başlar. Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.
Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan, bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.
Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralanmaktadır."
Kurtulmuş: Yeni dönemin kapısını aralayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada, “Gazi Meclisin çatısı altında yürütülen çalışmaların, devlet aklı ile millet irfanını aynı amaçta buluşturan eşsiz bir demokrasi örneği olduğunu” ifade ederek “Farklı siyasi anlayışları böylesine önemli bir ortak paydada buluşturan bu çalışmanın, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda ülkenin iç kalesini tahkim edecek, millî birlik ve kardeşliği daha da güçlendirecek önemli bir merhale” olduğunu söyledi.
Meclis Başkanı Kurtulmuş, "İnanıyoruz ki bu adım; siyasi ve fikri iklimin değişmesiyle, Cumhuriyetimizin ikinci asrında ülkemizin önüne yeni imkânlar ve fırsatlar sunacak, demokrasimizin güçlenmesini, milletimizin refahının artmasını, güven ve kardeşliğin pekişmesini sağlayarak yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır” dedi.
Bakırhan: Ortak geleceğimize atılmış bir imza
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, tasarıyı imzaladıktan sonra yaptığı açıklamaya süreçte yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i anarak başladı. Çerçeve yasa teklifinin Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açtığını belirten Bakırhan, “1985’ten 2015’e kadar bu mesele bağlamında bugüne kadar 11 düzenleme yapıldı. Hiçbirisinden tam bir sonuç çıkmadı” ifadelerini kullandı.
Teklifin bir son değil, başlangıç olduğunu söyleyen Bakırhan, “Bu yasa bir son durak değil. Tam tersine değerli ve tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksiklerini, önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Bugün attığımız imza sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır” dedi.
Hatimoğulları: Somut adım atılması umut veriyor
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da imza sonrası yaptığı konuşmada “Bu yasa elbette tek başına yüz yıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil. Ama bir adım atma konusunda, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır” ifadelerini kullandı.
Teklifin “Negatif barıştan pozitif barışa geçiş konusunda önemli bir evre” olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı bakımından somut bir adımın atılması bizi ilerletme konusunda umut veriyor” dedi ve şöyle devam etti: “Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır. Bundan sonra demokratikleşmeyle ilgili adımlar atılması, Türkiye’deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından bir kök yasa niteliği taşımasını diliyoruz.”
Yıldız: Devamı gelecek
Yasa teklifinin Meclis Başkanlığı’na tesliminden sonra AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in yaptığı basın toplantısına katılan MHP’li Feti Yıldız da, konuya ilişkin olarak “50 yıldır milletimizin başına bela olan terör belasını inşallah bu kanunun işlemeye başladığı tarihten itibarin tarihin karanlık çöplüğüne gönderiyoruz. Bu elbette devam edecektir. Bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, İnfaz Hukuku'nda mutlaka değişiklikler yapılacaktır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Başkanı Devlet Bahçeli, Öcalan’a umut hakkı isteyen ve Meclis’e çağırarak süreci başlatan isimdi.
Çelik: Hiçbir üçüncü göze gerek yok
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, çerçeve yasa teklifiyle ilgili açıklama yaptı. Çelik, "Tarihi bir gündeyiz. Kardeşliğimiz için önemli adımlar atıyoruz. Daha özenli dil kullanacağız, hassasiyetleri daha iyi yöneteceğiz" dedi.
Çelik’in öne çıkan açıklamaları şöyle:
“Geldiğimiz noktada kanun teklifi verildi. Bu süreçlerle ilgili olarak kimsenin elinde nihai bir formül yok. Onun için bir güven ortamının bir güvenceye dönüşmesi için, silah bırakmak isteyen ve terör örgütünü tasfiye etmek isteyenlere yönelik olarak bir yasal güvencenin oluşması gerektiği konusu son derece önemlidir.
PKK, KCK terör örgütünün Türkiye, Irak, İran, Suriye bütün Avrupa'daki illegal unsurlarla sona ermesi, silahlı terör unsurunu demokrasimiz üzerinde bir yük olmaktan çıkaracak. Türkiye bu silahsızlanmayla birlikte bu tehdidin sona ermesiyle bu sürecin başarıya ulaşması için gayret etmeye devam edeceğiz.
Hiçbir üçüncü göze gerek yok. Bütün bu sürece bakacak olan milli göz var. O da 86 milyon vatandaşımızın tamamıdır.”



