Derik Surp Kevork Kilisesi 1650 yılında inşa edildi. 1915’ten sonra kilise Hazine’ye geçti. 1957 yılına kadar kilise ahır ve cephanelik olarak kullanıldı. 1957 yılında satışa çıkarılan kiliseyi Derik’teki Ermeni toplumu satın aldı. Kilisenin tapusu ise süreçte görev üstlenenlerden Garabet Keçecioğlu adına yapıldı. Keçecioğlu’nun 2000 yılında vefat etmesinin ardından kilisenin tapusu Keçecioğlu’nun ailesine geçti. Derik’te yaşayan Ermenilerin sayısı giderek azaldı ve kilisede uzun yıllar ayin yapılmadı. Kilisenin bakımını ise, 2014’te memleketi Derik’e geri dönen Zekerya Sabunci üstlendi. Aile mesleği zeytincilikle uğraşan Sabunci, aynı zamanda ilçede yaşayan üç Ermeni vatandaştan biri olarak tarihi Surp Kevork Kilisesi ile de ilgileniyordu. Ancak geçtiğimiz hafta Sabunci, kişisel Facebook hesabından bir paylaşım yaparak, Keçecioğlu ailesinin Derik’e geldiğini ve kilisenin kilidini kırarak değiştirdiklerini ifade etti.
Keçecioğlu Ailesi’nin açıklaması
Sosyal medyadaki paylaşım sonrası yapılan yorumların ardından Keçecioğlu ailesi bir basın açıklaması yayınladı. Aile açıklamasında Zekerya Sabunci’nin kendilerinden ve Derik Ermenilerinden habersiz kilisenin kilidini değiştirdiğini ve kilisenin bakımsız olduğunu, kilisedeki tabloların ise yerlerinde olmadığını belirtti.
Açıklama şöyle:
“Mardin Derik'te bulunan Surp Kevork Ermeni Kilisesi, 1957 yılında Derik Ermeni Cemaati tarafından yeniden satın alınmış ve kilisenin tapusu, bu süreçte büyük emek veren Karabit Keçecioğlu (Oruz) adına tescil edilmiştir.
Karabit Keçecioğlu'nun 2000 yılında vefatından sonra kilisenin bakım ve güvenliği uzun yıllar Naif ve Yürşalin Demirci tarafından yürütülmüştür.
Ancak yakın zamanda, ailemizin ve Derik Ermeni Cemaatinin bilgisi dışında kilisenin anahtarının Zekerya Sabunci'nin de kendi ifadesi ile polis marifeti kullanılarak alındığını, kilitlerin değiştirildiğini ve kiliseye girişin kontrol altına alındığını öğrendik.
Zekerya Sabunci'nin bakımını üstlendiğini söylediği kilisenin ve bahçesinin ciddi şekilde bakımsız olduğu; kiliseyle ilgisi bulunmayan çeşitli eşyaların (sedye, berber koltuğu) ve dövüş horozlarının bahçede bulunduğu görülmüştür.
En önemli ve ciddi konu ise kilisede bulunan tarihi değere sahip tabloların yerinde olmamasıdır. Bu tabloların kim tarafından, hangi gerekçeyle ve kimin bilgisiyle kiliseden çıkarıldığı tarafımızca bilinmemektedir. Ayrıca tabloların sahtelerinin yapıldığı yönündeki iddiaların da mutlaka açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Ayrıca Zekerya Sabunci'nin şahsi bilgilerini paylaşarak bağış adı altında para topladığını da tespit etmiş bulunmaktayız. Çeşitli ortamlarda Keçecioğlu ailesine yönelik "gaspçı" şeklindeki ithamları ise kabul etmiyoruz.
Kamuoyu adına şu soruların cevaplandırılmasını bekliyoruz:
- Kilisenin anahtarı neden alındı ve kilitler neden değiştirildi?
- Kilise neden bu kadar bakımsız durumda?
- Kilise adına toplanan bağışlar nerede ve nasıl kullanılmaktadır, bağışların alınması için ilgili makamlardan herhangi bir izin alınmış mıdır?
- Tarihi tablolar nerede ve kim tarafından kiliseden çıkarıldı?
- Tabloların sahtelerinin yapıldığı iddiası doğru mudur? Doğruysa bunun amacı nedir?
Surp Kevork Ermeni Kilisesi hiç kimsenin şahsi kullanım alanı değildir. Derik Ermeni Cemaatinin ortak tarihinin, inancının ve kültürel mirasının bir parçasıdır.
Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil; kilisenin, tarihi eserlerin ve cemaat mirasının korunmasını ve yaşananların yetkili makamlar tarafından açıklığa kavuşturulmasını sağlamaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Sabunci’den açıklama
Agos’a konuşan Zekerya Sabunci’nin oğlu Ğazar Sabunci ise kilisenin tapusunun aslında bir vakfa devredilmesi gerektiğini, kilisedeki tabloların 1700’lü yıllara ait olduğunu ve restore edilmesi için İstanbul’a getirildiğini açıkladı. Sabunci, tabloların restorasyon sürecinden Türkiye Ermeni Patrikliği’nin haberdar olduğunu ifade etti. Sabunci, tabloların şu an Samatya Surp Kevork Kilisesi’nde muhafaza edildiğini, Keçecioğlu ailesinin ise bunu bildiğini savundu. Sabunci şöyle konuştu:
“Naif Demirci yaşlı olduğu için kilisenin anahtarını bir kadına verdi. O da kiliseyi amacın dışında kullandı. Babam 2014’te Derik’e geri döndükten sonra Derik Kaymakamlığı’na gitti ve anahtarı aldı. Bu son olay yaşanana kadar gönüllülük ilkesiyle kilisenin bakımını üstleniyordu. Kilise tapusu vakfa ait olmadığı için tadilat ve restorasyon için kamu kurumlarından destek alınamadı. Derikli Ermeni toplumu üyelerinin destekleriyle kiliseye misafirhane yapıldı, tuvaleti yenilendi. Kilisenin zaten bir geliri yok. Kilisede bulunan üç tablo kıymetli. Restore edilmesi için İstanbul’a getirildi. Türkiye Ermeni Patrikliği’nin aracıyla tablolar Samatya Surp Kevork Kilisesi’ne götürüldü. İkisinin restorasyonu tamamlandı, üçüncüsü içinse çalışmalar başlamadı. Temmuz ayının sonundan beri tablolar Samatya Surp Kevork Kilisesi’nde. Keçecioğlu ailesi de bunu biliyor. Ben restorasyon yapılacağını kendilerine söyledim. Bu tablolar muhafaza edilecekti, Mardin’e ise tabloların taklitleri gönderilecekti. Bu kilisenin tapusu aslında bir vakfa devredilmelidir.”
Samatya Vakfı: Tablolar bize getirildi
Öte yandan Samatya Surp Kevork Kilisesi Vakfı, sosyal medyada Derik Surp Kevork Kilisesi’ndeki tablolara dair bir açıklama yayınladı. Samatya Vakfı, açıklamasında tabloların Ğazar Sabunci tarafından kiliselerine getirildiğini kaydetti. Açıklama şöyle:
“Bahsi geçen tablolar Gisasargavak Gazar Sabunci aracılığıyla ve Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin izin ve yönlendirmesi bilgisi ile Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi'ne getirilmiştir.

Vakfımızın, tabloların nakliyesi, restorasyonu vb. hiçbir konu ve organizasyonda, bilgisi ve kararı bulunmamaktadır.
Vakfımız adına açıklama yapma ve kamuoyunu bilgilendirme yetkisi yalnızca Vakıf Yönetim Kurulu Üyelerine ve yetkilendirdikleri kişilere aittir.
Bunun dışındaki kişi veya sosyal medya hesaplarından yapılan açıklama ve paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Taraflara ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Patrikhane’de toplantı
Gelişmelerin ardından Patrikhane’de 9 Eylül Çarşamba günü Mardin Surp Kevork Kilisesi’nin geleceği için bir toplantı düzenlendi. Patrik Maşalyan başkanlığında yapılan toplantıya Keçecioğlu ve Sabunci ailelerinin dışında Derik Ermeni toplumundan kişiler de katıldı. Mevcut durumda kilisenin mülkiyeti ve kullanımı Keçecioğlu ailesinde. Gazetemize bir açıklama yapan Sabunci, toplantıdan bir sonuç alınamadığını, tabloların orijinallerinin de Derik’e gönderileceğini söyledi.




