23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısında: “Casusluk” “İBB davası” ve “diploma” davası.
İmamoğlu ilk olarak "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla yargılandığı diploma davasının beşinci duruşmasına katıldı. Mahkeme heyeti Danıştay'a yapılan başvurunun sonucunu beklenmesine karar vererek duruşmayı 25 Aralık'a erteledi.
Duruşmada, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, bazı milletvekilleri, CHP'nin bazı yöneticileri, yabancı ülkelerden temsilciler ve çok sayıda izleyici yer aldı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor da İmamoğlu’nun bugün hakim karşısına çıkacağı “casusluk” “İBB davası” ve “diploma” davasını takip etmek üzere Silivri’ye geldi.
İmamoğlu, “Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin, adalet ve cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek başlamak istiyorum. Bu ortamda bu binada ilginç bir gün yaşıyoruz. Bir başka duruşma salonundan buraya geldim çünkü aynı binada 3 duruşmayla karşı karşıyayım” dedi.
Gazeteci Furkan Karabay'ın aktardıklarına göre İmamoğlu, "Hakkımda iddianame düzenleyen savcıların tamamı ödüllendirildi. Hepsi, tamamı. Benim davalarıma bakan 18 hakim değişti. Bu yer değiştirme, sürgün cezaevlerine kolluk güçlerine yansıyor. Bunlar da beni motive ediyor” dedi.
İmamoğlu, devamında şunları söyledi: “Bir insanı 3 ayrı mahkemede savunma yapmaya başlamanın hukukla, vicdanla alakası yok. İBB davasını 9 Temmuz'da bitireceğim ısrarının da anlamı yok. Bu mahkeme Türkiye'yi, dünyayı, demokrasiyi ilgilendiriyor. 'Ya bize ne bizim için bir kişiyi ilgilendiriyor' diyebilirsiniz ama öyle değil. Bu ülkenin insanı bile yurtdışına kaçıyor. 60 milyar doları geçti yurtdışında yatırım yapan Türk şirketleri. Sanmayın sadece bu iş tek bir kişiyi ilgilendiriyor. Bu demokrasi meselesi. Bu aceleyi kabul etmem mümkün değil.”
Erdoğan NATO Zirvesi'nde ne anlatacak?
T24'ün haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için "Kendini aldatan bir garip" ifadelerini kullanan İmamoğlu, şöyle devam etti:
"NATO toplanıyor yarın itibarıyla Ankara'da. Devlet ve hükümet başkanları Avrupa'nın güvenliğini, Ukrayna'daki savaşı, yeni güvenlik mimarisini konuşacaklar. Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının ön seçimde oy verdiği, -bunu zihinlerinize kazıyacaklar-, 15,5 milyon! Rüyasında göremez o 1150 odalı saraydaki insan, rüyasında! Koşarak, 15,5 milyon insanın oy verdiği cumhurbaşkanı adayıyım ben. O insanların adayıyım. 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu cumhurbaşkanı adayıyım. Dünyanın en güzel ve en büyük kentlerinden biri İstanbul'un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? "Çok güçlüyüm" mü diyecek? "Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım." Onlar da "Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!" mi diyecek? Kendini aldatan bir garip."
İmamoğlu'ndan Deniz Göktaş tepkisi: "Neşemizi çalamayacaklar"
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre İmamoğlu, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına da tepki gösterdi. Göktaş'ın kendisi hakkında da hicivler yaptığını ve bu esprilere güldüğünü ifade eden İmamoğlu, Göktaş'ın ters kelepçe ile Vatan Emniyet'e götürülmesine de tepki gösterdi:
"Deniz Göktaş adında genç kardeşimiz. Bana da hicivler yapmış güldüm. Adamı tutukladılar, ters kelepçe yapıp 4-5 kere gezdirdiler delikanlıyı. Bu ülkenin kolluk gücü, yargısı bunu ne zaman yaptı ya? Tutukladılar ya attılar kuyu tipi hücreye. Şimdi de kahkahadan korkup milletin neşesini çalmaya çalışıyorlar ama neşemizi çalamayacaklar."
Medyascope muhabiri Furkan Karabay'ın aktardığına göre diploma davasında savunma yapan İmamoğlu, Adalet Bakanlığı Genel Müdürü olarak atanan Cahit Cihat Sarı’nın, savcılıktaki ifade işlemleri sırasında kendisine, “Yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, bizi siz yargılarsınız” dediğini anlattı.
BirGün'den Kayhan Ayhan'ın haberine göre kendisiyle birlikte 28 kişinin daha diplomasının iptal edildiğini anımsatan İmamoğlu, ceza davasının ise sadece kendisine açıldığına dikkati çekti. İmamoğlu, "Bu arada söyleyeyim; benim gibi 28 arkadaşımın diploması iptal edildi ama bu ceza davası sadece bana açıldı. Bunların hiçbirine açılmadı. Niye? Ekrem ile ilgili aceleleri var. Ya hukuk tarihinde var mı bu? Benimle beraber 28 kişinin geriye dönük diploması iptal edildi ama bu dava sadece Ekrem'e açıldı. Soruşturma ve operasyon sadece Ekrem'e yapıldı. Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar, utanç verici! Ve işte bir insan boyundan büyük işlere girince böyle oluyor, altından çıkamaz hale geliyor. Bu ülkenin insanları yıllar sonra geriye dönüp baktığında ne diyecekler, hiç düşündünüz mü?" şeklinde konuştu.
Rektörle konuşmasını anlattı
İmamoğlu devamla İstanbul Üniversitesi rektörüyle yaptığı telefon görüşmesini anlattı:
"Telefon açtım, dedim ki: 'Bu bir namus, namus' dedim. 'Bu devletin namusu. Gördüm' dedim, 'Savcı ivedi iptal et diye sana talimat yazmış.' Telefon açtı, telefonum yoktu, cevap verdi bana. 'Çok zor durumdayım, bakıyorum başkanım.' Ses tonunun aynen böyle, tarif ediyorum size. Yazıklar olsun İstanbul Üniversitesi Rektörü! Bir de kalkmış, tıpta okumuş, Türk gençlere diyor ki, okulu da yeni bitirmiş 22-23 yaşında genç kızlarımız, oğullarımız: 'Bebekleri, işte yürüyerek ellerinde buraya gelmesini...' Kafayı mı yemiş bunlar, ben anlamadım ya. Sabah bir gazeteci söylüyor: "17 yaşında okula başladı, bunun 18 yaşında evlenmesi lazım. 2 yaşında ancak yürür" dedi bebek. Demek ki 20 yaşında doğsa, 22, şimdi de onu elinden alır getirir. Ha bunu mu demek istedi? Kafayı yemiş ya! Koca İstanbul Üniversitesi'nin Rektörü, 550 yaşında üniversitenin rektörü!
Onun iptal ettiği diplomamın, daha önce de yalan konuşarak iptal ettiği, daha önce de "Hayır, hiçbir şey yoktur" diye rapor verdiği diplomamın iptal edildiği, diplomamın ceza davasını görüyoruz. Ben buradaki yargı mensuplarının, Sayın Hakimin yerinde olmak istemem."
Diploma davası 25 Aralık'a ertelendi
BirGün'den Kayhan Ayhan'ın haberine göre İmamoğlu savunmasını "Tarihe not düşen bir liderlikle adım adım milletin yanında onlarla yürüyen bir lider varsa ya bir yol yapılır ya da bir yol bulunur. 'Bu büyük demokrasi, adalet ve cumhuriyet için yürüyelim arkadaşlar' çağrısının lideri Özgür Özel'le yürümek zamanıdır şimdi" sözleriyle bitirdi.
İmamoğlu savunmasını tamamladı ve diploma davası 25 Aralık'a ertelendi.
Duruşma biterken İmamoğlu, "Ben Özgür Özel başkanımın yolunda yürümekten gurur duyuyorum" dedi.


