İstanbul Barosu ve Antalya Barosu, iklim krizine karşı ortak mücadele zeminini güçlendirmek amacıyla Taksim’de geniş katılımlı bir "İklim Adalet Forumu" gerçekleştirdi. İklim krizinin toplumsal, hukuki ve ekolojik etkilerinin ele alındığı serbest kürsü etkinliğine kadınlar, gençler, işçiler, sendikalar ve çevre aktivistleri katıldı.
İstanbul’un ormanlarını, kıyılarını, mahallelerini ve halkın emeğini ranta karşı korumak, tüm türlerle barış içinde bir arada yaşamayı savunmak amacıyla düzenlenen forum, Taksim’deki İstanbul Barosu Av. Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu’nda yapıldı.
Etkinlik, geçmişten günümüze Türkiye'nin dört bir yanındaki ekoloji direnişlerinden görüntülerin derlendiği bir sinevizyon gösterimiyle başladı. Görüntülerde Gezi Parkı Davası kapsamında 18 yıl hapis cezası verilen ve 25 Nisan 2022’de tutuklanan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ve çevre aktivisti Esra Işık’ın yanı sıra yaşam alanlarını savunurken hayatını kaybeden Kazım Koyuncu, Metin Lokumcu, Reşit Kibar ve gazeteci Hakan Tosun da yer aldı.

"Demokrasi ancak çevresel demokrasiyle inşa edilebilir"
Toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Türkiye'nin farklı kentlerinden Zonguldak, Samsun, Bursa gelen katılımcıları selamlayarak organizasyonda emeği geçen komisyonlara teşekkür etti. Türkiye'deki çevre direnişlerinin sadece biyolojik çeşitliliği değil, aynı zamanda demokratik çeşitliliği de koruduğunu vurgulayan Kaboğlu, şunları söyledi:
"Bir meslektaşımın şu sözünü paylaşmak isterim: 'Demokrasi, demokrasiyi korumak için hiç bu kadar gerekli olmadı.' Eğer bu topraklarda demokrasiyi yeniden inşa edeceksek, bunu ancak çevresel demokrasiyle inşa edebiliriz. Kadınların, çocukların, yaşlıların ve köylülerin yaşam mekanlarını flora ve faunasıyla bir bütün olarak koruma mücadeleleri bizzat bir demokrasi mücadelesidir. Anadolu'yu, bu doğa ve insan zenginliğini yerli ve yabancı işbirlikçilere kesinlikle sattırmayacağız, meydanı boş bırakmayacağız."
Kaboğlu ayrıca iklim adaleti mücadelesinin 11 Temmuz’da Van, 25 Eylül’de Hatay ve 2 Ekim’de Artvin’de sürdürüleceğini belirterek, 21. yüzyılda çevre ve doğal afetler konusunun Hatay'daki deprem örneğinde olduğu gibi birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Anayasal güvence ve İstanbul Bildirgesi
Forumda, Antalya Barosu’ndan Avukat Aylin Çiller, İstanbul Barosu ev sahipliğinde geçen ay düzenlenen "Ekolojik Zorluklar Çağında Anayasacılık" uluslararası sempozyumu sonunda ilan edilen ve uluslararası alanlarda tartışılmaya başlanan İstanbul Bildirgesi’ni okudu. İstanbul Barosu’ndan Avukat Damla Atalay ise bildirgenin içeriğini özetledi. Bildirgede, mevcut anayasaların yalnızca demokratik değil aynı zamanda ekolojik anayasalara evrilmesi talep edilirken, doğa haklarının anayasal güvenceye alınması ve eko-kırımın uluslararası bir suç olarak kabul edilmesi gerektiği yer alıyor.

Resmi ikiyüzlülüğe karşı yol haritası
İklim krizinin sıcak hava dalgalarından hastalıklara, artan faturalardan gıda pahalılığına, susuzluktan sel baskınlarına ve zorunlu göçlere kadar yaşamı zorlaştıran somut bir adalet krizi olduğu forumun temel çıktılarından biri oldu.
Şirketlerin “yeşil dönüşüm” reklamlarının ve devletlerin kapalı kapılar ardındaki zirvelerinin eleştirildiği forumda, bu yıl Antalya’da gerçekleştirilecek COP-31 İklim Zirvesi'ne de değinildi. İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu, iyi hazırlanılmadığı takdirde bu zirvenin "resmi bir ikiyüzlülükle" gölgelenebileceği uyarısında bulunarak, "Buradan çıkacak sonuçlar, önümüzdeki dört ay boyunca Antalya zirvesine giden süreçte fikri, eylemsel ve dayanışma halindeki yol haritamıza ışık tutacaktır" diyerek forumdan çıkacak ortak sesin önemine dikkat çekti.
Gazeteci Hakan Tosun unutulmadı
Geçen yıl sokak ortasında öldürülen gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun da unutulmadı. Forum sona ererken avukatlar ve çevre aktivistleri, Hakan Tosun cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşması için çağrıda bulundu.
Duruşma 8 Temmuz Pazar günü saat 13.00’da Bakırköy Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.



