CHP’nin kurultay davası ertelendi
Dosyanın 'Aziz İhsan Aktaş' dosyasıyla birleştirilmesi istendi
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin usulsüzlük iddiaları kapsamında açılan ceza davasının üçüncü duruşması, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. CHP’de “mutlak butlan” tartışmalarının yeniden gündeme geldiği bir dönemde başlayan duruşmada, gözler mahkemenin vereceği karara çevrilmişti.
Duruşmada, dosyanın “Aziz İhsan Aktaş” ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dosyasıyla birleştirilmesi talep edildi. Mahkeme heyeti ise bu talebin, söz konusu davanın görüldüğü İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sorulmasına karar verdi. Duruşma 1 Nisan tarihine ertelendi.
Kurultayda delegelere para karşılığında oy kullandırıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, aralarında CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 kişi hakkında 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.
İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “mağdur”, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise “müşteki” sıfatıyla yer aldı. Savaş’ın üçüncü duruşma öncesinde mahkemeye yazılı beyanda bulunduğu belirtildi.
Önceki duruşmada, İmamoğlu ve Akpolat’ın duruşmalardan ayrı tutulma talebinde bulunması nedeniyle, bu celseye yalnızca yargılananlardan CHP İstanbul İl Baikanı Özgür Çelik katıldı. Duruşmada 10 tanık dinlendi.
Tanık Hatip Karaaslan, delegelere çeşitli vaatlerde bulunulduğunu öne sürdü. Tanık Yusuf Göğerkaya ise Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş’in, “Her iki genel başkan adayıyla pazarlık yapacağım, hangisi daha fazla para verirse ona oy vereceğiz” dediğini iddia etti.
Tanıklar dinlendi
CHP Bursa Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Serda Tandoğan da, kurultay sırasında kaldıkları otelde il başkanının gece geç saatlerde dışarı çıktığını, sabah ise Özgür Özel’in standında imza veren delegelere deri çanta dağıtıldığını söyledi. Tandoğan, “Bu para değildi. Ben imza atmadığım için içinde ne var bilmiyorum. Salonda yerlerde telefon kutuları da vardı. Iphone kutuları girişteydi” ifadelerini kullandı.
Kurultayda görevli olduğunu belirten bir diğer tanık Erdoğan, bazı delegelerin Kiptaş’tan daire aldığını duyduğunu ve bunu dijital medyada paylaştığını söyledi. Erdoğan, kurultay delegesi Turgut Koç’un kendisine bu davada tanıklık yapmaması için 500 bin dolar teklif ettiğini iddia ederek, “Bana gazetelerde ve TV’lerde yer açabileceğini söyledi” dedi.
Erdoğan ayrıca kurultay sırasında dört döviz bürosunun açtırıldığı ve Uber araçlarıyla 50 milyon dolar taşındığı iddiasını da bir kafede yan masada oturan Uber şoförlerinden duyduğunu öne sürdü. Bu bölümde hâkim, Erdoğan’ı “Kurultayla ilgili gördüğün ya da duyduğun varsa onu anlat” diyerek uyardı.
“Yalan beyan” tartışması
Özgür Çelik’in avukatı Veli Gündüz, Erdoğan’ın savcılık ifadesi ile mahkemedeki beyanı arasında çelişki bulunduğunu belirtti. Erdoğan ise savcılık ifadesini yeni gördüğünü, mahkemede anlattığı şekilde beyanda bulunduğunu söyledi. Avukatın, “O zaman savcıya yalan beyan verdiniz ya da savcı yanlış iş yaptı diyorsunuz” sözleri üzerine Erdoğan, yalan beyanda bulunmadığını ifade etti.
Bir sonraki duruşma 1 Nisan'da
Mahkeme, dosyanın birleştirilmesi talebine ilişkin yazışmaların yapılmasına karar vererek, bir sonraki duruşma tarihini 1 Nisan olarak belirledi.

