ABD'DEN MADURO OPERASYONU
Erdoğan'ın sessizliği sürüyor, muhalefetten peş peşe tepkiler
Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yönelik başlattığı askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonularak ülke dışına çıkarılmasının ardından Türkiye'den de tepkiler gelmeye devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konu ile ilgili sessizliği sürerken, ABD’nin Venezuela’ya saldırısına tepki gösteren ve Maduro yönetimine destek açıklaması yapan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem kısa süre sonra sosyal medya paylaşımını silmişti. Saray'ın başdanışmanlarından Mehmet Uçum bugün sosyal medya hesabından ABD ve Donald Trump ifadelerini kullanmadı, yaşananları "Maduro olayı" şeklinde tanımladı. Uçum, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Maduro’ya Karşı İşlenen Suç! Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir. Maduro olayı uluslararası hukukun, uluslararası kurumların ve BM’nin tamamen sıfırlandığını bir kez daha ortaya koyan bir suç eylemidir. Yani görünürdeki uluslararası sistemin emperyalist suçlarla tamamen tasfiye edildiği bir kez daha anlaşılmıştır.
"Anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek gerekiyor"
Maduro olayı günümüzde çıplak güç savaşları dışında hiçbir realitenin olmadığını, saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın ve kurumun bulunmadığını, emperyalist saldırganlığa karşı güce dayalı mücadeleden başka bir seçenek olmadığını çarpıcı şekilde gösteren bir örnektir. Maduro olayı artık günümüz dünyasında hangi mecrada olursa olsun gücü güçle sınırlamaktan, güce güçle karşı koymaktan başka bir varoluş imkanının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
Maduro olayı bir kez daha kanıtlamıştır ki emperyalist saldırganlığın bütün amacı dünyanın başta enerji, tüm kaynaklarına hakim olmaktır. Bu amaca ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu, vicdansızlığı ve ahlaksızlığı meşru gören insanlık dışı bir emperyalist zihniyet var. Halen daha tüm bu emperyalist saldırganlıkları hak ve özgürlük sahtekarlığıyla değerlendirmek emperyalizmin ideolojik uşaklığını yapmaktan başka bir şey değildir.
Milli devletler birçok açıdan ontolojik tehdit altındadır. Bunlara Maduro olayıyla birlikte ‘emperyalist haydut devlet’ tehditi de görünür şekilde eklenmiştir. Bugün her zamankinden çok daha fazla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek, milli devletlerin anti-emperyalist işbirliğini güçlendirmek gerekiyor. Başka bir seçenek kalmamıştır."
Özel: "Erdoğan, ‘Kardeşim Maduro’ diyordu, korkusundan tek kelime edememiyor"
CHP lideri Özgür Özel ise Erdoğan'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ABD tarafından esir alınmasına sessiz kalmasını eleştirdi; "Erdoğan, Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyemedi, bugün yanlış Venezuela'ya yapıldığında da tek kelime edemiyor" dedi. Partisinin Çankırı mitinginde konuşan Özel şu ifadeleri kullandı:
"Venezuela'da ülkenin lideri ve eşine ABD tarafından operasyon yapıldı ve ülke dışına kaçırıldı. Maduro seçimleri adil, güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulak kabartmadığında yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan, ‘Kardeşim Maduro’ diyordu. Bugün Erdoğan'ın randevu almak için boeingler, kıymetli toprak elementleri verdiği Trump'ın Venezuela darbesine, Maduro'yu alıp ülesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir.
"Erdoğan, Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyemedi, bugün yanlış Venezuela'ya yapıldığında, ABD BM sistemini alt üst ettiğinde, 400 yıl önce Westphalia Anlaşmasıyla belirlenen ilkeleri ayaklarının altına alırken Erdoğan korkusundan bir kelime edememektedir. Bir danışmanı tweet atmış, sildirdiler. Erdoğan'a bir kez daha sesleniyorum. Sen Trump'tan korkan, meşruiyeti Oval Ofis'te arayan, sıkışınca tükürdüğünü yalayan ve cesareti olmayan birisin. Dünyanın düzeni Trump'ın düzeni olamaz."
"15 Temmuz ile aynı"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise CNN Türk canlı yayınında Güngör Yavuzaslan'a yolladığı mesajda Venezuela'da yaşananlara tepki gösterdi. Bahçeli, gönderdiği mesajda konunun medyada 15 Temmuz'la birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Bahçeli “Recep Tayyip Erdoğan'ı Marmaris'te aşağılık girişimle hedef alan yöntemle Maduro'yu hedef alan yöntem aynı” dedi.
Bahçeli'nin yaptığı açıklama şöyle:
"ABD'nin Venezuela'da yapmış olduğu askeri müdahaleyle devlet başkanı Nicolas Maduro'yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma gerişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur. Bazı yayın organlarındaysa bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır. Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris'te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle bugün Maduro'yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016'da Türk milletinin iradesiyle netice alamayan Amerika, bugün Venezuela'da benzer bir girişimde bulunmuştur. Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunması daha doğru olacaktır."
Ümit Özdağ: Hükümetin yapılan eylemi kınamasını bekliyoruz
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“ABD’nin, Venezuela'nın meşru Devlet Başkanı Maduro ve eşini bir operasyonla kaçırarak ABD’ye götürmesi ve yargılayacağını açıklaması BM ilkelerinin ve uluslarası hukukun çiğnenmesidir. Böyle bir eylemin hiçbir şekilde kabul edilemesi mümkün değildir. Bir ülkeyi kimin yöneteceği o ülke halkının egemen iradesi ile belirlenir. Maduro’yu Venezuela halkı getirir veya götürür. ABD'nin bu eylemi uluslararası hukuka, BM sistemine ve uluslararası hukukun/sistemin temel taşı olan egemenlik kavramına aykırıdır. Hiçbir şekilde kabul edilemez. ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği operasyon Rusya’nın Ukrayna’da savaşı tırmandırmasını ve Pekin’in Tayvan’ı işgal etmesini kolaylaştıracaktır. Küresel jeopolitik kriz büyüyecektir. Zafer Partisi olarak bu eylemi şiddetle kınıyor ve hükümetin de 15 Temmuz FETÖ’cü darbesine ilk karşı çıkan yabancı lider olan Madura’ya yapılan eylemi kınamasını bekliyoruz.”

