Erdoğan: Sürecin yeni aşaması başlayacak
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.
Erdoğan konuşmasına, Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 savaş uçağının görev uçuşu sırasında düşmesini ele alarak başladı.
Erdoğan, düşen F-16 uçağı ile ilgili, “Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum. Şehit pilotumuzun mekanı inşallah cennet olsun. Kazanın tespitine yönelik gerekli incelemeler ve soruşturmalar başlatıldı” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında, laiklik bildirisi imzacılarını hedef alan Erdoğan, şunları söyledi:
"Yavrularımızın okul bahçelerinde ilahilere eşlik ettiğini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiğini görmek bizi memnun etti, gururlandırdı. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır, bu toprakların fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun.
“Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar”
Ramazan-Şerif'ten bir gün önce, nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'Laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar, güya Cadılar Bayramı kılıfı altında saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar, çocuklarımızı alkol, uyuşturucu, sigaraya özendiren her türlü sapkınlık şarkılarından rahatsız olmazlar.
Sosyal medya ve dijital platformalarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik, her gün bir yenisi patlak veren o rezil skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ne zaman ramazan kapsamında çocuklarımıza milli ve manevi değerler anlatılacak olsalar bundan hemen rahatsız olurlar.
Biz bunların derdinin ne olduğunu, karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına sığınarak bu millete nasıl zulmettiklerini çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyledir.
Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Ramazan süslemesi yapması, tenefüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? 28 Şubat heveslisi bu güruhu neyin rahatsız ettiğini bir hatırlayalım. Avrupa'da farklı mezhepler birbirini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdu. İnanç özgürlüğünü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara adaletli yaklaşım görmek isteyen Türkiye'den ders alsın.
İthal değer almamıza gerek yok. Bizim her inanca, mezhebe, manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz ama milli ve manevi değerleri de sonuna kadar koruruz. İthal ideolojileri ve projeleriyle kirlenmiş zihinleri, çirkef bildirileriyle kimse bize parmak salllayamaz. Kurandan, oruçtan, namazdan rahatsız olanlar vardı, Anadolu kadının başörtüsünden rahatsız olanlar vardı. Biz onlara gereken dersi verdik. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun.”
Konuşmasında, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna da değinen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tam bir demokratik olgunluk. Eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Raporun içinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların, sürecin selametine hizmet etmediği aşikârdır. Raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin terörüz Türkiye hedefini sahiplenmesidir.
Sürecin yeni aşaması
Sürecin yeni aşaması başlayacak. Meclis'imiz yeni aşamada da lokomatif rol üstlenecek. Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yürüterek önce terörsüz Türkiye, ardından da terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, her kararda, her politikada, devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Bunda kararlıyız.
Diğer partilerden de beklentimiz, komisyondaki demokratik, uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde hiçbir fesat odağı duramadı. Sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa, o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir."
Laiklik bildirisi
168 yazar, sanatçı, akademisyenin imzasıyla 17 Şubat’ta ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı bir metin yayınlandı.
O metinde Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimler de yer aldı.
İktidar çevreleri, metnin Ramazan veya toplumun inanç değerlerini hedef aldığını iddia etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, dün yaptığı Grup Toplantısı açıklamasında bildiri imzacılarını eleştirmişti.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.
Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.
Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”

